Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Ekonomik kayıplar Avrupa’yı, ABD ile karşı karşıya getirdi | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

ABD’nin İran ile imzalanan nükleer anlaşmadan çekilmesinin ardından, Washington’ın Tahran’a yönelik yaptırımlarının bir sonucu olarak büyük küresel şirketlerin uğrayacağı zararların küresel ekonomiyi etkilemesi bekleniyor. Her ne kadar ABD ve Avrupa, birbirlerinin başlıca ticaret ortakları olsa da, Avrupa’nın ABD’nin kararına karşı gelme olasılığı ve İran’la, yaptırımlar olmadan başa çıkma yolları bulma kabiliyeti göz önünde bulundurulmalı.

ABD Ticaret Bakanlığı verilerine göre, 2016 yılında ABD ile Avrupa Birliği (AB) arasındaki ticaret hacmi, 687 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bu oran, dünyanın geri kalanıyla kıyaslandığında yaklaşık 270 milyar dolarlık ihracat, 416 milyar dolarlık ithalat değerinin yanı sıra 146 milyar dolarlık ticaret açığı ile en büyük ticaret hacmi olduğu görülüyor.

Avrupa ticaret açığına yönelik devam eden eleştirilere rağmen halen ABD’nin ana ticaret ortağı olmaya devam ediyor. Öte yandan başta Almanya olmak üzere, Avro Bölgesi ülkeleri, kullandıkları ortak para birimi euronun gücünü, Avrupa’nın ticaret mallarının rekabet gücünü artırmak için kasıtlı olarak zayıflatıyor.

ABD Başkanı Donald Trump’ın, ülkesinin İran’a yönelik yaptırımlar uygulamaya başlayacağına dair açıklamalarının ardından Avrupa bundan etkilenen tek taraf olmayacak. ABD ve diğer güçler, 2015 anlaşması uyarınca İran’ın nükleer programını frenlemeyi kabul etmesi karşılığında bazı ekonomik yaptırımları kaldırmayı kabul etti. Bu anlaşma, özellikle artan nüfus ve büyüyen orta sınıf karşısında büyük kalkınma projelerinden uzun zaman uzak kalmış İran ekonomisinin kapılarını, böyle bir ülkedeki fırsatlardan yararlanmak isteyen uluslararası şirketlere açtı.

ABD’nin yaptırımları, AB ve İran arasındaki sözleşmeler ve yapılması planlanan projelerle yıllık ticaret hacmine karşı en az 20 milyar euroluk bir tehdit teşkil ediyor.

Bu rakamların büyüklüğü göz önüne alındığında, Avrupalı bazı liderler, ABD’nin yaptırım engelini aşmak için neler yapabileceklerine dair incelemelerde bulunuyor. Öyle ki, AB Komisyonu Göç, İçişleri ve Vatandaşlık Komiseri Dimitris Avramopoulos, Çarşamba günü yaptığı açıklamada, AB’nin, Avrupalı şirketleri, ABD’nin İran’a yönelik yaptırımlarına uymalarını engelleyen yasaları yürürlüğe koymaya hazır olduğunu belirtti.

Bununla birlikte, Avrupa’nın İran’la ilişkilerine dair yapılan bir araştırma, dolar sayesinde dünya ticaretine hakim olan ABD bankacılık sistemiyle başa çıkmak için, özellikle petrol alanında dolar yerine euro ile işlem yapıldığını ortaya çıkardı.
İran’a yönelik yaptırımların kaldırılmasından bu yana, havacılık, otomotiv sektörü, oteller, petrol şirketleri ve rafineriler, Tahran’la anlaşmalar imzalamaya başladı. Bu anlaşmaların öne çıkan örnekleri arasında, Total ve Renault şirketleri ile yapılan anlaşmalar gösterilebilir.

Ancak Beyaz Saray’ın, İran’da faaliyet gösteren şirketlerin projelerini bitirmelerine zaman tanınacağı detayıyla aldığı kararla, bu kazançlı anlaşmaların ağır kayıplara dönüşmesi ihtimali var.

