Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

ABD’li kadın hakim ‘çifte vatandaşlığa sahip DEAŞ üyesinin’ iadesine karşı çıktı | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

Washington: Muhammed Ali Salih

Gözlemciler, davanın Yüksek Mahkeme’ye sevk edilebileceğini düşünürken, ‘ Çifte vatandaşlığı bulunan DEAŞ üyesi’ davası, Adalet Bakanlığı’ndaki Başsavcı ile sanığın savunan insan hakları örgütleri arasında gerginliğe yol açtı.

Geçtiğimiz Cuma günü Washington yönetimi, DEAŞ saflarında savaşırken yakalanıp Irak’taki ABD askeri üssünde sekiz aydan fazla bir süredir gözaltında tutulan çifte vatandaşlığa sahip ABD doğumlu militanın serbest bırakılmasına karar verdi.

Ancak Washington’daki Federal Bölge Mahkemesi Hakimi Tanya S. Chutkan, sanığın avukatının tutuklunun serbest bırakılmaması yönündeki talebini kabul etti.

Nihai karar 2 hafta sonra

Avukat, sanığın tutuklu kalma talebine, Suriye ve Irak’ta DEAŞ’a karşı devam eden savaşın ortasında tutuklunun serbest bırakılmasının ‘ölüm cezası’ anlamına geleceğini gerekçe gösterdi.

Fransız Haber Ajansı’nın (AFP) haberine göre Hakim Chutkan, iki hafta sonra nihai kararı vereceğini duyurdu.

Öte yandan Adalet Bakanlığı’nın karmaşanın hakim olduğu bir ülkede tutuklu bulunan kişinin serbest bırakılmasına rıza göstermesi, yeni bir tartışma konusu yarattı.

Çifte vatandaşlığa sahip olan tutuklu, Suriye’de DAEŞ saflarında savaşırken Suriye Demokratik Güçleri (SDG) tarafından tutuklanarak ABD güçlerine teslim edilmişti. Ancak daha sonra ABD hükümetinin DEAŞ üyesi ABD vatandaşını Suriye’de serbest bırakma kararı insan hakları kuruluşları tarafından eleştirildi. Bu kuruluşlar, DEAŞ üyesinin Suriye’de serbest bırakılmasının ‘ölüme mahkum edilmesi’ anlamına geldiğini belirterek vatandaşı olduğu ABD’ye iadesini talep ettiler.

Dava bazı soruları tekrar gündeme getirdi

AFP haberinde, geçtiğimiz yıl yakalanan militanın, DEAŞ saflarında savaşan ‘düşman bir savaşçı’ olması nedeniyle süresiz olarak gözaltında tutulmasını savunan Washington tarafından serbest bırakılmasını ‘sürpriz bir değişim’ olarak değerlendirdi.

AFP bu konunun, Trump yönetimi tarafından davanın ABD yargısına yönlendirilmesi, gözaltındaki militanın ülkesine iade edilmesi veya Küba’daki Guantanamo askeri hapishanesine gönderilmesi gibi bazı soruları gündeme getirdiğine de dikkat çekti.

Adalet Bakanlığı ve Pentagon tarafından yayınlanan ortak bildiride, çifte vatandaşlığa sahip DEAŞ militanının ya Suriye’de ya da Lübnan gibi üçüncü bir ülkede bulunan bir mülteci kampı dışında serbest bırakılmasının teklif edildiği belirtildi.

Ancak çifte vatandaşların yasal haklarını savunan ACLU avukatı Jonathan Hafetz söz konusu teklifi kınayarak, bir ABD vatandaşına bu muamelede bulunulmasının utanç verici olduğunu söyledi.

Ülkede tartışmaya neden oldu

Hafetz, “ABD hükümeti, aslında müvekkilimizi gözaltında tutmaya devam etmesi için bir sebep olmadığını ve kendisinin bir tehdit oluşturmadığını kabul etti. Ancak, vatandaşını güvenli bir şekilde serbest bırakmak yerine, halen savaşın devam ettiği bir ülkede herhangi bir koruma garantisi olmadan ortada bırakmak istiyor” diyerek alınan kararı eleştirdi.

The Washington Post’ta yer alan başka bir haberde, davanın Federal Temyiz Mahkemesi’ne ulaşan nadir davalardan biri olduğu vurgulanırken, bir ABD vatandaşının, anayasal özgürlüğü ile ülkenin ulusal güvenliği arasındaki hassas dengeyi gündeme getirdiği kaydedildi.

Temyiz davasına bakan Hakim Sri Srinivasan, konu hakkında yaptığı açıklamada başka bir ülkede gözaltına alınan ve zorla tutulan bir ABD vatandaşını yine başka bir ülkeye nakletmek istenmesiyle ilgili bir örnek dava olup olmadığını merak ettiğini söyledi.

“İade yasalara dayalı yapılmalı”

Öte yandan ACLU avukatı Jonathan Hafetz, “Bu konuda özel bir hükümet anlaşması gibi durum söz konusu olmamalı. Bu iade, anlaşma ya da yasalara dayalı yapılmalı. Hükümet bir Amerikan vatandaşını tutuklayıp, onu başka bir ülkeye teslim edememeli” dedi.