Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Avrupa, İran ile nükleer anlaşmayı sürdürmeye çalışıyor | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

ABD Başkanı Donald Trump’ın anlaşmayı imzalayan üç Avrupa ülkesi “Fransa, İngiltere ve Almanya”’ya “Mayıs ayına kadar nükleer anlaşmanın değiştirilmesi” çağrısın ardından İran, ABD yönetiminin alması beklenen kararları görüşmek üzere Avrupa ülkeleriyle işbirliği yolunda girdi. Öyle ki Washington tarafından talep edilen değişikliklere dair çalışmak üzere ortak bir ABD-Avrupa komitesi kurulmuştu. Avrupalılar ise, bir taraftan Tahran’la çalışarak diğer taraftan da ABD’nin taleplerine cevap verecek bir çıkış yolu arayışında.

Avrupalı ve İranlı taraflar, Trump’ın kararları ve Avrupalı şirketlere etkileri konusundaki belirsizlik nedeniyle gelecekte karşılaşacakları zorluklar çerçevesinde ekonomik ortaklıklar ve ticari ilişkilere teşvik yolu arıyor.

Bu bağlamda İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Abbas Arakçi, Fransız yetkililerle görüşmek için Ekonomi Bakan Yardımcısı Muhammed Hazai, ekonomi, maliye ve merkez bankası uzmanlarının da katılımıyla 8 Şubat’ta gerçekleştirilen Euromoney Konferansı’na katılmak üzere Paris’e geldi.

Şarku’l Avsat ise ekonomi konferansına paralel olarak, Fransız, İranlı ve Avrupalı yetkililerin, siyasi ve güvenlik konularında kapalı bir toplantı düzenlediği bilgisine ulaştı.

Bu çerçevede Avrupalı diplomat kaynaklar Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, Fransa tarafından ortaya itilen Avrupalıların, Washington ve Tahran arasında “arabulucu rolü oynamak istediğini” belirtti. Kaynaklar, ABD “İran’ın füze ve balistik programları ve Tahran’ın bölgesel politikasına” dair taleplerinin anlaşılmasına rağmen iki tarafı birbirine yakınlaştıracak ve Avrupa için öncelik teşkil eden nükleer anlaşmayı koruyacak “teklifler” sunulduğunu kaydetti.

İranlı yetkili Arakçi ise, yaptığı açıklamada “İran, bölgede istikrar ve barışı korumak için önemli bir rol oynamaktadır. İran’ın Orta Doğu’daki etkisi ve P5+1 (ABD, İngiltere, Fransa, Çin, Rusya) ülkeleri ile 2015 yılında imzalanan ‘Nükleer Anlaşma’ arasında herhangi bir bağlantısı yoktur” dedi.

Arakçi, Tahran’ın Batılılarla olan anlaşmazlık konularını görüşmek üzere “herhangi bir açılıma” hazır olup olmadığından bahsetmedi.

Yetkili, “İran’ın Yemen, Suriye, Irak, Lübnan’a müdahale ederek ve terörizmi destekleyerek istikrarı bozduğu” suçlamalarına da değindi. Bu bağlamda ülkesinin “bölgede barış, istikrarın sağlanması ve terörle mücadele konularında önemli bir rol üstlendiğini” söyleyen Arakçi, “Bölgede krize ve savaşa yol açan şey, ABD ve müttefiklerinin politikalarıdır” dedi.

Kaynakların belirttiğine göre, Avrupa arabuluculuğunun manevra marjının çok dar olmasına rağmen, İranlı yetkililerin resmi açıklamaları göz önüne alındığında, karşılıklı bir “fikir topluluğu” ortaya çıktı. Kaynaklar, Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel’in, geçtiğimiz ay Brüksel’de İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif ile düzenlediği toplantı sonrasındaki açıklamalarını da doğruladı. Zira Gabriel, söz konusu açıklamasında Tahran’ın, füze programlarına ve bölgesel politikaya dair bir görüşmenin başlamasına engel olmadığını belirtmişti.

Konunun, İran’da hassas bir mevzu olduğuna dikkati çeken kaynaklar, Cumhurbaşkanı Ruhani ve Bakanlıktaki yetkililer de dahil sert ve ılımlı hattın destekçileri arasında siyasi ve medya “atışması” için bir malzeme olarak kullanıldığını söyledi. Kaynaklar, kapalı salonlarda söylenenlerin kamuya yönelik açıklamalardan farklı olduğunu da belirtti. Ayrıca bu mesafenin Avrupalıların, Tahran ve iktidarın grubun, anlaşmayı sürdürme ihtiyaçlarına göre kabul edilebilir formüllere ulaşma çalışmalarına izin vereceğini söyledi.

Belirtilene göre, Avrupalılar, İran’ın yükümlülüklerini yerine getirmesi konusundaki şikayetlere rağmen, ekonomik, ticari ve mali yararlar sağladığı konusunda tatmin.

Öte yandan Avrupalı diplomatik kaynaklar, anlaşmanın değiştirilmesi veya gözden geçirilmesi hususunda Trump’ın talebine nasıl karşılık verileceği konusunda zorluk yaşandığını duyurdu. Zira Paris, anlaşmanın korunmasını öne sürerken, ek öneriler ve sözleşmelerle desteklenmesi ve ABD yönetiminin “İran’ın anlaşmayı uygulamada ciddi olduğuna” ikna edilmesi hususunda çalışılması gerektiğini belirtti.

Diğer taraftan konferansta konuşan İngiltere’nin Ortadoğu’dan Sorumlu Devlet Bakanı Alistair Burt, Londra ve Avrupalı ortaklarının bu konuda net olduğunu vurguladı. Burt, “Anlaşmanın başarılı olmasını istiyoruz. Çöküşünü görmek istemiyoruz. Bu yüzden anlaşmanın devam etmesini sağlamak için ABD’nin korkularını gidermeye çalışıyoruz” dedi. İngiliz Bakan ayrıca, Tahran’a “bölgesel güvenliği tehdit eden eylemlerden kaçınma” çağrısı yaptı.

Avrupalı ve İranlıların ekonomi, ticaret ve yatırım ilişkilerini güçlendirmek için çalıştığı belirtildi. Aktarılana göre bu çalışmalar kapsamında, İran petrol endüstrisi de dahil ABD’nin ek yaptırımlar uygulaması durumunda ilişkileri devam ettirecek araç ve yolları bulma girişimleri de yer alıyor.

Diğer taraftan İran, Avrupalı şirketlerin ek anlaşmalar imzalama konusundaki çekingenlikleri ve tereddütlerinden duydukları “rahatsızlığı” gizlemiyor.

Yatırımcılar ve şirketler ise, ABD tarafından herhangi bir yaptırıma tabi olmamak için bir güvence istiyor. Bu sebeple taraflar, gerekli güvenceyi sağlayacak yasal bir formül bulmaya çalışıyor.