Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Basra’daki aşiret çatışmaları toplumsal barışı bozuyor | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

Irak’ın güneyindeki yaşayan Basra halkı, güvenlik güçlerinin aşiretler arasında yaşanan çatışmalara müdahale etmemesinden şikâyetçi. Yerel polis ise imkânların kısıtlılığı ve misilleme korkusu nedeniyle bölgede oluşan sorunlara müdahale edemiyor.

Basra’da yaşayan sivillerden biri olan Davud Selman AFP’ye verdiği demeçte, eyalete silahların hâkim olduğunu, yıllarca güvenlik güçlerinin aşiretler arasındaki çatışmalara sessiz kalıp seyrettiğini ifade etti. Selman ayrıca, oğullarından birinin serseri bir kurşunla vurulmasıyla köyünden ayrılmaya karar verdiğini dile getirdi.

Eyalette bulunan yedi aşiret arasındaki silahlı çatışmalar sık sık şiddetleniyor. Çatışmalar bazen masum insanların ölümüne ve kan davalarına yol açarken güvenlik güçleri misilleme endişesiyle tarafsız kalıyor. Irak-Kuveyt sınırındaki bölge, yıllardır süren çatışmalardan dolayı harap edilmiş durumda. Daha da kötüsü güvenlik güçlerinin DEAŞ terör örgütüyle savaşmak zorunda kalmış olması.

41 yaşındaki Selman, tüm şehirde, çatışmaların ağır silahlarla yerleşim alanlarını savaş meydanına dönüştürdüğünü ve mahallelerde “silah taşımayan ailelerin huzurlu yaşayamayacağına” dikkat çekti.

Çatışmalar sırasında 15 yaşındaki Ali, ailesinin önünde serseri bir kurşunla omuzundan vuruldu. Bu olaydan sonra aile, ilin kuzeyindeki aşiret bölgesinden uzaklaşıp Basra şehrine yerleşti.

Bölge sakinleri, arazi veya namus konusundaki anlaşmazlıklar yüzünden ortaya çıkan çatışmalar karşısında polisin herhangi bir yardımda bulunmadığını dile getirdi.

Basra Eyaleti Güvenlik Komitesi Başkan Yardımcısı Ganem Hamid Salih, Ordu ve federal polisin yokluğunda “yerel polis savaşlara müdahale etme konusunda isteksizdi, çünkü silahlı ve zırhlı ordu güçlerinin aksine, onları korumak için bir şey yok” dedi.

Salih, Polislerin müdahale etmeye çalıştıkları zaman da çoğunluğu aşiret üyesi olduğu için, polislerin intikam korkusundan dolayı operasyondan vazgeçtiğini belirtiyor.

34 yaşındaki mühendis Haydar Ali Saad, çözümün bölgeye Basra dışından, kabile veya sosyal bağları olmayan askeri bir güç getirmek olduğunu ifade etti.

Saad, şiddeti azaltmanın ilk adımının zihniyette ciddi bir değişiklik yapmak olduğuna inanıyor. Saad konu hakkında yaptığı açıklamada “Kabile çatışmalarının failleri ve suçluları mahkum edilmeden önce toplum önünde kınanmalı” dedi.

Aşiret İşlerinden Sorumlu Basra Konseyi’nin Danışmanı Şeyh Abbas Fazıl, aşiretlerin Irak ordusu 1991’de Kuveyt’ten çekildiğinde ve ABD’nin 2003’te ülkeyi işgali sırasında silahlandığını belirtti.

Irak Ordusu Basra Komutanı Cemil Şemmari ise “petrol zengini bölgede, birkaç yabancı şirketin ve rafinerinin genel merkezinin bulunmasının yanı sıra, çatışmalar bazen bu şirketlerin çalışmalarının askıya alınmasına neden oluyor. Kabile çatışmaları bölgedeki çalışmaları engelliyor ve üç dört gün kesintiye uğratıyor, petrol şirketlerine bile saldırılar oluyor” dedi.

Bu nedenlerden dolayı, Şeyh Muhammed Zeydavi, Şeyh Ordu’nun Basra Harekat Komutanlığı’nın devam eden aşiret anlaşmazlığı çözüm komitesine katıldı.

Zeydavi çözüm yollarını şöyle anlatıyor; “İki aşiret arasında bir kavga meydana geldiğinde, bazen her iki taraftan da ölümlere neden olan bir anlaşmazlığa dönüşüyor. Taraflardan birinin intikam arayışı nedeniyle işler kötüye gittiğinde, diğer kabileler çözüme ulaşana kadar herhangi bir çözüm bulmak için müdahale ederler. Bundan sonra, barışçıl taraflar, katledilen aşiret liderinin bürosuna veya evinde hakemlerle oturur ve çoğunlukla, bir miktar para ödeyerek ya da katilin bölgeden ayrılmasıyla sonuçlanana kadar müzakere etmeye başlarlar.”

Zeydavi, 2017’de komitenin “176’dan fazla aşiret sorununu çözdüğünü” ifade etti.