Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Erdoğan, İdlib dosyasını görüşmek üzere Putin’le bir araya gelecek | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

Türkiye, Rusya, Fransa ve Almanya’nın temsilcileri, dün, İdlib’deki gelişmeleri görüşmek üzere İstanbul’da bir araya geldi. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Pazartesi günü Rus mevkidaşı Vladimir Putin’le, başta İdlib dosyası olmak üzere Suriye meselesini görüşmek üzere bir araya geleceğini açıkladı.

Dün, Pakistanlı mevkidaşı Şah Mahmud Kureyşi ile düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Çavuşoğlu, Türkiye’nin, başta İdlib olmak üzere genel olarak Suriye hakkında en net politikayı sürdürdüğünü belirtti. Söz konusu politikanın, Suriye’de barışın tesisi ve siyasi bir çözümün gerçekleştirilmesi olduğunu ifade eden Çavuşoğlu, Türkiye’nin, İdlib’deki saldırıları durdurmak için çeşitli seviyelerde güçlü çabalar gösterdiğini ve farklı makamlarla konu hakkında görüşmelerde bulunduğunu kaydetti.

Çavuşoğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

“Terör örgütlerine karşı mücadelede hep birlikte çalışmaya hazırız. Ancak terör örgütleri ile mücadele kisvesi altında, ayrım gözetmeden, sivilleri, kadınları ve çocukları öldürmek insani ve doğru değildir. Barış ve güvenliği bu şekilde sağlayamayız. Pazartesi günü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Putin’le bir başka toplantı yapacak. BM’deki çabalarımızı sürdüreceğiz.”

Türkiye, Rusya, Almanya ve Fransa temsilcilerinin görüşmesi

Bu arada dört ülkenin liderleri arasında daha sonra gerçekleştirilecek zirveye hazırlık olarak Türkiye, Rusya, Almanya ve Fransa temsilcileri arasında İstanbul’da dün öğleden sonra üst düzey bir toplantı gerçekleştirildi. Toplantıda, Suriye başta olmak üzere pek çok konu masaya yatırıldı.

Türk heyetine Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Alman heyete ise Almanya Başbakanı Angela Merkel’in Ulusal Güvenlik Danışmanı Jan Hecker başkanlık ederken, Fransa’yı Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Diplomasi Başdanışmanı Philippe Etienne, Rus heyeti ise Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Başdanışmanı Yuri Ushakov temsil etti.

Suriye konulu dörtlü zirveye hazırlık toplantısında, terör krizi, İdlib’deki gerilimi azaltma alanlarındaki gelişmeler, Suriye dosyası ve bölgedeki sorunlar ele alındı.

Kalın: İdlib’de çözüm askeri değil siyasi olmalı

Kalın, önceki gün yaptığı açıklamada, “Önümüzdeki günlerde tüm taraflardan İdlib dosyasının önündeki engelleri kaldıran siyasi bir çözüme katkıda bulunmalarını bekliyoruz” demişti.

Öte yandan İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Moskova ve Tahran’a yönelik çağrılarına vurgu yapmış ve “İdlib’e yönelik herhangi bir saldırı, sadece insani bir trajediye sebep olmakla kalmayacak, bu durumun çok ciddi siyasi ve diplomatik sonuçları da olacaktır” ifadelerini kullanmıştı.

Dün yaptığı konuşmada da, Türkiye’nin çabalarının, İdlib’e yönelik saldırıyı durdurmak için yeterli olmayacağını vurgulayan Kalın, “Küresel kamuoyu, bu konudaki sorumluluklarını yerine getirmelidir. İdlib’e yönelik saldırı, her şeyden önce, şu ana kadar devam eden siyasi süreçleri dinamitleyecek, ciddi bir güven bunalımına yol açacak ve ayrıca yüz binlerce kişiyi Türkiye’ye sürükleyecektir. Zaten milyonlarca mülteciyi Türkiye’de barındırdığımız dönemde yeni bir göç dalgasının Türkiye’ye dönük gerçekleşmesi, başka komplikasyonları ortaya çıkaracaktır. Buradan Avrupa’ya ve başka yerlere de sıçrayacaktır” açıklamasında bulundu.

