Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

‘Denenmiş denenmez’ deyimi Irak’ta tartışma yarattı | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

Irak’taki siyasi, toplumsal ve dini çevreler, Necef’teki otorite temsilcisinin geçen Cuma hutbesinde kullandığı ‘denenmiş denenmez’ söylemiyle meşgul durumda. Söz konusu söylem, kendilerinin hedef alınmadığını düşünen Şii aktörleri ve koalisyonları endişeye sevk ederken, yeni adaylar bunu kabullendi. Seçim için bu deyimden faydalanamaya başladılar.

Necef otoritesi temsilcileri, bununla da yetinmeyerek tartışmalara yol açan bu deyimi kullanarak seçmenleri, isimleri kötü yönetim ve yolsuzluğa karışan şahıslara ve bloklara oy vermemeleri konusunda uyardı. Ayrıca ilgili otoritenin temsilcisi son konuşmalarından birinde, içerisinde iyi bir şekilde tanınan bir aday dahi bulunsa ‘kabul edilmeyen’ bir koalisyona oy vermeme çağrısında bulundu. Hatta bloğu, kabul görmüş dahi olsa kabul edilmeyen kişiye oy vermemeye çağırdı.

Necef otoritesinin belirli bir koalisyon ya da şahsı hedef göstermeden yolsuzlukla suçlayarak oy verilmemesini talep etmesi, geçen hafta otoritenin temsilcisinin işarette bulunduğu kişi ve bloklar hakkında tartışmayı alevlendirdi. Siyasi koalisyonlar kastedilen taraf konusunda birbirlerini suçladı.

Necef otoritesi temsilcisinin sözlerinin daha çok eski Başbakan Nuri el- Maliki ve Hukuk Devleti İttifakı’nı hedef aldığı düşünülüyor. Maliki’nin 2006-2014 yılları arasında üst üste iki dönem başbakanlık yapmış olması ve söz konusu dönemde ülkedeki yolsuzlukların ve kötü yönetimin sonucunda DEAŞ’ın ülkede geniş çaplı hakimiyet kurması göz önünde bulundurulduğunda okların o yönü gösterdiği ifade ediliyor.

Bu düşünce Maliki’yi ne kendisi ne de koalisyonu için söylenmeyen söz konusu ifadelere yanıt vermeye itti. Maliki dün Lübnan Hizbullah’ına yakınlığıyla bilinen Al Mayadeen kanalına verdiği demeçte u ifadeleri kullandı:

“Denenmiş denenmez deyimi İmam Ali’nin yaptığı bir konuşmadan sadır olmuş tarihi bir ibaredir. Bununla kastedilen de gayet açıktır. İmam Ali’nin içeriğinde deneyip başarılı olanlarla çalışmayı tavsiye ettiği başka konuşmaları da var.”

Maliki, açıklamalarının devamında söz konusu deyimin siyasi blok ve partilerin icraatları nedeniyle kullanıldığını, aralarından bazılarının diğerlerini suçlamak istediğini belirtti. Eski Başbakan, “Bu söz ne benim ne de Hukuk Devleti İttifakı için söylendi. Belki de ismini zikretmek istemediğim başka biri için söylenmiştir. Çünkü söz konusu kişinin adı önceki aşamada olduğu gibi şimdi yeniden sunuluyor” ifadelerini kullandı.

Belki de ironi, ‘denenmiş denenmez’ ifadesini savunan argümanların çoğunlukla Hukuk Devleti İttifakı’ndan kaynaklanmasında. İttifak’ın üyesi Muvaffak er- Rebii, ifadenin eli kamu malına uzanan kötü tecrübeleri kastettiğini ancak deneyip başarılı olan ve yolsuzluğa bulaşmayan kişiler için de geçerli olmadığını ifade etti.

Buna karşılık yeni adaylar, otorite temsilcisinin söylemlerini destekleyerek bu deyim gereği davranıp eski yüzleri uzaklaştırmaya çağırdı. Ayrıca gelecek ay gerçekleştirilecek seçimlerde de bu kişilerden birinin tanıtım afişinde her ne kadar ‘ilk kez aday oluyor’ ibaresi yer alsa da söz konusu kişilere oy verilmemesi çağrısında bulunuldu.
Necef otoritesinin talimatlarına bağlı kalınması gerektiğini savunanlar arasında Mukteda es-Sadr öne çıkıyor. Sadr, muhtemelen Bağdat’taki bir numaralı eski vekili Macide et-Temimi hariç eski yüzlerin desteklediği Sairun Koalisyonu’ndaki boşluğa dayanıyor.

Sadr dün ‘denenmiş denenmez’ deyimi ile ilgili bir soruyu, “Bu, uygulanması gereken bir deyim. Otoritenin sözü yolsuzluğunun üstündedir. Irak halkı hala otoritenin sesini duymayı seviyor” diye yanıtladı.

Hukuk Devleti İttifakı’na ve bir dizi eski yüzleri aday çıkaran Şii güçlere yakın bir kaynak, bazı Şii güçlerin Necef otoritesinin talimatlarının yalnızca Şii takipçileri üzerinde etkili olacağını düşünmeleri nedeniyle endişeli olduğunu belirtti. Kaynak, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Şii güçler, otoritenin söylemlerinin Şii seçmenleri oy kullanmaktan alıkoymasından ve bu nedenle parlamentodaki koltuk sayılarının azalarak diğer oluşumlara karşı güç kaybetmekten endişe ediyor. Şiiler, bu söylemler nedeniyle başbakanlığı kaybetmekten korkuyorlar.”