Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Erdoğan’ın müfredat değişiklikleri Türkiye’de tartışmalara sebep oluyor | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

TBMM, Türkiye’de her yıl 24 Kasım’da kutlanan Öğretmenler Günü için Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan bir reklam filminde, modern Türkiye’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk veya ona ait herhangi bir ibarenin yer almaması sebebiyle, ana muhalefet partisi CHP ile iktidar partisi AK Parti arasında yaşanan şiddetli tartışmalara sahne oldu.

Toplumda öğretmenin değerine dikkat çekmek için televizyon kanallarında gösterilmek üzere kamu spotu olarak hazırlanan reklam filmi, 40 yıl öğretmenlik yapmış bir öğretmenin emekli olmadan önceki son gününde ders için sınıfa girdiğinde meslek hayatı boyunca okuttuğu öğrencilerinin karşısında bulması ile yaşadığı sevinç ve hüzün duygularını yansıtan bir fikir üzerine inşa edilmiş.

TBMM’de yaşanan tartışmada, Ak Partili milletvekilleri, filmin, bir öğretmenin onurlandırılması fikrine dayandığını vurgulayarak, diğer konulara değinmediğini savunurken, Osmanlı Devleti’nin sona ermesinin ardından Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Mustafa Kemal Atatürk’ün kurucusu olduğu ve Türkiye’deki laik kesimin temsilcisi olan CHP ise, aslında müfredatta yapılan değişikliklerle Atatürk’ün ders kitaplarında daha az yer almasının yanı sıra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Osmanlıcanın müfredata eklenmesi sebebiyle Atatürk ilke ve inkılâplarının müfredattan çıkarılarak yerine cihat fikrinin inşa edileceği bir eğitim sistemi getirileceğinden duyduğu endişelerin bir tezahürü olarak bu reklam filme tepki gösteriyor.

Erdoğan’ın ve hükümetin cumhuriyetin dayandığı ilkelerde herhangi bir gerileme yapılmadığına dair iddialarına rağmen bu değişiklikler, Türkiye’deki laik kesim arasında Atatürk’ün mirası olan cumhuriyette dönüşümler yaşandığı konusunda büyük korkulara neden oldu. Ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan 10 Kasım’daki Atatürk’ün ölüm yıldönümü sonrasında, bu kez de perşembe günü katıldığı Milli Savunma Üniversitesi mezuniyet törenindeki konuşmasında Atatürk’ü andı.

Geniş kapsamlı değişiklikler

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, ilköğretimde yapılan geniş müfredat değişikliklerine yönelik bu yılın başlarında, ‘Öğrencinin çalışma hayatında gerekli olmayan konuları’ çıkartılması olarak isimlendirdiği birçok konunun müfredattan atılarak hafifletilen yeni müfredatı açıkladı. Yeni müfredatta öğrencilere verilen bilgi miktarına değil, eğitimin kalitesine odaklanılacağına dikkat çekti.

Yeni müfredatta, eğitimin ilk evrelerinde öğretilen Atatürk’ün hayatına ait konuların bir bölümü azaltıldı. Yıllar önce böyle bir adımın atılması düşünülemezdi bile. Ancak Ak Parti taraftarları, Atatürk’ün kutsallığını sona erdirmek için bu adımın atılmasının gerekli olduğunu düşünüyorlar.

Öte yandan Atatürkçüler, bu adımı, Erdoğan ve partisinin Türkiye’deki laik rejime karşı yürütülen kampanyanın bir parçası olarak gördüler ve bu hareketi reddettiklerini açıkladılar. Türkiye’de aynı zamanda seküler sistemin hayatta kalmasını ve Atatürk ilkelerinin korunmasını savunanlar üzerinde baskılar söz konusu.

Eğitim yılı başlangıcında, öğretmenler ve öğrenciler kendi aralarında, taraftar ve muhalif olmak üzere iki gruba ayrılmalarının yanı sıra değişiklikler adım adım gerçekleştirildi. İslamcı ve laik camia arasında yaşanan uzun tartışmaların ardından ilk değişiklikler olarak, ilköğretimdeki Atatürk tarihi ile ilgili bölümde konular azaltılırken, ortaokul müfredatında İngiliz Charles Darwin tarafından geliştirilen ‘Evrim Teorisi’ ile ilgili konu kaldırıldı.

