Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Ahvaz… İran’ın işgal ettiği Arap devleti - ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

Tahran rejiminin ihtiyarlamasından ve yönetim koltuğunun çürümesinden kaynaklanan İran merkezli krizlerin nedeni, iç bunalımların yanlış bir şekilde çözülmesi ve bu bunalımların dışarıya ihraç edilmesidir. Belki de Ahvaz’da Devrim Muhafızları’na yönelik yapılan silahlı saldırı, İran’ın 90 yıldır yok etmeye çalıştığı Arap halkının krizini, trajedisini ve sıkıntısını gün yüzüne çıkartan bir olaydır.

İran, Arap devleti Ahvaz’ı işgal ederek bu devletin Arap kimliğini yok etmek için Farsça ismi “Arabistan” iken buraya “Huzistan” ismini verdi. Sonra buranın Arap izlerini silme kapsamında Arap dilindeki kalın “ha” harfini ince “he” harfiyle değiştirip Ahvaz (أحواز) ismini Ehvaz’a (أهواز) dönüştürdü. Ardından Arapça, yasaklandı ve giysilerine kadar Ahvaz halkına baskı yapıldı.

Ahvaz, kaynakları bol olup özellikle petrol açısından zengin bir bölge. Zira İran’ın sattığı petrolün yüzde 85’i, Ahvaz bölgesinden çıkartılmaktadır. Bu da eski İran Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi’nin “İran, Huzistan’la yaşıyor” sözünü açıklamaktadır. Belki bu, İran’ın Ahvaz’ı işgal etme emellerinin devam ettiğini de göstermektedir ki bu bölgede Fars işgalinin altında en yoksul Arap halkı yaşamaktadır.

İngiltere, Ka’biye kabile devletinin (1724-1925) gücünden endişelenip Arabistan emirini uzaklaştırmak ve petrol zengini bölgeyi İran’a katmak için Tahran’la anlaştı. Bunun üzerine İran; Ahvaz, Arabistan ya da Muşa’şaa Arap devletini 1925 yılında kendi topraklarına kattı. Ahvaz bölgesi, tarih ve coğrafya olarak Babil devletinin sınırları içerisinde yer alıyordu. Ahvaz bölgesindeki Arapların varlığı M.Ö 311 yılına kadar dayanmaktadır. Ahvaz, İslam hilafeti yönetiminde Muşa’şaa Arap devleti ortaya çıkana kadar Basra vilayetine bağlıydı. Safevi devleti ve Osmanlı hilafeti, Ka’biye devleti (1724-1925) kurulana kadar Muşa’şaa Arap devletini bağımsız bir devlet olarak tanıdı. Ka’biye devleti, Şah Pehlevi tarafından yıkılana kadar bağımsızlığını sürdürdü. Maalesef bu, herkesin görmezden geldiği bir gerçektir. Bazıları ikiyüzlülükten ve bazıları da problemlerden kaçınmak için bu gerçeği göz ardı ediyor. Aslında Ahvaz, unutulan bir Arap bölgesidir. Eski Arap şairler, Ahvaz’ı şiirlerinde zikrettiler. O şairlerden biri olan Cüreyr ise Ahvaz’ı şöyle mısralarında geçirir:

Yürüyün amca çocukları!
Ahvaz ve Tira nehri sizin evinizdir
Araplar sizi tanımadı

İran rejiminin, yüksek fiyat, enflasyon, başarısız ekonomik politikalar ve kötü yaşam koşullarının yanı sıra komşu ülkelerin güvenliğini sarsmak için askeri silahlanmaya ve kıtalararası füze geliştirmeye yönelik harcamaları halkı öfkelendirdi. Tüm bunların yanı sıra komşusu Suudi Arabistan’ı vurmak üzere Husileri desteklediği gibi milisleri bu silahlarla desteklemesinden dolayı Ahvaz bölgesinden Tahran’a kadar yerel halkın öfke ve galeyanıyla karşı karşıya kalıyor.

Yıllar boyunca İranlı yetkililer, işgal edilen Ahvaz bölgesindeki krizi emniyet ve güvenlik yoluyla çözerek günlük idamlar yaptılar ve Ahvazlıları darağacında sallandırdılar. Aynı şekilde yetkililer, hiçbir adil yargılama olmaksızın korku ve baskıyı artırmak için vinçleri kullandılar. Besic Direniş Gücü, şiddet ve öldürmeyi haklı göstermek için casusluk ve hainlik suçlamasını kullandı. Tüm bunlar, Arap ve Sünni Müslüman olmalarının dışında hiçbir suçu bulunmayan işgal altındaki halkı kurtarmaya yönelik gerçek bir tepki vermeyen uluslararası toplumun sessiz kaldığı bir ortamda gerçekleşti.

Arapların Arap Birliği aracılığıyla en azından Ahvaz halkına haklarının verilmesi ve İran’ın Zagros dağlarındaki doğal sınırlarına geri dönmesi için toplu bir şekilde hareket etmesi gerekiyor. Ahvaz devletinin yeniden kurulması için Fars kibrinin yok etmeye çalıştığı şeyler arasında halk, toprak, kültür ve tarih gibi unsur ve öğeler bulunuyor.

İran, izlerini ne kadar değiştirmeye çalışırsa çalışsın Ahvaz, Arap toprağı olarak kalacaktır. Ahvaz’ın kaderi, Arap bölgesine geri dönmektir. Çünkü işgal, yüzlerce yıl devam etse de kimlik değişmez.

Cibril Ubeydi

Cibril Ubeydi

Libyalı araştırmacı yazar

More Posts