Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Balfour yaklaşırken dengeli bir şekilde uygulanamaması sebebiyle üzüntü duyuyor | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

Lord Roderick Balfour, İsrail Devleti’nin kuruluşunun temel taşı haline gelen Arthur Balfour tarafından imzalanan mektubun üzerinden bir asır sonra deklarasyonun Filistin açısından dengeli bir şekilde uygulanamaması sebebiyle üzüntüsünü dile getirdi.

2 Kasım 1917 tarihinde yayınlanan mektupta, dönemin İngiltere Dışişleri Bakanı Arthur Balfour,‘Filistin’deki Yahudi halkı için ulusal bir vatan kurma’ çağrısında bulundu.

İngiltere Dışişleri Bakanı Balfour’un Birinci Dünya Savaşı’nın üçüncü yılında Siyonist hareketin önde gelen figürlerinden Rothschild’e hitaben yazdığı “Filistin topraklarında Yahudiler için bir vatan vadeden” mektup, tarihe “Balfour Deklarasyonu” olarak geçti. Deklarasyon, İsrail devletinin kurulmasına giden süreçte en önemli kilometre taşı olarak görülüyor.

Balfour’un mektubu şöyle devam ediyordu, “Majestelerinin Hükümeti Filistin’de Yahudi halkı için bir milli yurt kurulmasını uygun karşılamaktadır ve bu hedefin gerçekleştirilmesini kolaylaştırmak için elinden geleni yapacaktır. Filistin’de mevcut Yahudi olmayan toplumların sivil ve dini hakları ile başka ülkelerde yaşayan Yahudilerin sahip oldukları hak ve politik statülerine zarar verecek hiçbir şeyin yapılmayacağı açıkça anlaşılmalıdır” ifadelerinin kullanıldığı mektup, İngiliz Yahudi cemaatinin en üst temsilcisi Lionel Rothschild’e gönderildi.

Yüz binlerce Filistinli yurtlarından sürüldü

Londra tarafından gerçekleştirilen bu girişim, 1948’de İsrail Devleti’nin kurularak 750 bin Filistinliyi yurtlarından etti.

Mektubun 100’üncü yılının arifesinde AFP ile yapılan röportajda Roderick Balfour (68); “Eminim ki Arthur Balfour ‘bunun kabul edilemez’ olduğunu söyleyecektir” ifadelerini kullandı.

Birçok Filistinlinin ‘aşağılayıcı’ koşullarda yaşadığını vurgulayan Balfour, “İsrail’in muhtaçları hesaba katma ve onlara yardım etme zamanı geldi” dedi.

Çatışmaların sürmesinde Hamas ve Hizbullah’ın etkisi var

Çatışmaların sürmesini, Hamas ve Lübnan’daki Hizbullah’ı sorumlu tutan Balfour şunları kaydetti, “Bu ikisinin (Hamas ve Hizbullah) Filistin’in gelişmesini istemediği izlenimine sahibiz. (…) Bu iki örgüt olamasa insanlar kendini daha rahat hissedecek ve belki de düşmanlıkları azalacak”

Lionel Rottchild’ın akrabalarından Lord Jacob Rottchild, perşembe akşamı Deklarasyon’un 100. yılı vesilesiyle Londra’da Lancaster House Sarayı’nda düzenleyeceği yemeğe, İngiltere Başbakanı Theresa May, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Lord Balfour da katılacak.

“Yapılması gereken çok şey var”

Deklarasyon mektubunun bir kopyası, Roderick Balfour’un evinde asılı duruyor. Arthur Balfour İsrail’in kurulduğundan beri izlediği yol karşısında muhtemelen dehşete düşeceğini söyleyen Roderick Balfour “Gurur duyacak bir sebep var, ancak uluslararası toplumun, bu meselenin açık bir yara olarak kalmaması için izlenen politikada yapması gereken çok şey var” şeklinde konuştu.

Mektubun ne kadar önemli olduğunu zaman geçtikçe daha iyi anladığını ifade eden Balfour, “Ailemizde hiç kimse, ‘Balfour Deklarasyonunu hatırlatmalıyız’ diyemez” dedi.

Meselenin önemini bir Yahudi taksicinin, kendisi henüz ergen yaştayken adını öğrenmesi üzerine onu yüceltmek adına şarkı söylediği zaman anladığı belirtti. Fakat bu adı taşımanın her zaman işleri kolaylaştırmadığını da ifade etti.

“İsrail’de sorgulandım”

Doksanlı yıllarında dönemin Cumhurbaşkanı Ezer Weizman tarafından İsrail’e davet edildiğinde, ülkeden ayrılmadan önce sorguya çekildiğini belirtti. Bir gümrük görevlisi kendisine başkanlık davetini gösterdiğinde kendisine, “Bu iyi ama geri kalan 48 saat içinde ne yaptınız?” diye sorduğunu kaydetti.

Ortadoğu’daki kötülüklerin sorumlusu

Balfour, bazı toplantılarda hakaret içeren yorumlara maruz kaldığını ifade etti. Ailesinin, Ortadoğu’daki bütün kötülüklerin sorumlusu olmakla suçlandığını belirten Balfour sözlerini şöyle sonlandırdı, “Bu tür durumlarda İngiliz Hükümeti deklarasyonun arkasında duruyorsa, söz konusu hükmün biraz sert olduğunu söylüyorum. Fakat insanlar bir günah keçisi istiyorlar.”