Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Avrupa enerji piyasasını kızıştıran ABD-Rus çekişmesi | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

Son zamanlarda Avrupa enerji pazarındaki ABD-Rusya mücadelesi, enerji piyasasında kıran kırana oluşan mücadele sebebiyle hızlıca artıyor. Bu çekişme, özellikle Rus tarafıyla ilişkileri düzelmeyi vaat eden ABD Başkanı Donald Trump’ın başkanlık döneminin başında isteklerin azalmasıyla birlikte oldu. Ancak bu arzular, ABD kongresinin baskılarına bir karşılık olarak ve geçen aylarda iki ülke arasında karşılıklı diplomatların sınır dışı edilmesinden sonra Trump’ın Moskova’ya yaptırımlar getirme noktasındaki ısrarıyla birlikte azaldı.

Ve Amerikan The Wall Street Journal (WSJ) gazetesi dün hazırladığı bir raporda şu ifadeleri kullandı; “Birleşik Devletlerin Avrupa’daki enerji pazarına doğal gaz ihracatı için çalışmaları, bölgede hakim oyuncu olarak Rus tarafından güçlü bir dirençle karşılaşıyor.” Kesindir ki Amerikan sıvılaştırılmış doğal gazından ilk partiyi taşıyan sevkiyat önümüzdeki hafta Litvanya’ya (eski Sovyet Cumhuriyeti) ulaşacak ve bunu daha birçok parti izleyecek. Ve bu, geniş tahminlerin ortasında Amerikan ihracatının yükselerek Avrupa enerji piyasasındaki Rus hakimiyetini kırma anlamına geliyor.

Rapor şöyle devam ediyor; “Ancak Rusya, yeni rekabeti en büyük enerji pazarına dahil etmek için hızlıca harekete geçti. Bu sebeple devletin idaresinde bulunan şirketleri fiyatları düşürmeye, satış yöntemlerini değiştirmeye ve sıvılaştırılmış doğal gaz tesislerini geliştirmeye sevk etti. Hatta Moskova bir adım daha atarak boru hattı montaj projesine başladı. Öyle ki Washington ve Brüksel bu projeye karşı çıkmakta.

WSJ şunları ekledi; “Bununla birlikte Avrupa hükümetleri Rusya’nın boğucu kuşatmasını ve siyasi nüfuz alanını azaltmak için uğraşıyorlar. Bölgedeki tüketiciler, en düşük fiyatlara ulaşmak için politikanın çok ötesinde neyin Rusya’nın çıkarına olacak biliyorlar.” Gazete bununla, fiyatları düşürmesi ve Avrupa’daki diğer yerlerde üretimin azalması sebebiyle geçen yıl Moskova’nın rekor seviyede Avrupa’ya gaz ihraç ettiğine işaret ediyor.

Rapor, geçen Temmuz ayındaki görüşme esnasında Rusya enerji bakanı Alexander Novak’tan şu ifadeleri aktardı; “Küresel gaz pazarındaki durumu ve Birleşik
Devletlerdeki kaya gazı üretimini takip ediyoruz. Son zamanlarda sıvılaştırılmış doğal gaz pazarındaki varlığımız için çok çaba sarf ettik.”

WSJ, birçok analistin Amerika’nın son ihracatlarının Rusya’nın Avrupa pazarındaki hissesini üçte bir oranında düşüreceğini düşünmeye devam ettiğini belirtti. Birleşik devletlerdeki “kaya devrimi” büyük bir enerji rezervi imkanı sundu. Öyle ki 2016 başından beri Latin Amerika’dan Asya’ya kadar dünyanın birçok yerine gaz ihracatı yapıyor. Gazete, Washington’daki bazı yasa koyucu ve yetkililere şu sözü nispet etti; “Avrupa’ya enerji ihracatı jeopolitik ve ticari çıkarlar barındırıyor.” Washington’ın Rusya’nın doğu Avrupa’ya girmesini eleştirdiğini belirttiler.

Rapor Amerika başkanı Donald Trump’ın geçen Temmuz ayında 12 Avrupa devlet temsilcisine yaptığı açıklamaya işaret etti; “Birleşik Devletler onların ihtiyaç duyduğu enerjiyi ihraç etmek istiyor.”

Malumdur ki Birleşik Devletler -kaya gazı kullanımları artmakla birlikte- küresel gaz ihracatçısı olmak istiyor. Bunun için Amerikan şirketlerini yeni pazarlara girmeye ve Avrupa pazarında Rusya’yla rekabete girmeye sevk ediyor.

Ağustos ayı başında Amerika başkanı, Amerikan kongresinin baskısına maruz kaldıktan sonra Moskova’ya karşı yeni yaptırım kararı aldı. Ve bu yaptırımlar Rus enerji sektörünü hedef alıyor. Öyle ki bu sektör Amerika krizinin akabinde Rusya’ya karşı alınan ticari önlemlerden bağışıklık kazandı. Daha sonra Amerikan yönetimi Rusya’ya güvenceler verdi. Ancak buna rağmen Washington’daki son yaptırım kararları, Rusya’yla yaşanan krizin merkezindeki Avrupa kıtasındaki gaz ihtiyacı meselesini gündeme getirdi. Kendi tarafında Moskova da elleri bağlı durmadı. Zira Amerika’nı bu faaliyetlerini reddetti.

Avrupa’nın daha önce Rusya’ya karşı birçok yaptırım yayınlamasına rağmen, Avrupa devletleri Amerika’nın attığı adımlardan tamamen hoşnut görünmüyor. Çünkü birçoğu bu çalışmaları reddetti. Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel bu durumu şu sözlerle ifade etti; “Amerika’nın icraatları uluslar arası hukuka aykırı. Birleşik Devletler politik ve ekonomik çıkarları birbirine karıştırıyor.” Açık bir şekilde Amerika’nın arzusunun kendisine yer açılması için Rus doğal gazının Avrupa pazarından çıkartılması olduğunu belirtti.

Ayrıca Avrupa’nın Rus gazından veya Rus gazının kara yoluyla Avrupa’ya aktarıldığı kuzey akımından vazgeçmeye hazır olmadığı ifade etti. Öyle ki Avrupa komisyonu başkanı Jean-Claude Juncker, açık bir şekilde Amerika’yı tehdit etti. Avrupa Birliği’nin, Amerika’nın Rusya’ya karşı aldığı yeni yaptırımları reddetmeye hazır olduğunu belirtti. Bu durumun Avrupa’nın ekonomik çıkarlarına zarar verdiğini ifade etti. Amerikan yaptırımlarının Avrupa enerji şirketlerine zarar vermesi halinde Birliğin intikam almaya hazır olduğunu söyledi.

Avrupa komisyonunun yayınladığı rapora göre yılın ilk dörtte birlik döneminde Avrupa’da Rus gazı tüketimini rekor düzeyde bulunuyor ve kıta ithalatının yüzde 41’ini oluşturuyor.

Buna karşılık, Amerikan doğal gaz üretimi 2005 yılından beri tüketim artışının üzerinde hızlı bir şekilde artıyor. Amerika enerji bakanlığının raporuna göre her ne kadar şu an ithal ediyorsa da Birleşik devletler resmi olarak önümüzdeki yıl gaz ihracatçısı olacak.