Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Doğu Akdeniz’de doğalgaz gerginliği | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

Türkiye, Doğu Akdeniz’de petrol ve doğalgaz araması faaliyetleri konusundaki anlaşmazlığı arttıracak bir adım attı. Türk Donanması, kısa süre önce Kıbrıs sularında keşfedilen doğalgazı araştırmak üzere yola çıkan İtalyan şirket ENI’ye ait bir sondaj gemisini durdurdu. Ayrıca, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs’ın haklarını korumak için gereken hiçbir adımı atmaktan çekinmeyeceği konusundaki kararlılığını tekrarladı.

Kıbrıs medyasında yer alan haberlerde, Türk savaş gemilerinin bölgede tatbikatlar yaptığı ve geçtiğimiz cuma günü İtalyan şirkete ait Saipem 12000 sondaj gemisinin çalışmasını engellediği belirtildi.

Şirket Sözcüsü, Associated Press’e (AP) yaptığı açıklamada, Türk askerlerinin gemi mürettebatı ile iletişime geçerek, daha fazla ilerlemeleri gerektiği, çünkü bölgede askeri tatbikatların yapıldığı bilgisini verdikleri belirtti.

Şirket talimat bekliyor

Güney Kıbrıs Dışişleri Bakanı Yoannis Kasulidis yaptığı açıklamada, gemi mürettebatının Roma’daki şirket yönetiminin talimatlarını beklediğine işaret ederek, geminin doğalgazın bulunduğu bölgeye doğru sürdürdüğü ilerleyişini durdurmak zorunda kaldığını belirtti. Kasulidis, ülkesinin geminin durumuyla ilgili şirket ve İtalya hükümeti ile yoğun temas içinde olduğunu sözlerine ekledi. İtalyan şirketinin sözcüsü tarafından yapılan açıklamada, durumla ilgili gelişmeler yaşanana kadar geminin bulunduğu yerde kalacağı aktarıldı.

“ENI petrol şirketi ile sürekli temas halindeyiz”

Güney Kıbrıs Rum Kesimi hükümetinden doğalgaz arama lisansı alan İtalyan şirkete ait Saipem 12000 adlı sondaj gemisi, Kıbrıs adasının güneydoğusundaki 3’üncü parselde bulunan ‘Supya’ hedefine doğru yola çıkmıştı. İtalya hükümeti ve İtalyan ENI petrol şirketi ile sürekli temas halinde olan Güney Kıbrıs hükümeti, kışkırtıcı olarak nitelediği Güney Kıbrıs’ın münhasır ekonomik bölgesindeki Türkiye’nin yeni tatbikatları ile ilgili sorunun, Roma tarafından çözüleceğine inanıyor. Ayrıca, Güney Kıbrıs hükümeti durumu Avrupa Birliği (AB) ve ABD’ye bildirdi.

ENI şirketi geçtiğimiz perşembe günü yaptığı açıklamada, Kıbrıs sularında, 6’ncı parseldeki denizin 2 bin 74 metre derinliğinde açılan ‘Kalipso 1’ kuyusunda doğalgaz bulunduğunu duyurdu. Türkiye, Kıbrıs’ın kuzeyindeki veya ‘Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ (KKTC) olarak adlandırdığı bölgedeki Türklerin ve Türkiye’nin haklarını korumak için atılması gereken her türlü adımı atmaktan geri durmayacağını açıkladı.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı’ndan, dün yapılan açıklamada, Türkiye’nin KKTC’ne tam destek verdiği belirtildi. Dışişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan açıklamada Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nin Doğu Akdeniz’deki petrol ve doğalgaz aramaya yönelik tek taraflı faaliyetlerine benzer adımların atılmasından çekinilmeyeceği kaydedildi.

“Adanın kaynakları tek taraflı kullanılamaz”

Açıklamada, Kıbrıs Rum Kesimi’ne adanın kaynaklarını kullanmak üzere tek taraflı olarak çalıştığı ve Kıbrıs Türklerinin haklarının ihlal ettiği suçlamasında bulunularak, bu kaynakları kendi münhasır hakkı olarak görmesinin ‘kabul edilebilir olmadığı’ belirtildi.

Dışişleri Bakanlığı açıklamasında, “Doğu Akdeniz’deki haklarımızı ve Kuzey Kıbrıs Cumhuriyeti’nin haklarını korumak için KKTC’nin yanında olacağız. Bu konuda gerekli tüm adımları atmak üzere birlikte çalışacağız” ifadeleri yer aldı.

“Mukabil adımlar atmaktan kaçınmayacağız”

KKTC Dışişleri Bakanlığı’ndan Pazar günü yapılan açıklamada, “Güney Kıbrıs Rum yönetiminin tek taraflı olarak ilan ettiği ‘Münhasır Ekonomik Bölge’de’ İtalyan enerji şirketi ENI’nin doğalgaz arama faaliyetlerini bölgeye kaydırmakta olduğunun gözlenmiştir. Bizim açımızdan kabul edilmez olan bu hareket, tüm uyarılarımıza rağmen Kıbrıs Rum liderliğinin bölgedeki tansiyonu artırmakta ısrarcı olduğunu göstermektedir” ifadeleri yer aldı. Açıklamada, “Kıbrıs Rum kesimi, Doğu Akdeniz’deki doğal zenginlikler üzerindeki haklarımızı yok sayan bu türden tek yanlı adımlar atmaya devam ettiği ve iş birliği yapmaya yanaşmadığı sürece, Kıbrıs Türk halkının haklarını korumak için KKTC olarak Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte mukabil adımlar atmaktan kaçınmayacağız” denildi.

