Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Dönel kavşaktaki durulma ve uzlaşma | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

Hangisi diğerini önceler: Durulma mı uzlaşma mı?

Bu, Gazze meselesiyle başa çıkmaya çalışan tüm taraflar arasındaki tartışmanın konusudur. Sonuçsuzluğu ve faydasızlığı bakımından da hangisinin hangisini öncelediğine dair şu ezeli tartışmadaki duruma benziyor: Tavuk mu yumurtadan çıkar, yumurta mı tavuktan?

Gazze denklemini oluşturan dört taraf; Fetih, Hamas, İsrail ve Mısır, halen konunun özüne inmeksizin kapı önlerinde dolanıp duruyorlar. Mısır tarafından benimsenen bilindik çıkış, önceliği uzlaşmaya vermekle birlikte iki paralel çizgide yol almakta. Hedef ise İsrail ile imzalanması muhtemel herhangi bir anlaşma için tam anlamıyla ulusal meşru bir hükümetin oluşturulması.

Fetih de aynı tutumu benimsiyor. Ancak analizci rolü ile yetindiği şüphesini kendisinden uzaklaştıracak birtakım ön koşulları var. Ya da sadece Hamas’ın ‘Onun bu konuda ne dişi ne erkek devesi’ var dediği durum için meşru bir kılıf elde etme niyetinde.
Hamas, Gazze’ye yakalarından yapışmış. Durulma ve kalkınma dosyasını açan savaşın da sahibi. O, ‘ateşi çıkaran söndürür’ mantığıyla bu meselede en güçlü el olduğuna inanıyor.

İsrail’e gelince; o da kendisini herkese dayatarak olayı kafasında bu meselede eli en üstte kalacak şekilde bitirmiş. Nitekim bir savaş çizelgesi ile ateşkesi aynı anda masaya koydu.

Acımasız savaş için her zaman durum elverişlidir. Tek çekince, görevi yerine getirmek için bombardımanın tek başına yeterli olduğu sürece yürütülecek kapsamlı bir kara savaşıdır.

Bu süreçte kavramsal karşılığı sakinlik olan bir durum ortaya çıktı. Bu, Hamas’la bile olsa İsrail’i utandıracak belgeli anlaşmalara ihtiyaç duymaz. Aksine gerekli askerî adımlar atılsın diye işi meydana döker. Bu çerçevede Mısır kanalı, kâh gerilimi durdurarak kâh geçici olmak üzere karşılıklı sakinlik durumunu dayatarak bu konudaki etkinliğini kanıtladı. Bununla birlikte bu formül, daimi anlaşmaların kurulması veya siyasi herhangi bir düzlemde siyasi faydaların elde edilmesinde iş görmez.

Filistin boyutunda Gazze’nin sorunu geçen 11 yıl boyunca bir çözüm bulamamış olmasıdır. Bu da bu topraklar üzerinde bir güç dengesinin olmamasından kaynaklanıyor. Bu konuda dengeli bir çözüm ihtimalini mantıken imkânsız kılan şey Hamas’ın Gazze Şeridi üzerindeki tartışmasız egemenliği ve Fetih ile diğer grupları Hamas’ın planlarında, programlarında ve iktidar alanlarında etkisiz kılarak zor gücünü korumasıdır.

Ramallah’taki yönetime gelince; Gazze meselesinde görece etkili iki şeye sahip: Para ve meşruiyet. Ancak bu ikisi de şimdiye kadar Gazze’de Hamas’ı düşürecek ya da elini zayıflatacak siyasi bir çözüm üretiminde başarılı olamadı. Bu da uzlaşma işini daha da çetrefilli hale getirdi ve arabulucu rolüne bir tarafı kayırma şüphesi bulaşmasın diye ihtiyatlı hareket eden Mısırlıların işini zorlaştırdı.

Ramallah’ın meşruiyet denklemi yorgun düşmüş ve Hamas, kendisi için pek çok etkiyi çekebilecek Mısır’ı Gazze üzerinden yakalamıştır. Güvenlik hakkında konuşulacak olsa coğrafya, Gazze’yi Mısır’ın öncelikler listesinde başa yerleştirir. İnsanî bir felâket seviyesine varan sıkıntılar hakkında konuşulacak olsa Mısır, Gazze’nin dış dünyaya açılan tek kapısına sahip ve bu konu ile bir başkasından çok daha fazla ilgili görünüyor. Meşruiyete bağlı kalmak hakkında konuşulacak olsa Mısır, Abbas ve Filistin Kurtuluş Örgütü’nün meşru hükümeti ile birlikte Gazze’deki mevcut durumla başa çıkmaya çalışıyor. Bir yandan da mevcut durumun Hamas’ın Fetih ile olan uzun soluklu mücadelesinde nasıl kullanacağını bildiği paralel bir meşruiyet sağladığı suçlamasından da kaçınmaya çabalıyor.

Birkaç gün sonra Kahire’de müzakere ve tartışma trafiği başlayacak. Müzakereciler, on bir yıldır çıkamadıkları girdaba yine girecekler. İlk sonbahar durağı da uzlaşma katarının, başladığı yerde biten dönel kavşakta geçtiği duraklardan biri olacak.