Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Araştırma merkezleri ve İran terörizmi | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

İran’dan Lübnan, Irak, Suriye, Yemen, Kuveyt, Bahreyn ve Suudi Arabistan’a kadar uzanan ve İran tarafından finanse edilen silahlı milislerin sayısı ne kadar?

Bu milisler, ne tür silah kullanıyorlar? Silahlarını hangi hedeflere doğrultuyorlar? Savaştıkları devletlerdeki sivil ve güvenlik güçlerinden hayatını kaybedenlerin sayısı kaça ulaştı? O milislerden kaçı, ABD’nin terör listesinde yer alıyor? Söz konusu milislerden kaçı dörtlü koalisyonun terör listesinde bulunuyor?

Sizden biriniz terör ya da terör örgütleri maddesi altında İngilizce, Fransızca ya da Almanca yazılmış ve İran tarafından finanse edilen silahlı milislerle ilgili araştırmaları incelemeyi denesin. Araştırma konusuna sahip o örgütlerden sadece Hizbullah var. Bunun sebebi, 1980’lerde Beyrut’ta ve 1990’larda el-Huber şehrinde bulunan Amerika Deniz Piyadeleri’ne (Marines) yönelik saldırıya karışmasından kaynaklanıyor. Araştırma merkezlerinde İran’ın finanse ettiği diğer milislerin özellikle de Irak ve Körfez ülkelerinde faaliyet gösteren milislerin terörle bağlantılarını bulmak zor olacaktır.

Terörü, Sünni karaktere sahip terör şeklinde sınıflandıran yabancı araştırma merkezleri var. El Kaide ve El Kaide’nin örtüsü altından ortaya çıkan örgütlerle ilgili İngilizce yazılmış binlerce araştırma ve inceleme bulunuyor. 11 Eylül 2001 yılından bu yana bu tür örgütleri araştırmaya ve kurucularının akidesini incelemeye önem veren araştırmacıların çok sayıda detaylı bilgilerini göreceğiz. Fakat diğer yandan terör maddesi altında yer alan Şii karaktere sahip silahlı milisleri ele alan araştırma, inceleme ve hatta makaleleri bulmakta zorlanacağız.

Amerikan Taft Üniversitesi’nde doktoraya hazırlanan ve tez konusu Ortadoğu’daki Şii karaktere sahip terör örgütleri hakkında olan İsviçreli bir bayan öğrenci, bana söz konusu örgütlerin karakterini anlamaya yardım edecek Arapça yazılmış kaynaklar bulabilmek ümidiyle Arapça öğrenmek için tezine ara vermek zorunda kaldığını söyledi. O bayan öğrencinin de aynı zorlukla karşılaşacağını zannediyorum.

Bunun için araştırmacı Michael Night ve Matthew Levitt’in birkaç gün önce yayınlanan Bahreyn’de Şii ayaklanmasının gelişimiyle ilgili ABD’de West Point’te bulunan Terörle Mücadele Merkezi’nin araştırmasını gördüğümde şaşırdım. Bu araştırma, 1981’den 2017 yılına kadar söz konusu ayaklanmada meydana gelen değişiklikleri değerlendiriyor. İran Devrim Muhafızları sancağı altında kurulan ve hedeflerinin doğası, silahlanma türü, kurban sayısı, silah depolama ve kaçırma gibi çalışma yöntemleri ve askeri taktikleri bakımından El Eşter ve El Muhtar Tugayları gibi örgütler ABD’nin terör listesine alındı. Söz konusu araştırma, kaçırılan silahların türünden dolayı ayaklanmanın operasyon sahasının güvenlik organlarını hedef almaktan askeri organları hedef almaya dönüştüğü sonucuna vardı. Aynı araştırma, diğer Körfez ülkelerine nakledilmesine hazırlık olması için gelecekte Arabistan’ın doğusunda bulunan örgütler arasında daha fazla işbirliği ve koordinasyon olacağını öngörüyor.

Merkez, 2003 yılında kurulduğundan bu yana El Kaide ve benzerleri gibi terör örgütlerini araştırma konusunda uzmanlaştığından dolayı şaşırdım. Biz, Bahreyn’de yaklaşık 40 yıldır yani İran devriminden bu yana bazı örgütlerin teröründen sıkıntı çekiyoruz. O merkezlerden hiç birisi, bu örgütleri araştırmaya yeltenmedi. İşte bugün o merkezlerden birisi, yıllardır göz ardı ettiği konuya eğiliyor. Özellikle de İran tarafından finanse edilen ve Şii inançlarından hareket eden milislerin terör faaliyetinde artış meydana geldi. Zira önceki ABD yönetimi, İran ile nükleer anlaşma uğruna birçok araştırma ve incelemeye müdahalede bulundu.

Nitekim İngiliz Times gazetesi, Washington’dan Pour Dang’ın bir raporda önceki ABD Başkanı Barack Obama yönetiminin Hizbullah’ın uyuşturucu ve silah kaçakçılığına karıştığı iddiaları konusunda yürütülen soruşturmayı engellediğini ve nükleer proje konusunda İran ile anlaşmaya varmak için şüphelilerin tutuklanma fırsatını kaçırdığını söylediğini ifade etti.

Söz konusu rapora göre Obama yönetiminin getirdiği engellerden dolayı ajanstaki yetkililer, soruşturmadaki en önemli aranan unsurlardan birisi olan, Beyrut’ta olduğu düşünülen, Suriye’de Beşşar Esed’e kimyasal silah tedarik etmek, uyuşturucu ve silah kaçakçılığı yapmakla suçlanan ‘hayalet’i yakalama fırsatını kaçırdılar. (BBC)

Bugün Amerikan sahasında terör meselesi siyasi olarak yeniden gözden geçirildiği gibi yıllardır göz ardı edilen konulara eğilmeye ve İran’ın himaye ettiği terörü yeniden akademik olarak incelemeye yardım edecek büyük değişimler meydana geldi. Söz konusu bu araştırma, daha fazla ilgiliye ve merkezlerin bilgiyle desteklemesine gereksinim duyan bir girişim olabilir. Nitekim bu durum, Arapça olsa bile bu milislerle ilgili sağlam bilimsel bir dile sahip akademik kaynakların bulunmasını gerekli kılıyor. Aynı zamanda bu durum, diğer insanların örgütlerin karakterini ve doğasını anlamalarına yardım edecek tercüme hareketini zorunlu hale getiriyor.

Maalesef bölgemizde profesyonel güvenlik araştırma merkezleri sınırlı sayıda bulunuyor. Bölgemizde İran’la ilgili araştırma yapan tek uzman merkez, Körfez İran Araştırmaları Merkezi’dir.