Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

British Museum İslam Kültür Galerisi açıldı | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

British Museum’un İslami Sanat Bölümü’nün kıdemli koordinatörü uzman Venecia Porter, galeri açılışı için koordinatör ve uzmanlardan oluşan ekibiyle bir araya geldi. Artık dar gelen salonlar nedeniyle Müze’nin ana binasında iki yeni galerinin açılmasıyla ilgili zorlu görevden bahsederken Porter’in memnuniyeti yüzünden okunuyordu.

İslam dünyası sanatları

Porter, yeni salonun adını bu şekilde tanıtıyordu. Bu salonda bazıları yaşayan bazıları ise Endülüs gibi bitmiş İslam medeniyetlerinin eserleri yer alıyor.

Değişim ve modernleşmenin sebebi hakkında Porter’la konuşmamızın başına dönelim. Porter, teşhir edilen ürünlerle salonun daraldığı sırada Malezya’da bulunan Buhari Vakfı’nın tasarım ve yeni tekniklerin kullanılmasında maddi destek sağlamasının ziyaretçiler için büyük bir fırsat olduğunu söyledi.

“Önünde ana binanın içinde antik inşaatı ve yüksek tavanlarıyla iki salon bulunuyor. Öncelikle, daha önce hiç görmediğimiz, Afrika ve Güneydoğu Asya’daki medeniyet ve İslam kültürüne dokunan bölgelerin mirasını sunmayı düşündük. Tüm bu bileşenleri göz önünde bulundurarak, kendinizi sadece İslam sanatı ile sınırlı olmayan hikayede bulabilirsiniz. Her sanat eserinin arkasında sıradan insanların hayat hikayelerini sunuyoruz. Burada yaptığımız şey, İslam sanat eserleri koleksiyonlarını bir araya getirmek oldu. Burada diğerlerinden farklı İslam sanatlarını bulabilir ve İslam sanat mirasını taşıyan eserleri görebilirsiniz.”

Porter, çağdaş sanatın yanı sıra Yemen, Özbekistan ve Osmanlı İmparatorluğu’nun geleneksel kıyafetlerinin sergilendiği tekstil ve kıyafet salonunun ziyaretçilerin ilgisini çekeceğini umuyor.

Vitrinler

Sunumun omurgasını teşkil eden vitrinler, ortada düz bir çizgi boyunca uzanıyor. Ancak bunun dışında yan taraflarda da bu vitrinlerden bulunuyor. Acaba bunun bir önemi var mı diye soruyoruz? Porter şunları söylüyor: “ Sunum ana omurgada tek bir hat üzerinde başlıyor. “L” harfi şeklinde uzanıyor. Bununla mesela İran’dan bir bölümün karşı tarafına baktığınızda orada aynı döneme ait Mısır’dan bir bölüm görüyorsunuz böylelikle farklı ülkeler arasındaki benzerlikleri ve bağlantıları fark edebiliyorsunuz.

Yan taraflarda belli bir konuya odaklanan vitrinler var. Örneğin, çeşitli yazma araçlarının bulunduğu “yazı” bölümü, 12 yy Sicilyası’ndan bir satranç tahtasının sergilendiği “oyuncak” bölümleri gibi. Sonra burada Nijerya’dan bazı parçalar var. Vitrinin alt taraflarında kumaştan yapılmış oyuncaklar ile bazı hayvanların oyuncakları da yer alıyor. Vitrinlerin alt tarafları hem çocukların daha rahat görebilmeleri hem de aile büyüklerinin daha rahat gezebilmeleri için oyuncakların sergilenmesine ayrılmış. İç koridor ise günümüze kadar gelen tarihi dönemleri sunuyor. Burada Osmanlılardan, Safevilere hatta Moğollar’a kadar büyük imparatorluklar sunuluyor” diyor Porter.

Ve ekliyor: “ Bu blokların yanında Güneydoğu Asya ve Afrika’dan da bazı parçalar sergilemek istedik. Şunu da vurgulamak isterim ki burada sadece sanat eserleri sergilemiş olmuyor, günlük hayatları, kumaşları, kıyafetleri de gösteriyoruz. Önünüzde Mısır’dan su kavanozları kapakları var. Bunları suyu arıtmak için kullanılıyordu. Eğer bir parça, bize bir hikaye anlatıyorsa sergilenmeye değerdir.”

Loş ışıklı ikinci salon ve modern sanat

İç mekan oldukça eğlenceli. Burada çağdaş Arap dünyasından ud, kanun gibi müzik aletleri sergilenirken diğer duvarda sanatçı İdris Han ve Suudlu sanatçı Minal el- Davlan’ın çalışmaları yer alıyor. Ayrıca Yemen’den de çeşitli kıyafet ve kumaş parçaları sergileniyor. Porter,” daha önce alanımız olmadığı için bunları sergileyemiyorduk” dedi ve ellerinde benzer 70 adet parça olduğunu belirtti.

Minyatür ve tekstil

Salonların koordinesinde uzman olan Famide Sulman, “buradaki eşyaların tabiatı gereği daha düşük, loş bir ışık kullanmak zorundaydık. Bu anlamda birinci salon ile ikinci salon arasında çok fark var” dedi.

Sulman İslam medeniyetinin gölgesinde birbiriyle iç içe geçmiş farklı parçalardan bahsederek bazılarının İslami karakteri olmadığını ifade etti. Sulman “Biz burada İslam medeniyetini sergilerken Yahudi, Hristiyan hatta Hinduizm kültürünü bile buluyoruz. Eserin yapımcısı Müslüman ya da Yahudi bir kişinin talebini gerçekleştirmiş olabilir. Genel olarak İslam sanatları salonunun amacı, İslam dünyasının çeşitliliğini ve zenginliğini yansıtmaktır” dedi.

Yetkili “Ayrıca iç salonda coğrafi olarak bölünmüş her bir vitrinde çok ilginç hikayelerin var olduğunu” sözlerine ekledi.

Salon tasarımı ve aydınlatma

Vitrinleri tasarlayan Sanjay Gaudry, mekan tasarımının önemine dikkat çekerken ziyaretçilerin bir parçaya bakarken diğer parçalarla aralarındaki ilişkiyi anlamalarına imkan tanıdığını söylüyor. Işık tasarımının parçayı daha iyi görmek için loş bir şekilde tasarlandığını ve tanıtım kartlarının daha iyi görülmesine önem verdiklerini de ifade ediyor.