Sözcü Kalın, “Felaketi önlemeye dönük ne tür adımlar atabiliriz, bunları değerlendirme imkanımız oldu. Herkesin ortak kanaati çözümün askeri değil siyasi olması. Birleşmiş Milletler çatısı altında devam eden Cenevre sürecinin desteklenmesi, Astana platformunun desteklenmesi ve devam eden başka inisiyatifler var bunların da Cenevre sürecine tanzim edilmesi konusunda genel fikir birliği oluştu” dedi.

Öte yandan Kalın, zaman zaman Batılı ülkeler tarafından dillendirilen “Esed rejimi İdlib’de kimyasal silah kullanırsa müdahalede bulunuruz” şeklindeki açıklamaların, yetersiz ve tutarsız olduğu değerlendirmesinde bulunmuştu.

Bu arada muhaliflerin son kalesi olan Suriye’nin kuzeybatısındaki İdlib’e yönelik, aralarında Rusya’nın da bulunduğu rejim destekçilerinin saldırı hazırlıkları yaptıklarına dair gelen haberler, endişeleri artırdı. Rejimin olası bir operasyonu, Türkiye sınırına doğru büyük bir göç dalgasına yol açabilir.

Genelkurmay Başkanı Yaşar Güler, Gaziantep ve Hatay sınır bölgelerinde bulunan askeri birlikleri teftiş etti. Türk Genelkurmay Başkanlığı tarafından cuma günü yapılan açıklamada, Kara Kuvvetleri Komutanı Ümit Dündar’ın Güler’e eşlik ettiği bildirildi.

Aynı zamanda, Türk birlikleri, dün Suriye’nin kuzeyindeki Menbiç kenti ile Fırat Kalkanı arasındaki sınır boyunca devriye gezdi. Genelkurmay Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, 45. Devriyenin, Amerikan kuvvetleriyle koordineli şekilde gerçekleştirildiği kaydedildi.

Genelkurmay Başkanlığı tarafından 18 Haziran’da yapılan açıklamada, iki ordu askerlerinin, Menbiç ile Fırat Kalkanı arasındaki sınır boyunca ayrı ayrı devriyelere başladıkları duyurulmuştu. Bu durum, Ankara ve Washington’ın 4 Haziran’da Menbiç hususunda görüş birliğine ulaştıkları “yol haritası” kapsamında gerçekleşti. Yol haritası ayrıca, YPG’nin bölgeden çıkarılmasını ve bölgede güvenlik ve istikrarın sağlanmasını da içeriyordu.

Çavuşoğlu: Washington için gerçek müttefikinin kim olduğuna karar verme zamanı

Öte yandan, Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Washington’ın bölgedeki gerçek müttefikinin kim olduğuna karar vermesinin zamanının geldiğini söylemiş ve YPG’nin, Türkiye sınırları yakınlarında faaliyetlerde bulunmasına izin vermesini eleştirmişti. Çavuşoğlu ayrıca, önceki akşam, New York Times’ın yayınladığı 9 Eylül tarihli bir rapora hak verdiğini belirterek, cevaben gazetenin “Editöre Mektup” bölümüne, “New York Times raporunun, Suriye’deki muhalefetin son kalelerinde Esed rejimi tarafından yürütülen kanlı sürecin vurgulanması bakımdan isabetli olduğunu” belirten bir yazı yazmıştı.

Bir BM yetkilisinin, İdlib’de gerçekleştirilecek olası operasyonun, 21. yüzyıldaki en büyük kayıplara neden olacağı uyarısına da atıfta bulunan Çavuşoğlu, binlerce insanın gidecek hiçbir yerleri olmadığını belirtti.

Ancak Bakan Çavuşoğlu, New York Times raporunun, saldırıları gerçekleştiren Esed’in müttefiklerinin, ABD’den destek alması gibi korkunç bir gelişmeye değinmediğine işaret etti. Suriye’de aktif olan Kürt birimlerinin temin ettikleri silahlara ve aldıkları yardımlara ilişkin rapora atıfta bulunan Çavuşoğlu, bu durumun ABD vatandaşlarının vergilerinden sağlandığını vurguladı.

Çavuşoğlu, raporlarda ayrıca, “Temmuz ayında varılan bir anlaşma uyarınca, Esed’in İdlib’in kontrolünü yeniden kazanmasına yardımcı olmak için Suriye rejimiyle ittifak kurduğunun ve asker gönderildiğinin” kaydedildiğini belirtti.