Milli Eğitim Bakanı Yılmaz, evrim teorisinin kaldırılmasına karşı çıkanlara cevap olarak, Darwin’in teorisinin bilim dışı bir teori olduğunu kastederek, bakanlığın, bilimsel ve gerçek olan her şeye bağlı olduğunu söyledi.

Milli Eğitim Bakanlığı ayrıca, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinde de müfredat değişikliğine gitti. Muhalif kanattan Cumhuriyet Gazetesi, Ahlak ve kamu erdemlerinden bahseden pek çok konunun daha çok İslami kurallar içerdiğini ve “Allah için Cihat” konsepti içerdiğini bunun yanı sıra yedinci sınıf müfredatında şehitliğe vurgu yapıldığını iddia etti.

Yeni müfredata, I. Dünya Savaşı sırasında Irak cephesinde Osmanlı ve İngiliz orduları arasında gerçekleşen, İngiliz ordusunun uzun kuşatmasının ardından Osmanlı İmparatorluğunun kazandığı ‘Kut’ul-Amare Savaşı’ zaferi ders olarak eklendi. İngiltere’nin baskısıyla onlarca yıl unutturulan zafer, okullarda kutlanmaya yapılmaya başlandı.

Ayrıca yeni müfredatta, 15 Temmuz 2016’da Türkiye’de gerçekleşen başarısız darbe girişimi ‘demokrasi savunması’ olarak yer alıyor.

İlk işaret

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, müfredat değişikliğinin ilk işaretini, İstanbul’daki İbn Haldun Üniversitesi’nin açılış töreninde verdi. İslami haklarını kullanarak sakal bırakan veya başörtüsü takan öğrencilerin dış görünüşleri sebebiyle okullardan atıldığı günlerden bahsederek, Osmanlı tarihi köklerinden başlayan bir medeniyetle yeni açılan modern üniversitelerin üstlendiği rolü takdir etti.

“Geçmiş olmayan bir ulusun geleceği olamaz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu medeniyetten rahatsızlık duyanlar olduğunu biliyoruz. Birçoğu düşüncelerini ve tarihlerini bulandırmaya çalışıyor” ifadelerini kullandı. Okullarda öğretilen tarihten memnun olmadığını belirten Erdoğan, “Maalesef yıllarca resmi tarihimizi İngilizlerin isteklerine göre şekillendirdik ve tarih müfredatında büyük eksiklikler var” dedi.

Erdoğan konuşmasında, üniversitelere ve eğitim kurumlarına, müfredatlarında, Avrupa kültüre olan bağımlılıktan kurtularak, İslam medeniyet kültürünün benimsemesi, Batılı fikirleri ithal etmek yerine ülkenin tarihine ve mirasına uygun öğretilerin verilmesi çağrısında bulundu. Erdoğan, ‘ülke tarihine ve onuruna yakışır kitap ve müfredat geliştirmeye’ yönelik, ülkedeki müfredatta değişiklik yapılması niyetinde olduğunu duyurdu.

Milli Eğitim Bakanlığı ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu çağrısına, devlet okullarında birinci sınıftan itibaren İngilizce ve beşinci sınıftan itibaren Arapça, İspanyolca, Almanca ve Rusça gibi diğer Avrupa dilleri dahil olmak üzere yabancı dil eğitimini birinci öncelik olarak tercihin öğretmeye başlayarak yanıt verdi.

Derin Çatlaklar

Talim Terbiye Kurulu Başkanı Alpaslan Durmuş, müfredatta yapılan değişikliklerle ilgili olarak yaptığı açıklamada, “Avrupa’nın bakış açısı ile yazılmış tarih konularını elden geçiriyoruz. Ulusal değerimizin ön plana çıkması için, İbn Sina ve İbn Haldun gibi büyük Türk ve İslam bilim insanları ve düşünürlerini müfredata ekledik” dedi.
Dernek ve sendikalar eğitim modernizasyonu ve müfredat değişikliği konusunda destek olurken, laik muhalifler 15 yıldır Türkiye’yi yöneten AK Parti’de Milli Eğitim Bakanlığı’na gelen beş bakanın her birinin kendi eğitim projesini getirerek gidenin projesini yok etmesini Erdoğan’ın kendi projesi olarak gördüler.

