Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Berlin’den terör zanlılarına özel cezaevi kararı tartışmaların odağında | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

Köln:Macid el-Hatib/Şarku’l Avsat

Berlin İçişleri Bakanı, Lichtenrade’deki çocuk cezaevini İslamcı terörist ve “tehlikeli” sınıfına giren militanlara özel bir cezaevine dönüştürme kararı aldı.

Şarku’l Avsat muhabirinin edindiği bilgiye göre önümüzdeki haftayla birlikte Berlin’de bulunan cezaevindeki gerekli çalışmalar da başlayacak.

Bu çerçevede cezaevi, başlangıçta 12 İslamcı militanın yanısıra ve Almanya tarafından haklarında sınırdışı kararı alınan “tehlikeli” militanları içerecek.

İçişleri Bakanlığı, bazı medya organlarında eleştirilere yol açan rapora dair herhangi bir yorum yapmadı. Kararın ise radikal militanların, sıradan Müslüman tutuklular üzerindeki etkilerine dair yayınlanan raporlardan sonra alındığı belirtiliyor.

Bu bağlamda Suç Psikolojisi uzmanı Dr. Werner Platz, kararı “gereksiz” olarak nitelendirdi. Platz, İslamcı militanların tek bir cezaevinde toplanmasının, aralarındaki bağlantıları ve ideolojik ilişkiler kurma yeteneklerini güçlendireceğini söyledi.

Yetkili, yabancı uyruklu tutukluların Berlin cezaevlerindeki tutukluların yüzde 75’ini ve diğer bölgelerdeki cezaevlerinin de ortalama yüzde 50’sini oluşturduğuna dikkati çekti.

Berlin cezaevlerinde, mahkemeler tarafından hapis cezasına çarptırılan ya da terörizm suçlamalarıyla yargılanmayı bekleyen 24 tutuklu bulunuyor.

Federal İçişleri Bakanlığı’nın istatistiklerine göre, Alman pasaportu ve oturumu olmayan 80 “tehlikeli militan” veya “terörist”, cezaevlerinde ya da gözaltı merkezlerinde tutuluyor.

Aynı şekilde 62 sığınmacı da Alman makamları tarafından sığınma başvuruları reddedilerek, çeşitli nedenlerden dolayı sınır dışı edildi. Militanlar ise, 250 bin ila 300 bini Berlin’de yaşayan tüm Müslüman toplumunun sadece çok az bir yüzdesini oluşturuyor.
Kirchner Damplatz mahallesi yakınlarında yaşayan Hendrik S. kararı eleştirirken, Berliner Zeitung gazetesine yaptığı açıklamada, “Cezaevi, bir militan merkezine dönüşecek” dedi.

Lichtenrade’da eski bir mahkum olan Klaus V. de kararı, “cezaevlerinin İslamileştirilmesi” olarak nitelendirerek eleştirdi.

Berlin cezaevlerinin on yıl önce İslamcılardan arınmış olduğunu söyleyen Klaus, ancak şu anda cezaevlerini doldurduklarını ve içlerinde bloklar oluşturduklarını vurguladı.

Diğer taraftan genel savcılık sözcüsü, Sare V.’nin, terör örgütü üyeliği ve savaş suçu işlediği suçlamalarıyla Alman mahkemelerinde yargılanan ilk DEAŞ’lı kadın militan olduğunu belirtti.

DEAŞ’a mensup Alman kadınların asıl vatanlarına geri döndüğünü söyleyen sözcü, “Ancak hiçbiri, bir terör örgütüne üyeliklerinin ya da desteklerinin kanıtlanması amacıyla mahkeme önüne çıkartılmadı” dedi.

Aynı şekilde sözcü, geçtiğimiz Cuma günü Düsseldorf Havalimanında tutuklanan DEAŞ’lı çocuklara özel ilgi gösterildiğini ve çocukların, Almanya Gençlik Dairesi himayesine alındığını belirtti.

Türkiye makamları, yaklaşık 6 ay önce Türkiye topraklarında yakalanan 20 yaşındaki Sare V. ve 26 yaşındaki eşi İsmail S.’yi Almanya’ya teslim etmişti.

Sare, Almanya savcılığı tarafından, 16 yaşındayken Suriye’de terör örgütüne katılmak ve DEAŞ kamplarında Suriye topraklarına yönelik askeri tatbikatlar gerçekleştirmekle suçlanmıştı. Savcılık, Sare aleyhinde yayınladığı iddianamede, Suriye’nin Rakka şehrinde bulunan DEAŞ’ın polis devriyeleri şeklind etanımladığı terörist ekiplerine katıldığını belirtmişti.