Petrol arama kararı

Güney Kıbrıs hükümeti, geçtiğimiz yıl, Türkiye’yi kızdıran bir adım atarak, münhasır ekonomik bölgesinde petrol ve doğalgaz gibi kaynakların aranması için uluslararası arama lisansı verilmek üzere yeni bir ihale duyurmuştu. Kıbrıs Rum Kesimi’nin, kendisini adanın doğal kaynaklarının tek sahibi olduğu iddia etmesi, Kıbrıs Türklerinin adanın doğal kaynaklarının gerçek sahibi olduklarını vurgulayan Türkiye’nin öfkelenmesine sebep oldu. Rum Kesimi’nin Doğu Akdeniz’deki keşif çalışmalarının askıya almaması halinde, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Güney Kıbrıs Rum Kesimi olarak bölünen adadaki krizin çözümünün baltalanacağına dikkat çekildi.

Kıbrıs sorunu

Akdeniz’de bir ada olan Kıbrıs, 1974 yılından bu yana, sadece Ankara tarafından tanınan ‘Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ ve uluslararası kabul görmüş ve AB üyesi olan ‘Güney Kıbrıs Rum Kesimi’ olarak ikiye bölünmüş durumda.

BM Temsilcisi yeniden görüşmelere başlayacak

Rum Kesimi Cumhurbaşkanı Nikos Anastasiadis, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Elizabeth Spehar ile önümüzdeki hafta, Kıbrıs’ın yeniden birleşmesi ile ilgili müzakereleri sürdürme umutlarını değerlendirmek üzere bir araya geleceklerini belirtti. Görüşmede Kıbrıs’ın yeniden bir araya gelmesi için temelde anlaşmaya varılan müzakerelere yönelik beklentilerin olup olmadığının tartışılacağını aktardı.

Mısır’ın egemenliğini baltalamama’ uyarısı

Ankara, Mısır ile Güney Kıbrıs arasında 2013’te yapılan deniz sınırını belirleme anlaşmasını kabul etmeyerek, geçtiğimiz hafta Doğu Akdeniz’de petrol ve gaz sondajı yapmayı planladığını açıklamış ve Mısır’ın tepkisini çekmişti. Kahire, Türkiye’yi ‘Doğu Akdeniz’deki münhasır ekonomik bölgesi üzerinde Mısır’ın egemenliğini baltalamama’ uyarısı yaptı.

“Anlaşmanın geçerliliğini hiç kimse tartışmaya açamaz”

Mısır Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ahmed Ebu Zeyd, geçtiğimiz pazartesi günü Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Mısır ve Kıbrıs Rum Kesimi arasında 2013 yılında imzalanan münhasır ekonomik bölgelerin belirlenmesi ve doğal kaynaklardan faydalanılmasına ilişkin açıklamalarına cevap verdi. Ahmed Ebu Zeyd, “Söz konusu anlaşmanın geçerliliğini hiç kimse tartışmaya açamaz. Zira anlaşma, uluslararası hukuk normlarına uygun ve BM’ye teslim edildi” ifadelerini kullandı. Mısır’ın bu bölgedeki meşru haklarını taciz etmeye veya bu haklar üzerinde şüphe oluşturmaya yönelik her türlü girişimden uzak durulması yönünde uyarıda bulunan Zeyd, bu tür girişimlerin önleneceğini vurguladı.

“Anlaşmanın yasal statüsü yok”

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Yunan Kathimerini gazetesine verdiği demeçte, Türkiye’nin yakın gelecekte Doğu Akdeniz’de petrol ve doğalgaz arama çalışmalarını başlatmayı planladığını ve bu kaynakların araştırılıp incelenmesinin, Türkiye’nin egemen bir hakkı olduğunu belirtmişti. Çavuşoğlu ayrıca, Mısır ile Kıbrıs Rum kesimi arasındaki anlaşmanın, ‘yasal bir statüsünün olmadığını’ aktarmıştı. Mısır ve Güney Kıbrıs arasındaki anlaşmanın ‘Türkiye’nin kıta sahanlığını ihlal ettiği’ gerekçesiyle iptal edilmesi için başvuru yaptıklarını belirten Çavuşoğlu, Kıbrıs Rumlarının adadaki krize kalıcı bir çözüm bulunmadığı takdirde, adada petrol ve doğalgaz aramalarının yasadışı olduğunu Türkiye ve Kıbrıs Türklerinin defalarca vurguladığının altını çizerek, Türkiye’nin kendi kıta sahanlığında ve bununla örtüşen deniz bölgelerinde hiçbir yasa dışı bilimsel araştırma veya hidrokarbon araştırmasına izin vermeyeceği uyarısında bulunmuştu.

Yeraltı kaynakları Akdeniz’de gerginliği artırdı

Doğu Akdeniz’deki deniz sınırlarının sınırlandırılması konusu, bölgede büyük miktarda petrol ve doğalgaz rezervleri bulunması ihtimalinden dolayı birden fazla eksende gerginliğe sebep oldu. Lübnan ve İsrail geçtiğimiz günlerde Lübnan’ın yatırıma sunduğu bölgelerle ilgili olarak sert açıklamalarda bulunmuşlardı.