Ancak ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton, ABD’nin, İran’la iş yapmayı sürdüren Avrupalı şirketlere yönelik ‘ikincil yaptırımlar’ uygulamayı göz ardı etmediğini açıkladı. Bolton, ABD’nin İran nükleer anlaşmasından çekilmesinin bir sonucu olarak Avrupa şirketlerine ‘ikincil yaptırımlar’ uygulamanın mümkün olacağını belirtti.

Analistlere göre, Avrupalı ve ABD’li şirketler, büyük bir yeni ihracat pazarının askıya alınmasıyla ‘iptal edilen’ ticari anlaşmalarda milyarlarca dolar kaybedebilir. Ancak, bununla birlikte, bazı şirketlerin muaf tutulma olasılığı nedeniyle henüz nihai etkinin ne olacağı bilinmiyor. Uzmanlar, ‘gözden geçirilmiş’ bir nükleer anlaşma için yeni müzakereler yapılabileceğini dahi söylüyor. Bazı analistler ise 28 Avrupa ülkesinden oluşan AB’nin, ABD tarafından mali kısıtlamalara maruz kalınmasının etkilerini azaltmak için Dünya Ticaret Örgütü’nde (DTÖ) ABD’ye karşı harekete geçilmesi gibi misilleme yaptırımlar uygulayabileceğine inanıyor. AB ile İran arasındaki Avrupalı bazı çok uluslu şirketlerin kaderi ise hala masada duruyor.

Öte yandan, pazardaki tüccarlar, ABD şirketlerinin Çinli elektronik ve telekom ekipmanı üreticisi ZTE Corp’a parça ve yazılım satmasının yedi yıl süreyle yasaklanmasının ardından Başkan Donald Trump, ZTE’nin “faaliyetlerine hızla geri dönmesine” yardım etme sözü vermesi sonrasında, Avrupa’daki sert duruşun daha ‘net’ olduğu görüldü.

Avrupalı çokuluslu şirketler ile ABD’nin daha derindeki finansal sistemi arasındaki bağlantılar, Trump yönetiminin 1990’daki yaptırımlara benzer şekilde yaptırımlar uygulanmasını ertelemeye yardımcı oluyor. Tahran’daki kötü ekonomik durum ve Avrupa-ABD finans sisteminin derinleşen ilişkisi; Küba, İran ve Libya ile ticaret ve yatırım yapılmasını caydırmak amacıyla ABD’nin yurt dışında yaptırımlar uygulamasına yardımcı oldu. Önceki yaptırımların hafifletilmesinden sonra Tahran, petrol üretimini günde 3,8 milyon varil seviyesine çıkardı. 2016 yılının başından itibaren günde bir milyon varil artış oldu. İran’ın petrol ihracatı üzerindeki yeni yaptırımlar, küresel talebi etkileyerek, bir ay içinde yüzde 13’lük bir artışla son üç yılın en yüksek seviyelere çıkan fiyatlara yol açtı.

ABD’de akaryakıt fiyatları geçtiğimiz yıl galon başı 2.35 dolar iken geçtiğimiz ay 2.66 dolara çıktı. Şuan ise bir galon akaryakıt 2.81 dolar seviyesine ulaştı.

Artan akaryakıt fiyatları, otomobil satışlarına ve tüketici harcamalarına zarar verdi.

ABD’nin yaptırımları, Amerikan bankaları ve şirketlerinin İran’la iş yapmalarını engelliyor. Yabancı şirketlerin de İran’la ticari ilişkilerini kesmedikleri takdirde ABD bankalarıyla çalışmaları engellenerek Tahran’la iş yapmaları kısıtlanıyor.

Eski İsveç Başbakanı Carl Bildt, ABD’nin yeni yaptırımlarının herhangi bir Amerikan şirketini etkilemeyeceğini ve öncelikle Avrupalı şirketleri hedef alacağını belirtti. Avrupa Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker ise, ABD’nin artık dünyanın diğer bölgeleriyle işbirliği yapmak istemediğini, uluslararası sahnede yerini AB’ye bırakması gerektiğini ifade etti.

