Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

‘Beyaz Bayraklılar’ Irak’taki oluşumlar arasındaki suçlamalar savaşını kızıştırıyor | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

DEAŞ örgütü, 2014-2017 yılları arasında 3 yıl boyunca sözde ‘Irak-Şam İslam Devleti’ adı altında ele geçirdiği topraklarda sürdürdüğü tüm zulümlerine, Iraklıları gruplara ayırmak için sürdürdüğü tüm sindirme politikalarına ve entrikalara rağmen başarısız oldu. Bununla birlikte, çeşitli çevrelerce ‘Beyaz Bayraklılar’ olarak bilinen büyük ölçüde gizemli ve kim oldukları tam olarak bilinmeyen bu örgüt, bölgedeki başlıca üç etnik köken olan Araplar, Kürtler ve Türkmenler arasında gerginliklere sebep oluyor.

Irak Başbakanı Haydar İbadi, 2017 sonlarında DEAŞ örgütüne karşı kazanılan askeri zaferi ilan etmesiyle birlikte, ‘Beyaz Bayraklılar’ ile ilgili haberler medyadaki günlük cinayet veya hırsızlık gibi olayların yanında yer almaya başladı. Medyada dolaşan haberlerde örgüt, ‘yeni DEAŞ’ veya dördüncü, beşinci nesil DEAŞ gibi isimlendirmelerle de anıldı.

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin (IKBY) 25 Eylül’de referandum yapması ve sonrasında 16 Ekim’de Irak güçlerinin Kerkük ve tüm tartışmalı alanların kontrolünü ele geçirmesinin ardından derin ayrılıklar gerçekleşti. Söylendiği gibi, Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) yönetiminin Süleymaniye’de bulunan bir parçası, hiçbir siyasi, etnik veya mezhepçi parti tarafından hesaplanmamış değişkenlerle parçalanmış siyasi haritada radikal bir değişime yol açtı. Herkes ne olup bittiğine dair yaşanan tramvayı atlattıktan sonra, DEAŞ’ın eylem mekanizmalarının bir kısmını kullanan yeni bir düşmanın ortaya çıkmaya başladığının farkına vardı. Ancak her iki tarafta, bir birlerini tecrit etmekle meşgul oldu. Bu düşmanın ortaya çıkmasına sebep oldular.

Erbil’deki Selahaddin Üniversitesi’nde siyaset bilimi profesörü olan ve Mesud Barzani liderliğindeki Kürdistan Demokrat Partisi’ne (KDP) yakın olan Kürt akademisyen Dr. Abdulhakim Hısro, Şarku’l-Avsat’a yaptığı açıklamada, “Beyaz Bayraklılar, ‘Baasçılar’, ‘Ensaru’l-İslam’, ‘Nakşibendi Hareketi’nin kalıntıları ve büyük çoğunluğu Kürtlerden oluşan bir örgütlenme. Elimizdeki bilgilere göre, DEAŞ’ın tamamıyla yenilgiye uğratıldığı ancak terör örgütü DEAŞ’tan kaçan bir kısım gruplar bu örgütü kurdu. ” şeklinde konuştu.

“Dini ideolojilerle ilgileri yok”

Iraklı Güvenlik uzmanı Hişam el-Haşimi, Şarku’l-Avsat’a yaptığı değerlendirmede, “Beyaz Bayraklılar’ın federal hükümet güçlerinin, Kerkük ve tartışmalı bölgeleri kontrol altına aldıktan sonra 16 Ekim 2017’deki olaylara karşı isyan eden silahlı Kürt milliyetçileri tarafından oluşturuldu. Esas itibariyle bu, Haşdi Şabi’deki Türkmenlere karşı özellikle ağırlıklı Türkmen bölgesi Tuzhurmatu’ya yönelik bir misillemedir” ifadelerini kullandı. Örgüttekilerin kendilerini ‘Beyaz Bayraklılar’ olarak değil, ‘Kerkük’ün kurtuluşu için Kürt silahlı direnişi’ olarak tanımladıklarını belirten el-Haşimi, bu gurubun, dini ideolojilerle ilgisi olmadığını, bu yüzden el-Kaide, DEAŞ ya da Baasçı veya Selefi olmadıklarını söyledi.

Şarku’l-Avsat’a açıklamalarda bulunan Iraklı yetkili bir kaynak ise, Beyaz Bayraklılar, KDP ve Barzani tarafından desteklenen bir Kürt oluşum olduğunu söyledi.

“KDP, peşmergeleri bu bölgelerden çekildi”

Profesör Hısro söz konusu iddiaları reddederek, “Bu, pek çok nedenden dolayı mantık dışıdır. Bu gruplar tarafından yürütülen operasyonlar KDP’nin kontrolü dışında. Bunu herkes biliyor. Çünkü Kerkük’te olan ve herkesin bildiği gibi, KYP’nin Kürt partileriyle bir araya gelirken KDP’nin peşmergeleri bu bölgelerden çekildi. Diğer bir neden, Sayın Barzani liderliğindeki IKBY’nin güvenliği konusunda özellikle ABD’nin üst düzey yetkilileri olmak üzere uluslararası organlar arasındaki istihbarat işbirliğidir. İki taraf arasında yüksek derecede bir güven var. Bölgede terörist gruplara karşı mücadelede geniş kazanımlar elde edildi. ABD bunu iyi biliyor. Bu nedenle, IKBY, tüm uluslararası istihbaratın gözü ve kulağı kendilerine yönlendirilmiş bir şekilde işbirliği yaparken, topraklarında terörist grupları destekleyemez. Bunu söyleyenlerin aklı başında olamaz” şeklinde konuştu.

Hedef Kürt gruplar

Prof. Abdulhakim Hısro açıklamalarına şöyle devam etti; “Kerkük ve tartışmalı bölgelerdeki olaylardan sonra yaşanan ilginç şey, terörist operasyonlar da dahil olmak üzere, muhabere operasyonları yapan grupların Kerküklü Türkmen ve Arap Sünni grupları olması ve hedefin Kürt gruplar olduğudur. Bu herkesten saklamaya çalıştıkları bir gerçektir.”

Ancak ismini vermek istemeyen Iraklı yetkili kaynak, bu grubu, KDP’nin ‘finanse ettiği ve desteklediğini’ iddia ederek ‘hedefin Selahattin ve Diyala eyaletlerini ele geçirme ve millileştirme’ olduğuna dikkat çekerek, “Aralarında Ceyşu’l-Faruk ve Ceyşu’l-Ahraru’s-Sunne gibi birkaç grup bir araya gelerek işbirliği yaptı. Kürt ve Arap Sünniler unsurlardan oluşan bu grup kendilerini Ceyşu’l-Ahraru’s-Sunne olarak adlandırıyor. Belkana yakınlarındaki dağlık bölgeden, Süleyman Bey ve Zanana nahiyesi arasında konuşlandılar. Sayıları yaklaşık 500 civarında olduğu tahmin ediliyor” şeklinde konuştu.