Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Arap ve Müslümanların sorunları ve Gandi | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

Büyük Hint lider Mahatma Gandi, çağdaş tarihte en etkili kişilerden birisi sayılmaktadır. Nobel Barış Ödülü’nü kazanamamasına rağmen -ki 4 kez Nobel barış ödülüne aday gösterilmiştir- Gandi, barışın sembolü haline gelmiştir.

Sonra ölümcül siyasi ve toplumsal fırtınaların koptuğu bir ortamda ülkelerine güven ve huzur getiren büyük liderler Gandi’den etkilendi. Çünkü bu liderler de onun inandığı şeye inanmışlardı: Pasif direniş.

Ne yazık ki Gandi, Arap ve İslam dünyasında layık olduğu saygıyı görmedi. Zira yandaş yazarlar, kendisini Arap ve İslam karşıtı olarak gösterdi. Fakat son zamanlarda incelediğim önemli ve dikkat çekici bir kitap, bu yanlış ve çarpık izlenimi değiştirmeye katkı sağlayabilir.

Bahreynli eski bakan, aydın ve iş insanı Abdulnebi el-Şule’nin kaleme aldığı bu kitap, &Arap ve Müslümanların Sorunları ve Gandi’ başlığını taşımaktadır. Kitap, İslam’ın değerleri ve Müslümanların politikalarıyla birlikte önemli tutum ve tavırları açıklıyor. Bunun yanı sıra dikkat çekici delil ve kanıtlardan örnekler sunuyor.

Gandi’nin benimsediği pasif direniş politikası, ABD’li papaz ve yurttaş hakları hareketinin önderi Martin Luther King’e ilham kaynağı oldu. Ayrıca pasif direniş, Afrikalı lider Nelson Mandela’ya da ilham vererek ülkesine iç barışı ve toplumsal eşitliği yeniden getirdi. Yine pasif direniş yöntemi, kansız ve olaysız kadife devrimin lideri Çek kahraman Vaclav Havel’e de ilham kaynağı olmuştur.

Aynı şekilde kitap, Mahatma Gandi’nin Hindistan ve Arap ülkeleri arasında ilişkilerin gelişmesi ve pekişmesindeki kişisel rolünden bahsediyor. Kitap, Gandi’nin İslam hakkındaki şu meşhur sözünü aktarıyor, “Ben şu kanaate vardım ki İslamiyet’in süratle yayılması kılıç sebebiyle olmamıştır. Aksine her şeyden önce sadeliği, mantıklı olması ve Peygamberinin büyük alçak gönüllülüğü, sözünü daima tutması, yakınlarına ve Müslüman olan herkese karşı sonsuz sadakati sebebiyle İslam dini birçok insan tarafından seve seve kabul edilmiştir.”

Abdulnebi el-Şule’yi 1980’lerden beri tanıyorum. Şirketlerinden birisinde bir kursa katıldığım sırada kendisiyle tanıştım. Özel konferanslarda konuşmacı olarak kendisine eşlik ettim. Bakanken kendisiyle buluştum. Soylu bir binici, asil bir vatansever ve zarif bir aydındı. Görüşen herkes kendisine saygı gösterirdi. Bunun için ‘Ebu Mişel’, Gandi gibi dünyaca tanınmış birisi hakkında değerli bir kitap yazıp Gandi’nin Arap ve Müslümanlarla ilişkisine yoğunlaştığı zaman kitap, kendisine bir ağırlık ve şeref veriyor.

Gandi, büyük bir şahsiyet olup bende de büyük bir etki bırakmıştır. ABD’de okuduğum dönemde Gandi hakkında üç ciddi araştırma kaleme aldım. Biyografisini, Hint politikasında ve dünyadaki etkisini anlatan pek çok kitap okudum. Arap kütüphanelerinde Gandi’yle ilgili yayınların olmamasına daima şaşırmışımdır. Gandi’nin değerleri ve büyük pozitif etkisine yönelik yalan ve şüpheli kampanyayı daima tuhaf bulmuşumdur. Bunun için böyle değerli bir kitabın yayınlanması karşısında sadece mutlu olduğumu ifade edebilirim. Bu, eksik Arap kütüphanesi ve her yerde bilgiyi arayanlar için önemli bir katkı olacak. Bu çalışma, gerçek ve güzel bir izlenim bırakacak.

Gandi’ye ait sözlerden birisi de şudur:

“Dünyada görmek istediğin değişimin kendisi ol.”