Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Amr Musa: ‘Gelin, kitabımı okuyun’ | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

Tecrübeli Mısırlı diplomat Amr Musa ilk hatıratını kaleme aldı. Dolayısıyla yazdığı hatıralar, medya ve politika alanında tartışmaları beraberinde getirdi.

Amr Musa büyükelçi, bakan ve Arap Birliği’nin eski genel sekreteri olması hasebiyle, bölgenin pek çok sırlarına vakıf bir şahsiyettir. Kendisi, söz konusu sırlar ve hadiseler bütününün bir parçasını teşkil ediyor.

Amr Musa, bu hatıraları emekli olduktan yıllar sonra yazıya geçirdi. Musa, son yıllarda meydana gelen büyük Mısır olaylarında bile aktif bir rol oynamaya devam etti. Mübarek ve İhvan yönetimleri yıkıldıktan sonra Anayasa Komisyonu’na başkanlık yaptı.

Hatıratında kaleme aldığı yazılar, özellikle Nasırcılar ve Sedatçıların öfkelenmesine sebebiyet verdi. Nasırcıların öfkesi, Sedatçıların öfkesine göre daha fazla yankılanmıştı.

Nasırcılar, Amr Musa’nın, Mısır tarihinde en büyük siyasi felakete -1967 hezimeti- neden olan ve bunun yenilgi olarak nitelendirilmesine şiddetle karşı çıkan Cumhurbaşkanı Cemal Abdülnasır’ı bir diktatör olarak vasıflandırmasından dolayı öfkelendi.

Amr Musa, o zamanlar Bern’de Mısır Büyükelçiliği’nde bulunması sebebiyle yarayı daha fazla deşerek Abdülnasır’a İsviçre’den rejimle ilgili yemekler getirildiğinden bahsetti.

Amr Musa, veda konuşmasından sonra Abdülnasır lehine yapılan halk gösterilerini tiyatro olarak nitelendirdi. İşte burada şiddetli bir Nasır öfkesinin çıkmasına neden oldu. Abdülnasır’ın sekreteri Sami Şeref, milletvekili Mustafa Bekri aracılığıyla Amr Musa’ya meydan okudu.

Al Massry Al Youm gazetesinde görevli Mısırlı yazar Ala Abdulhafız’ın gözlemlerine göre, aşağıdakileri Ahmed Ebu el Gayd ve Mustafa el Faki gibi birtakım Mısırlı diplomatların kutladığı Amr Musa’nın son hatıratından aktarıyoruz:

Sedat, kendisini Mısırlı diplomatların en büyüğü olarak görüyordu.

Mısırlı yetkililerden birisinin ifade ettiği bilgilere göre, Suriyelilerle İsrailliler arasında İsviçre’nin başkenti Bern’de gizli görüşmeler cereyan ediyordu.

Cumhurbaşkanı Mübarek, yaygın kargaşa ortamında Ağustos 1990’da olağanüstü Arap zirvesinde Irak’ın Kuveyt’i işgalini kınamak için oylama yapılması fikrini sürpriz bir şekilde ortaya atıp ret-kabul oylarını kendisi saymaya kalkmasaydı ve sonucu ilan edip oturumu sonlandırmasaydı karar yayınlanmayacaktı.

Amr Musa, Şeyh Zayid al Nahyan’ın Amerika’nın 2003 Irak işgaliyle beraber Saddam Hüseyin’i Irak’tan çıkarma girişiminden sonra Arap Birliği’ndeki yeni rolünden bahsedip bahsetmediğini bilmiyoruz.

Herhangi aktif bir politikacının zan ve varsayımların egemen olduğu bir ortamda hatıralarını açık açık kaleme alması takdire şayan bir davranıştır.

Keşke bu güzel gelenek, Körfez kültüründe daha fazla yayılsa!.. Amr Musa’nın ‘Gelin, kitabımı okuyun’ adlı eserini dört gözle okumayı bekliyoruz.