Özgürlük meselesi

Polisin, bir ‘Türkiye laiktir, laik kalacak’ yazılı pankart açan iki gencin kaldığı eve baskın yapması ve bu olaydan 10 gün sonra kafe kafe gezerek laikliğin önemi konusunda konuşmalar yapan bir genç adamın gözaltına alınması, tartışmaları tırmandıran olaylar oldu. Bunların ardından CHP, Adalet Bakanlığı’na, “Ne zamandan beri laikliği barışçıl bir şekilde savunulması, kanunlarla cezalandırılan bir suç oldu?” sorusunu yöneltti.

CHP’nin Atatürk’ün ve inkılaplarının unutturulmaya çalışıldığı ve eğitimin İslamileştirildiği iddialarıyla yaptığı itirazlar, Türkiye’deki özgürlükler dosyasını genişletti. CHP milletvekili Barış Yarkadaş yaptığı açıklamada, yazışmaları sebebiyle Türkiye’de 17 bin sosyal medya kullanıcısı hakkında iddianame hazırlandığını belirtti.

Sürekli girişimler

Erdoğan ve partisi, Türk halkının yüzde 99’unun Müslüman olduğunu söyleyerek ‘toplumu İslamlaştırmak’ istedikleri suçlamalarını reddetti.

Ancak Erdoğan liderliğindeki AK Parti’nin 2002 yılında iktidara gelmesinden bu yana temel eğitim müfredatında kapsamlı değişiklikler yapma girişimlerinde bulunsa da ancak 2007 yılında çok az bir değişiklik yapabildi. Fakat son yıllarda öğretim programındaki ilk büyük değişikliğin mevcut eğitim yılı başında uygulanabilmesi için yoğunlaşan çabalarını sürdürdü ve başardı.

Erdoğan, getirilen kısıtlamalar sebebiyle sayıları azalan İmam-Hatip okullarına son yıllarda verdiği destek ve değişikliklerle, bir milyondan fazla öğrencinin bu okulları tercih etmesini sağladı. Yetkililer, başarısız darbe girişiminden sonra Gülen Hareketi’ne ait, nitelikli, seçkin bir eğitim ve dil öğretimi verilen yüksek tasarımlı binalara sahip ve yüksek hizmet seviyeleri açısından Türkiye’deki en kaliteli okullardan biri olarak kabul edilen ve el konulan bin 400’den fazla okulu İmam-Hatip okullarına dönüştürdüler.

Gelecek nesillerin yetiştirilmesi için hala eksikleri olduğuna inanan Erdoğan, “Bu halkımızın talebi ve vatani bir ihtiyaçtır. Daha önceki müfredatı dilimizi, tarihimizi ve atalarımızı öğretebilmek için değiştirmeye başladık” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, gençlerin ülkenin geleceğini şekillendirmede oynadığı büyük role dikkat çekerek, 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimindeki mücadelelerinin darbenin başarısız olmasındaki rollerini daima övüyor.

Milli Eğitim Bakanlığı 2014 yılından bu yana dini derslerin ve Kuran kurslarının genişletilmesi gibi eğitim yöntem ve müfredatında değişiklikler yaptı. Ancak başta Aleviler olmak üzere dini azınlıkların muhalifleri, Erdoğan ve partisinin ısrarla dile getirdiği ‘tek millet, tek bayrak, tek vatan ve tek devlet’ vurgusunu Türk toplumunda çoğulculuğun bir darbesi olarak görüyorlar.

Erdoğan’ı eleştirenler ve muhalifler, eğitim reformlarını, laikliği ortadan kaldırarak Türk toplumunun kültürünü değiştirmek için kullandıklarını söylüyorlar. Yeni müfredatın uygulanmaya başlamasıyla, özellikle kadın ve aile algısına yönelik laik cumhuriyetin üzerine kurulduğu kavramlardaki değişiklikler, AK Parti’nin İslami ilkeleri etrafında odaklanan bir kültür ve kapalı nesiller meydana getirecek eleştirisinde bulundular.