Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

2. Dünya Savaşı’ndan 75 yıl sonra, el-Alameyn’in mayınlı çölleri | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

2. Dünya Savaşı’ndan 75 yıl sonra, hala mayınlı olan El-Alameyn’deki çöl kumları, hem oradaki nüfus için bir tehdit, hem de kalkınmanın önünde bir engel teşkil ediyor.

Avrupa Birliği (AB) ve Birleşmiş Milletler (BM) delegasyonlarının ziyareti vesilesiyle, el-Alameyn çölünde dikkatle seçilmiş bir alanda, Mısırlı mayın temizleme uzmanları çalıştı.

2. El- Alameyn Muharebesi, 23 Ekim 1942’de, İngiliz General Bernard Montgomery liderliğindeki müttefikler ve Erwin Rommel liderliğindeki Alman kuvvetleri arasında yaşanmıştı. Bu savaşın sonucu, 2. Dünya Savaşı’nın önemli dönüm noktalarından biri oldu. Hitler’in müttefiki Mussolini’nin, İskenderiye ve Suveyş işgaline dair hırslarının gerçekleşmesi engellenmişti.

Mısır Ordusu Mühendisler Birliği’nden uzman bir birim, el-Alameyn’in yakınında, mayın temizliği için sağlanan uluslararası yardım ile günlük mayın temizleme operasyonlarını yürütüyor.

“2 bin 680 kilometre karelik alanda hala mayın var”

Savaşın 75. yıldönümünde bu hafta el-Alameyn’i ziyaret eden AB Delegasyonu Başkanı Ivan Sarkos, “1942’deki savaş, geride patlamayan ve hala nüfusa karşı büyük bir tehdit oluşturan büyük miktarda mayın bıraktı. Mısır’ın kuzey-batı kıyılarında yaklaşık 2 bin 680 kilometre karelik arazide hala mayın var” dedi.

2006’da Mısır Uluslararası İşbirliği Bakanlığı tarafından başlatılan program, meyve vermeye başladı. Daha önce düzinelerce mayın patlamasının meydana geldiği bölgede, 2017’de tek bir mayın patlaması yaşandı.

AB, 2014’te 7.4 milyar euro maddi destekle Mısır’ın mayın temizleme çabasına katıldı.

Bakanlığın programı, okullarda dahil, 75 bin kişiye hitap edecek farkındalık kampanyaları içeriyor. Ancak görev henüz bitmedi ve program Nisan 2018’e kadar uzatıldı.

Uluslararası İşbirliği Bakanlığı’na göre mayınlar büyük ölçüde el-Alameyn şehrinde ve güneyinde yoğunlaşmış durumda.

Mısırlı yetkililer, bölgede turizmi canlandırmayı amaçlayan yeni bir proje başlattı. Yeni kurulacak bölgede, yoğun nüfuslu bölgelerden sakinleri çekmesi ve 279 bin 375 kişiye iş sağlaması bekleniyor.

Bu projeye paralel olarak, Uluslararası İşbirliği Bakanlığı, 2016 yılında el-Alameyn’in batısında yer alan Mersa Matruh şehrinde mayın kurbanları için bir tedavi merkezi açtı. Merkez, şu ana kadar 500’den fazla insana yardımcı oldu.

Öte yandan, Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi üyeleri, geçtiğimiz mayıs ayında, Batı Sahra’ya mayın yerleştirmede sorumlu olan ülkelere yönelik baskı yapılması ve bu mayınlardan kaynaklanan trajedi sonucu, insani ve maddi kayıpları gösteren bir belgesel filmin hazırlanması yönünde uluslararası kuruluşlarla işbirliği yapmayı teklif ettiler.

Dışişleri Bakanlığı’nın Silahsızlanma İşleri Daire Başkanlığı Yetkilisi Sameh El-Haşin, “Devlet, 1980’lerin başından beri, bu mayınlara neden olan yabancı ülkelerle temas halinde. Özellikle Almanya ve müttefik ülke İngiltere ile. Fakat bu mayınların yerleştirilmesiyle ilgili sorumluluklarını kabul etmeyi reddettiler” ifadelerini kullandı.

Bazı vekiller, Mısır hükümetini, Batı Sahra’daki zenginliğinden faydalanmaktan mahrum eden bu soruna karşı çıkmada başarısız olmakla suçluyor.

Özgür Mısırlılar Partisi İnsan Hakları Komisyonu Başkanı İman İmbabi, yaptığı basın açıklamasında, 2. Dünya Savaşı’ndan bu yana unutulmuş mayınlar sebebiyle, her gün dünyada, özellikle de Ortadoğu’da yeni kurbanlar verildiğini söyledi.

İmbabi, “2. Dünya Savaşı’nın savaş ortamı olan bu toprakları temizlemek için 70 yılı aşkın süredir gerçekleştirilen çabalar meyve vermedi” dedi.

Devlet Bilgilendirme Servisi, Mısır’daki mayın temizleme sorunları ve engelleri üzerine şu bilgileri verdi, “2. Dünya Savaşı sırasında Mısır Çölü’ne Müttefikler ve karşıdaki kuvvetler tarafından ekilen farklı türdeki mayınlar, yarım yüzyıldaki iklim değişikliği yüzünden kum tepelerinde yerlerinden oynaması, en ciddi sorunlardan biridir. Mayınların eskimesi veya hava koşullarından dolayı ani patlama riskine karşı, kullanılacak modern bir teknoloji yok. Üstelik, temizlenmeleri çok yüksek bir maliyet gerektiriyor.”