Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Ateşkes bölgelerinde çatışmalar azaldı, insani durumda ilerleme yok | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

Ateşkes bölgeleri olarak ilan edilen Suriye’nin güney bölgeleri, Şam’ın doğu kırsalı ve Humus’un kuzey kırsalında çatışmaların azalması, Esed rejiminin geçiş bölgelerinde işlediği ihlalleri durduramadı.

Söz konusu bölgelerde sivillerin yaşadığı zor şartlarda bir düzelme görülmezken; bu bölgeler halen, Esed rejimi ve müttefikleri tarafından kuşatma altında tutuluyor. Muhalif kaynaklara göre, söz konusu bölgelere henüz insani yardım ulaştırılamadı.

İhlallere ve rejim güçlerinin muhalif grupların kontrolündeki bölgelere yönelik bombardımanına rağmen, güneyde ilan edilen ateşkes, daha sağlam görülüyor. Güney cephesindeki önemli gruplardan biri olan Özgür Suriye Ordusu’na (ÖSO) bağlı Ceyş’ul Suvvar grubu saha komutanı Albay Halit el-Nablusi’nin raporuna göre, Ateşkes sonrası bölgenin durumu binlerce sivilin hayatına mal olan çatışma günlerinden nispeten daha iyi durumda.

El-Nablusi, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, şunları söyledi;

“Esed rejimi, ateşkese tamamen uymamaya devam ediyor. Yine de bölgedeki şiddet gözle görülür bir şekilde azaldı. Sivillere büyük acılar yaşatan varil bombaları azalmış gözüküyor. Bu siviller açısından bir noktaya kadar olumlu bir durum arz ediyor.”

Açıklamasında, bölgedeki insani durumda değişiklik olmadığını dile getiren el-Nablusi, “Esed rejimi tarafından bombalanan hastane ve sağlık merkezleri halen yıkık olduğu için bölgedeki insani durumda bir gelişme yok. Uluslararası kurumlar tarafından gönderilen insani yardımlar da henüz bölgeye ulaşmadı” ifadelerini kullandı.

Muhalif gruplar, ilan edilen ateşkesin bir tarafı olmamaya devam etmekle birlikte durumun seyrine de herhangi bir etkide bulunamıyor. Albay el-Nablusi, ateşkesin etkisini hafifleten sebepleri ifade ederken, “Sivillerin mağduriyetlerini azalttığı müddetçe bu ateşkese karşı çıkamayacağız” diyerek, şöyle devam etti;

“Muhalif gruplar, ateşkese uluslararası toplumla bir bağlantı kurma fırsatı olarak yaklaşıyor. Ateşkesin Suriye’ye ne kadar barış getireceğini gözlemliyor. Muhalif gruplar, ateşkesin Esed rejiminin yeniden ayağa kaldırılması ya da Suriye halkının reddettiği mutabakatlara dönüş için kullanılmasını kesinlikle kabul etmiyor.”

ABD, Ürdün ve Rusya’nın garantörlüğünde, 9 Temmuz günü yürürlüğe giren ateşkesi muhalif gruplar da bazı çekincelerle desteklemişti. Muhalif grupların, ateşkesi bazı esas şartlar koyarak kabul ettiğine işaret Albay el-Nablusi, bu şartların en önemlisi olarak, ateşkesin Tam Yetkili Geçici Yönetim Kurulu kontrolünde ve Beşşar Esed olmaksızın uygulanacak bir Siyasi Geçiş Süreci için Cenevre’de yapılan müzakerelerin önünü açması olduğunu vurguladı.

Öte yandan, Esed rejimine bağlı güçler, Şam’ın Doğu Guta bölgesindeki sivil yerleşim alanlarını tahrip gücü yüksek füzeler ve topçu ateşiyle hedef almaya devam ediyor. Fakat ateşkesin olumlu yönü yürülüğe girmesinden 5 gün sonra iki taraf arasındaki çatışmaların sınırlandırması oldu. Bölgedeki etkin muhalif gruplardan Feylak el-Rahman Tugayı Resmi Sözcüsü Vail Ulvan, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Esed rejiminin ateşkese uymadığını belirterek, “Çatışmaların büyük oranda azaldığı doğru. Bazı noktalarda çatışmalar tamamen durdu. Fakat bombardımanlar devam ediyor ve bombardımanlar yüzünden insanlar ölüyor” şeklinde konuştu.

Ulvan, Şark’ul Awsat’a yaptığı açıklamada, Doğu Guta’daki kuşatmaların hala devam ettiğini, insani yardımların Feylak el-Rahman kontrolündeki bölgelere ulaşamadığını ve ateşkesin uygulanması kapsamında insani koridorların hala açılmadığını dile getirerek, şöyle devam etti;

“Biz ateşkese, Birleşmiş Milletler (BM) tarafından alınan 2254 sayılı uluslararası karar çerçevesinde yürütülecek Siyasi Geçiş Süreci’ne götüren siyasi çözüm çalışmaları kapsamında atılması gereken adımlardan biri olarak yaklaşıyoruz. Ateşkesin hedefi, Suriye halkının mağduriyetlerine son vermek ve özgür demokratik bir Suriye’ye ulaşmak olmalıdır.”

Doğu Guta’da ilan edilen ateşkes kararı, geçtiğimiz Cuma günü, İsviçre’nin Cenevre kentinde bir araya gelen Feylak el-Rahman Tugayı Temsilcileri ile Rusya tarafından alınmış ve Cumartesi günü yürürlüğe konmuştu. Ulvan, alınan ateşkes kararına işaret ettiği açıklamasında, Suriye’de istenen değişimin sağlanması yönünde olumlu işaretler varken ateşkesin Siyasi Çözüm Süreci’ne alternatif bir süreç olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti. “Ateşkesin uluslararası ve bölgesel yönü engelleniyor olsa da devrimci ve sivil faaliyet varlığını sürdürüyor. Ateşkes, devrimcilere silahlarını ve kontrolü altındaki bölgeleri koruma fırsatı veriyor. Devrimin başladığı gibi devam etmesi için sivil devrimci faaliyetlerin korunması da oldukça önemli” ifadelerini kullandı.

Humus’un kuzey kırsalındaki bölgeler ise ateşkes kapsamında değilmiş gibi gözüküyor. Rejim güçlerinin bölgeye yönelik bombardımanları henüz durmuş değil. Ateşkes öncesi durumda herhangi bir değişiklik gözlemlenmiyor. Gazeteci Ebu’l Bera, Şark’ul Awsat’a yaptığı açıklamada, Humus’un kuzeyindeki güvenlik durumunun oldukça kötü olduğunu ifade ederek, “Ganto, Telbise, Hula, Gırnata ve Rasten bölgeleri, son saatlerde yoğun bir bombardımana hedef oldu. Bombardımanlarda bazı siviller hayatını kaybetti” bilgilerini verdi.