Uzmanlara göre, bu yaptırımlardan en büyük zararı ‘Airbus’ ve ‘Boeing’ gibi büyük uçak üreticileri görecek. ABD Hazine Bakanı Steven Mnuchin, İran’ın uçak ve parça satışının yanı sıra ilgili hizmetlerin satışı için mevcut şirketlerin lisanslarının ABD kararından 90 gün sonra iptal edileceğini söyledi. Airbus, Avrupalı bir şirket olmasına rağmen, ABD’nin bir parçası. Çünkü uçaklarında Amerikan yapımı bileşenleri kullanıyor.

Airbus, Aralık 2016’da anlaşmaya varılan toplamda 19 milyar dolar değerinde 100 uçaktan üçünü, İran’ın ulusal havayolu şirketi olan İran Air’e teslim etti. Boeing daha sonra İran Havayolları ve Aseman Havayolları ile 20 milyar dolar değerinde, 110 uçaklık bir anlaşma imzaladığını açıkladı.

Boeing, gelecekteki adımlarıyla ilgili ABD hükümetine danışacağını söylerken, Airbus, yaptığı açıklamada, “Açıklamaları dikkatlice analiz ediyoruz. Sonraki adımlarımız iç politikalarımızla tutarlı, yaptırımlar ve ihracat kontrol yönetmeliklerine tam uyumlu bir şekilde atacağız” ifadelerini kullandı.

Analistlere ve piyasa katılımcılarına göre, 2015 yılında imzalanan anlaşmanın ardından yaptırımların yeniden uygulanma ihtimaline rağmen, şirketler artık tehlikede olabilecek anlaşmalar imzaladı.

Fransız Total Şirketi, Çinli PetroChina ortaklaşa devasa Güney Pars petrol sahasını geliştirmeye yardımcı olmak için 2 milyar dolarlık bir anlaşma imzaladılar. Her iki şirket de anlaşmanın yeni yaptırımlar karşısında çökebileceğinden dair endişeli.

General Electric şirketi geçtiğimiz yıl İran’dan milyonlarca dolarlık talep aldı. Şirket bu taleplerin, benzin istasyonlarında kullanılan makine ve ekipmanların yedek parçaları dahil petrol ve gaz sektöründeki tüm gerekli teçhizatlara yönelik talepler olduğunu açıklandı. Bir açıklama yapan şirket, ABD yasalarındaki değişikliklere uymak için faaliyetlerimizi gerektiği gibi düzenleyeceklerini belirtti. Açıklamada, şirketin faaliyetlerini, ABD hükümeti kuralları, lisansları ve politikaları gereği sınırlandırıldığı kaydedildi.

Alman otomobil şirketi Volkswagen, 2017’de, 17 yıldan bu yana ilk kez İran’da otomobil satacağını açıkladı. Volkwagen tarafından yapılan açıklamada, “Geçtiğimiz yıl itibariyle İran’a otomobil ihraç etmeye başladık. Bu yüzden politik ve ekonomik gelişmeleri yakından takip ediyor ve değerlendiriyoruz. İlke olarak, Volkswagen tüm geçerli ulusal ve uluslararası yasalara ve ihracat yönetmeliklerine uyum sağlamaktadır” ifadeleri yer aldı.

Turizm sektörü de, yaptırımların hafifletilmesinin ardından İran’da ticari ve turistik faaliyetlerden yararlandı. British Airways ve Lufthansa gibi Avrupalı havayolu şirketleri, Tahran’a doğrudan uçuşlara yeniden başladı. Fransız Accor otel işletmecisi 2015 yılında İran’da kapılarını açan ilk uluslararası oteller zinciri oldu. İspanyol Melia oteller zinciri, İran’ın ilk yabancı beş yıldızlı otelini açtı.