Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Ali Abdullah Salih’in Husilere karşı ayaklanma çağrısında bulunduğu son konuşması ortaya çıktı | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

Eski Yemen Cumhurbaşkanı Ali Abdullah Salih’in öldürülmeden önce yaptığı son konuşmasında, Yemen halkına, çocuk, kadın ve yaşlı demeden herkesi öldüren Husilere karşı ayaklanma çağrısında bulunduğu ortaya çıktı.

Yemen Today televizyonunda, Salih’in evinin bombalandığı sırada kaydettiği son konuşması yayınlandı.

Salih, söz konusu ses kaydında Husi milislerin üç yıldan beri Yemenli insanları tasfiye edip mallarına ve makamlarına el koyduğunu dile getirerek, yalınayak girdikleri Sana’da gayrimenkul, arazi, lüks araba ve büyük miktarda para sahibi haline geldiklerini söyledi.

Salih Yemen Today kanalında yayınlanan ses kaydında sözlerine şöyle devam etti;

“Yemen halkını, rejim ve özgürlüğü korumak için Husilere karşı ayaklanmaya çağırıyorum. Ey Ekim Devrimi’nin çocukları! Sizi devrim, özgürlük ve demokrasi ile selamlıyorum. Size, başkent Sana’nın aşırılık yanlısı ve ırkçı grupların barbarca saldırılarına maruz kalmasının ardından yaşanan acı ile sesleniyorum. Bu radikal gruplar bugüne kadar her türlü silah ve teçhizatla başkent Sana’yı kaosa düşürdü. Üç yıl önce, 21 Eylül’de kendilerini kucaklayan başkent Sana’ya bugün terörle döndüler. Şu anda Yemen başkentinde evler bombalanıyor, çocuk, kadın ve yaşlılar öldürülüyor. Salih Üniversitesi’ne, Kongre Partisi liderlerine ve evime sebepsiz yere saldırıldı. Yaptıkları ırkçı saldırılarla boyun eğdirmek istiyorlar. Onlarla kucaklaşmanızın ardından, şafaktan önceki son saldırılarda toplumsal figürlerin ve kongre liderlerinin evlerini bombaladılar. 26 Eylül 1962’de imamlık rejiminin yerini cumhuriyet rejimi aldı. Oysa Husiler tekrar eski rejime dönmek için çabalıyor. İnsanlar, üç yıldır aşırılıktan ve ırkçılıktan muzdarip. Husiler, Yemen halkını tasfiye ederek bütün bakanlıklara ve müesseselere kendi adamlarını yerleştirdi. Bununla birlikte Peygamber soyundan geldiklerini iddia ediyorlar. Bu saldırganlık ve ırkçılık eylemleri, cumhuriyetçi sistemi savunan, demokrasi ve özgürlüğün tesisi için çıkan çatışmalarda kayıplar veren Yemen halkı için kabul edilemez. Ülkeyi birleştirmek ve kapsamlı bir kalkınma yapmak için çalıştık. Onlar ise kalkınmanın önüne geçerek altyapıyı yok ettiler. Bu radikal gruplar Yemenlilerden farklı bir düşünceyi benimsiyorlar. İslam’ı gayrı İslamî bir çehreye büründürüyorlar.”

Öldürülmesinden kısa süre önce Yemen halkını Husilere karşı ayaklanmaya çağıran Salih konuşmasının devamında şu ifadeleri kullandı;
“Ey büyük Yemen halkı! Özgürlük, demokrasi ve Eylül-Ekim devriminin ilkelerini korumak için ayaklanın, ayaklanın, ayaklanın. Büyük Yemen halkı! Husiler, geçen üç yıl zarfında İmam Yahya ve İmam Ahmed’in saltanatından daha fazla zulüm yaptılar. Kurumları yağmaladılar ve kamu hazinesini kendi kasalarına boşalttılar. Zayıf karakterli yöneticilerin vicdanlarını satın aldılar. Devrim’in amacı Yemen halkının üzerinden zulmü ve zorbalığı kaldırmaktı. Fakat Husiler zulmü daha da şiddetlendirdi. 13 bin şehit verdiğimiz altı savaşta Yemen halkını çeşitli zorluklarla karşı karşıya bıraktılar. Onlar Hüseyin Bedreddin el-Huti’nin ve babasının teğmenleri oldular. Şu anda resimleri şehrin her tarafında boy gösteriyor. Bütün şehirler onların resimleri ile kirlendi. Yemen halkı bu durumu kabullenemez. Yemen halkını, bu insanların yönetimini kabul etmemeleri konusunda uyarıyorum.”

Merhum Cumhurbaşkanı Salih konuşmasını şöyle bitirdi;

“Eğer Allah benim için selamet ve uzun takdir ettiyse ben Yemen halkının bir hizmetçisi olarak kalarak otorite arayışına girmeyeceğim. Evimin ve halkımın bombalandığı şu esnada eğer Allah benim hakkımda şehadeti takdir etmişse, alemlerin Rabbi olan Allah’a hamdolsun. Yine Allah’a şükürler olsun ki yabancıların ajanı değilim ve halkın mallarına el uzatmadım. Şu an sahip olduğum mülk ve mallar bazı kardeşlerimin karşılık beklemeksizin hibe ettikleridir. Çünkü onların vizyonu ılımlı bir rejimin ülkeye egemen olmasıydı.” diyerek Yemen halkına bir vasiyet niteliğinde olan son konuşmasını tamamladı.