Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

DEAŞ’lı militanların aileleri, Musul’a istikrarın gelişi önünde büyük engel | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

Salwa Muhammed, mülteci kamplarındaki zor yaşam koşullarına rağmen, kocası ve iki oğlu DEAŞ örgütüne mensup olduğundan dolayı, Musul’un sol tarafındaki 17. mahalleye dönmeyi reddetti. Kendisi, üç kızı ile birlikte şehirde yer alan kamplardan birinde yaşarken, eşi ve oğullarının akıbeti bilinmiyor.

Birçok denemeden ve birkaç saat dolaştıktan sonra, nihayet bir aile bulmayı başardık. DEAŞ militanlarının aileleri, terör örgütünün üç yıldan fazla Musul şehrine karşı işledikleri suçlardan dolayı kendilerinden intikam alınır endişesi ile, ortaya çıkmaktan korkuyorlar.

Salwa, “Kocam, eskiden Baas’çıydı, ona defalarca ayrılmasını tavsiye etmeme rağmen, sözlerimi dinlemedi. DEAŞ, şehrin kontrolünü ele geçirdiğinde eşimle iki oğlumu aldı ve örgüt saflarında silahlandırdı. Örgüt saflarında savaşmaması için onu caydırmaya çalıştım ama beni dövdü ve tehdit etti” dedi.

Salwa, “Şehrin sol tarafındaki operasyonlar başlamadan önce iki oğlumu aldı ve bizi terk etti. Oğullarımın bir çatışma esnasında öldüğünü duydum ama, kocamın akıbeti hala bilinmiyor. Onu bir daha görmek istemiyorum, çünkü geleceğimizi yıktı” dedi.

Örgüt militanlarının ailelerinden yüzlercesi Musul’un sağ tarafından göç ederek, şehrin güney ve doğusundaki kamplara, bazıları da Musul’un sol tarafına yerleştiler. DEAŞ militan grupları, siviller Musul’un sağ taraftan kaçarken onların arasına karışıp kayboldular. Onlar, örgütü ilk kuran, eski Irak rejimi elemanlarına ait sahte kişisel belgelerin yardımıyla ortadan kayboldu. Örgüt, Saddam Hüseyin rejiminden elde edilen ve Baas Partisi döneminde istihbarat operasyonlarını yürütmek için hazırlanan sahte belgeleri muhafaza ediyordu.

Musullular, uyuyan hücreleri ve DEAŞ militanlarının ailelerini, şehrin kurtuluşundan sonra istikrarın sağlanmasını engelleyecek en önemli sorun olarak görüyor. Bu bağlamda, Bağdat’taki yerel yönetim, bu ailelerin kentten çıkarılmasını teklif etti.

Musullu vatandaş Sabah el-Abidi, “DEAŞ, iki kız kardeşimi öldürdü, ben de birkaç defa hapiste işkence gördüm. Güvenlik güçleri bizi kurtardıktan sonra, artık DEAŞ militanlarının ailelerinin kentte özgürce yaşayacağına inanıyoruz. Çocuklarının herhangi bir suç yok, bu yüzden onlardan hakkımızı yasal yollarla almak istiyoruz. Onların şehirden çıkarılması en iyi karar olacaktır” dedi.

Musullu Bahaa el Din Muhammed ise, “Biz ve çocuklarımız açlıktan ölürken, militanların aileleri refah içinde yaşıyordu. Onlar, bize ve kadınlarımıza saldırarak bizi aşağıladı fakat onlarla konuşmak mümkün değildi. Bu yüzden, hükümetin bize adil davranması gerekir. DEAŞ dönemi bitti. Öyleyse, örgüte mensup aileler neden hala aramızda?” dedi.

Musul Bölge Konseyi 20 Haziran’da, ‘DEAŞ militanlarının ailelerinin Musul dışındaki özel kamplarda olması, Musul toplumundan izolasyonlarını sağlayacak. Bu aileler, gelecekte yeniden topluma entegre olabilmeleri için rehabilite edilecek. Rehabilitasyona verdikleri yanıta göre sonuç belirlenecek’ şeklinde kararlar yayınladı. Ama, karar henüz uygulamaya konulmadı ve hala Ninova Eyaleti Konseyi tarafından oylanmayı bekliyor.

Buna karşılık, Ninova eyaleti Güvenlik ve Savunma Konseyi Komitesi Başkan Vekili, Ninova eyaleti yerel yönetim planının, ailelerini tek kampta toplamak olduğunu söyledi. Irak Göç Ve Göçmenler Bakanlığı, bu kampın kurulması için henüz belirli bir yerin tespit edilmediğini fakat, Musul’un kuzeydoğusundaki Başika tarafında bu kampı kurmaya niyetleri olduğunu söyledi. Ama Başika sakinleri, bölgelerindeki mevcut kamplarda şu an zaten çok fazla militan aileleri olduğunu belirterek, bu kampın kurulmasına itiraz ediyor.

Birifkani, Musul savaşındaki zaferi ilan ettikten sonra, şehirdeki uyuyan DEAŞ hücrelerini saptamak için vakit kaybetmeden istihbarat savaşı başlattıklarını, emniyet güçlerinin tarama operasyonlarının sürdüğünü ve kurtarılmış alanların mayınlardan temizlendiğini açıkladı.