Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

ABD ile İran arasında gerilim artıyor | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

ABD Başkanı Donald Trump’ın seçilmesinden bu yana, ABD ve İran arasındaki ilişkiler kötüleşti ve karşılıklı tehditler görülmemiş seviyelere ulaştı. ABD yönetimi, nükleer program ve balistik füze testlerine devam eden Tahran’a uyarılarını arttırdı.

Trump, “Tahran ile başa çıkmak için tüm seçenekler masada” derken, Beyaz Saray Sözcüsü de, İran’ın düşmanca eylemleri ile ilgili, “Karşılığını almadan geçip gidemeyecek” dedi.

ABD’nin Birleşmiş Milletler (BM) Büyükelçisi Nikki Haley, BM’nin İran’ın füze denemeleri, terörizme desteği, insan haklarını göz ardı etmesi ve BM Güvenlik Konseyi kararlarını ihlal etmesi konusunda sorumluluk almasının gerektiğini söyledi.

Haley, İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin salı günü dile getirdiği, “Eğer ABD yeni bir yaptırım kararı dayatırsa, ülkemiz büyük güçler ile imzaladığı nükleer anlaşmadan saatler içinde çekilir” tehditlerine de tepki gösterdi.

Nikki Haley, “İran’ın, dünyayı rehin halde tutmak için nükleer anlaşmayı kullanmasına izin verilemez.Nükleer anlaşmanın başarısız olmuş en büyük anlaşma haline gelmemesi gerekir” dedi. ABD’nin İran’a yeni yaptırımlarının, nükleer anlaşma ile ilgilisi olmadığını sözlerine ekledi.

Haley, Tahran’ın 2015 yılında imzalanan nükleer anlaşmanın ilkelerine bağlı olup olmadığını inceleme amacıyla, Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu yetkilileri ile İran’ın nükleer faaliyetleri konusunda görüşmeler yapmak üzere gelecek hafta Viyana’ya gidecek.

Ruhani ise açıklamasında, “Eğer onlar bu deneyime dönmek isterlerse, biz de kesinlikle döneceğiz. Artık haftalar ve aylar içinde değil, daha kısa bir sürede. Saatler ve günler içinde eski halimize döneceğiz, ama çok daha güçlü bir şekilde…” dedi.

Tahran, ABD’nin eylemlerinin 2015 yılında altı büyük ülke ile birlikte imzaladığı nükleer programı kısıtlama karşılığında yaptırımların hafifletildiği anlaşmaya aykırı olduğunu söylüyor.

Trump, birkaç kez “Kesinlikle en kötü anlaşma” olarak tanımladığı anlaşmayı iptal etmekle tehdit etmiş ama, en önemli seçim vaatlerinden olan nükleer anlaşmadan geri çekilme vaadinden geçen ay vaz geçmişti.