Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Eski Musul sakinleri, endişe ve yoksulluk içinde | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

Irak’ın, Musul’un DEAŞ terör örgütünün elinden kurtulduğunu duyurmasının üzerinden altı ay geçmesine rağmen, 3 sene önce DEAŞ lideri Ebubekir el-Bağdadi’nin görüldüğü tek mekan olan Musul’daki El Nuri Camisi’nin önündeki çürümüş ceset parçaları hala duruyor.

Fransız Haber Ajansı’nın (AFP) objektiflerine yansıyan kentin batı kesiminde yer alan otellerin duvarlarında göze çarpan çatışmaların yol açtığı izler, aşırılık yanlısı örgüt ile Irak güçleri arasında aylarca süren yıkıcı savaşın tahribatını gösteriyor.

Gelecek istikrarsız ve belirsiz halde

10 Temmuz’da Musul sakinlerinin yaşadığı ‘kurtuluş’ umudundan sonra, boş sokaklara geri dönen az sayıdaki kişi, hala toplanmamış enkazlardan muzdarip. İnsanlar, istikrarsız ve belirsiz hale gelen gelecek hakkında da temkinli konuşuyorlar.

Irak kuvvetleri, 9 ay süren kanlı savaşın ardından ülkenin en büyük ikinci kentinin kontrolünü ele geçirmişti. Nüfusun çoğu, uluslararası koalisyon uçaklarının yanı sıra, DEAŞ’ın karşı saldırıları sonucu topraklarından göç etmek zorunda kalmıştı.

Saldırılar sivillere zarar veriyor

Maruz kaldıkları hava saldırıları nedeniyle babası ve eşinin öldüğünü söyleyen Musullu Esma Muhammed, bu saldırıların sivillerin hayatına zarar verdiğini ve yanlış olduğunu savundu.

Eşi ve babasının, Musul’un değişik yerlerinde aceleyle yapılmış mezarlarda bulunan diğer Musullular gibi apar topar gömüldüğünü ifade eden Esma, “Yetkililer ölüm belgelerini vermeden önce soruşturma yürütülmesi gerektiğini söylüyorlar” diyerek içinde bulundukları zor duruma dikkat çekti.

Esma, 21 Haziran 2017’de babasını ve kocasını kaybettiği ‘talihsiz günü’ hatırlıyor. O günden beri, arkadaşları ve komşularının günlük yardımları ile iki çocuğuyla birlikte hayata tutunmaya çalışan Esma, geleceği düşündüğü anda gözyaşlarına hakim olamıyor.

Koalisyonun saldırılarıyla çok sayıda sivil hayatını kaybetti

Şehre havadan yağan bombardıman altında hayatını kaybeden yakınlarının adlarını sayan birçok Musullu var.

ABD liderliğindeki koalisyon, Irak ve Suriye’de gerçekleştirdikleri saldırılarda üç yılda 817 sivilin öldüğünü bildirirken, yerel kaynaklara göre, Musul’da yaklaşık iki bine yakın sivil bu baskınlarla hayatını kaybetti.

Evler ağır hasarlı

Esma ile aynı semtte oturan Ensam Enver, kocası ve 5 çocuğuyla beraber göç etmek zorunda kaldıkları evlerine birkaç gün önce geri döndü.

Evin iç avlusunun çevresinde yer alan kireç kaplı küçük kapalı odaların içi soğuk, tüm elektrik ve su tesisatları kesik ve duvara monte edilmiş elektrik sayaçları tamamen yok edilmiş durumda.

Günlük ücretle çalışan evin reisi, hayatın tamamen sona erdiği eski Musul şehrinde iş bulamıyor. Ensam Enver, “Su ve elektrik yok. Çocuklarım okuldan yoksun ve çürüyen cesetlerin kokusu bizi boğuyor” dedi.

Tüccarlar da mağdur

59 yaşındaki Ebu Kutibe el-Attar ise, bir zamanlar tarihi bir pazarın yer aldığı sokakta babasının bir dükkanı olduğunu, 6 yaşından beri bütün günlerini orada geçirdiğini, fakat savaşta yok edildiğini söyledi.

Küçük esnaftan büyük yatırımcılara kadar bölgedeki pek çok kişi, zihniyet konusunda radikal bir değişiklik yapılması yönünde çağrıda bulunuyorlar.

Tüccarlardan biri, “Artık, bizi özgürleştiren güvenlik güçleriyle işbirliği yapmalıyız” ifadelerini kullandı.

Musul, önemli bir ticaret merkeziydi

Petrol zengini Musul şehri, batıda Suriye’ye, kuzeyde de Türkiye’ye bağlanan önemli bir ticaret merkeziydi. Fakat, 2003 yılında ABD tarafından işgal edilmesiyle Saddam Hüseyin’in düşüşünden bu yana, genellikle Bağdat hükümetine karşı bir tutum sergiledi.

2014 yılında DEAŞ şehre girmeden önce, El Kaide gibi aşırılık yanlısı gruplar yasalarını Irak güçlerinin giremediği belirli alanlara dayatmıştı. O günlerde Iraklı yetkililer, El Kaide’nin ‘uyuyan hücreleri’ konusunda uyarıda bulunmuştu. Bugün ise, ‘uyuyan hücreler’ konusu DEAŞ için yeniden kullanılmaya başlandı.

Uyuyan hücrelere karşı temkinliler

İsmini vermek istemeyen bir polis yetkilisi, “Şu anda, bölge sakinlerinin hepsi bizimle işbirliği yapıyor. Mahallelerinde yabancı kişileri gördüklerinde bize bildiriyorlar. Umuyoruz ki, böyle devam etsin. Aksi halde, yaşanan her şey tekrar ortaya çıkabilir” değerlendirmesinde bulundu. Dolayısıyla Musul’daki pek çok kişi temkinli davranıyor.

DEAŞ’ı ortaya çıkaran koşullar hala mevcut

Bölgede bir dükkanı olan Abdülkadir, DEAŞ’ın ortaya çıkmasına ve önemli derecede destek bulmasına yol açan koşulların Musul’da hala var olduğunu düşünüyor.

Abdülkadir, “Hala işsizlik ve adaletsizlik var. İnsanlar baskı altında ve yiyecek bir şeyleri yok. Dolayısıyla, insanlara bir yere bomba bırakmaları için 100 dolar vaad edilirse, bunu yapacakları çok açık” diyerek mevcut durum hakkında bilgi verdi.

Abdülkadir, “Herkesi besleyip, genç insanlar için istihdam yaratırsak, ülkeyi güvenlik güçlerinden bile iyi koruyacaklarına emin olabiliriz” diyerek sözlerini noktaladı.