Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Facebook ve kardeşlerinin teslim oluşu | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

Üç dev kuruluşun yetkililerinin Amerikan Temsilciler Meclisi’nin heyetleri önünde yemin etmeleri ve ifade vermeleri dikkate değer bir görüntüydü. Çıkarlarımız kazançlarınızdan daha önemli diyen devlete teslim olduklarının resmiydi.

Bilgi teknolojisi üçlüsü ‘Facebook’, ‘Google’ ve ‘Twitter’, dünya çapında 2 milyardan fazla kişiye bilgi aktarmakla, duvarları yok etmekle, sansürü kaldırmakla ve gerçekleri yaymakla övündü. Şimdi bunun büyük bir soruna dönüştüğünü anlamış durumdalar.

ABD makamları, Facebook, Twitter, Google ve diğer medya platformlarının terörü ilettiklerine, nefreti aktardıklarına ve insanları seçimlerde yönlendirdiklerine daha çok inanıyor. Dolayısıyla, Washington, bu platformların giderek rejim ve toplum için bir tehdit haline geldiği kanaatine sahip . O nedenle bu kuruluşlar açık oturumlara çağrıldı ve cezalandırma tehdidi ve yemin altında bilgiler verdi. Seçmenlerin siyasi duruşlarını etkilemek ya da iç çatışmaları provoke etmek amacıyla, şirketlerin seçimlerle ilgili bilgiyi önceden bildikleri veya satarak ticaret yaptıklarının ispatlanması halinde, bu şirketler hakkındaki suçlamaların devlete karşı ihanet ve komplo kurmaya dönüşmesinden korktuğundan, bilgi teknolojileri şirketleri devlete teslimiyet ve rıza göstermede kusur etmedi.

Facebook, Amerikan seçimleri ve siyasetiyle ilgili mesajların 126 milyon Amerikalı tarafından görüldüğünü itiraf etti. Aslında bu bilgiler Amerika menşeli değil, Rusya’nın Saint Petersburg şehrindeki bir binadan gönderilmişti. Bilgilerin çoğu zenciler, göçmenler, Müslümanlar ve diğerlerine karşı ırkçı, yalan ve uydurma hikâyelerden oluşuyordu. 10 milyon Facebook kullanıcısı Amerikan görünümlü politik ilan alırken, bu ilanların Rusya tarafından yönlendirildiği ve parasının ödendiği ortaya çıktı. Twitter ise, aynı dönemde, 3 bin Rusya kökenli hesabın 36 bin robot hesabıyla desteklenen elektronik ordu sayesinde 2.5 milyon kez twit attığını kabul etti. Google da, verdiği arama hizmetine Rusya tarafından finanse edilen 5 bin reklamın eşlik ettiğini söyledi. Rusya tarafından yüklenen binlerce video, YouTube’da 43 saat süren bir video selini insanlara izlettirdi. Tüm bu ayrıntılar, bilgi teknolojisi şirketlerinin, Truva atları misali, ABD halkına Rus olduğu anlaşılmayan elektronik düşman askerlerini bilmeden taşıdığını gösteriyor.

Bilgiye dayalı aktiviteler yürüten Google şirketi hariç, yukarıda adı geçen şirketler heyetler önünde kendini savunurken muhteva şirketleri olmadıklarını, sadece ayrım yapmayan aptal platformlar olduklarını ifade ederek dostu düşmandan ayıran ve ABD içine yönlendirilmiş medya akınını durduracak ve yönlendirici dış basınının önüne geçecek elektronik izleme mekanizmaları kuracaklarını taahhüt etti.

Tabii, ilk akla gelen suçlu Rusya olacaktır, ama şunu da unutmamakta yarar var, Rusya da kendisini boğmayı, siyasi rejimini sallamayı ve sisteminin altını oymayı hedefleyen Amerikan bilgi akınları tarafından hedef tahtasına konmuştur. Karşılıklı geniş ve yıkıcı bir siber dezenformasyon savaşı bu.

Fevkalade güçlü yönlendirme, bilgilendirme ve benzersiz savaş gücüne sahip ülkelerin problemleri buysa, aynı problemlerle yüz yüze kalan ülkelerimizin durumu sizce nasıl?

Bölgemizde de benzer sorunlar yaşıyoruz. Katar, ters düştüğü ülkelere (örn Suudi Arabistan, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn’e) karşı informatik silahlar kullanmaktadır. Bu ülkeler ise, Katar’ın zararlı faaliyetlerine bekasına ve istikrarına karşı bir tehdit gözüyle bakıyor. Katar’ın mukadderatını felç etmek amacıyla adı geçen dört ülke Katar’la ilişki kurmayı hıyanet ve büyük suç saydı. 5 ay boyunca Katar’ın yaptıklarına, yöntemlerine ve adamlarına karşı bir hamle icra etti. Bu icraatlar Katar’ın provoke edici platformlarını durdurmaya yetti, fakat görülen o ki, bu kışkırtıcı platformlar, Kuveyt gibi açık ve özgür sayılabilecek ülkelerin ortamlarına sızarak zararlı faaliyetlerini O ülke platformları üzerinden idame ettirmeye çalıştı.

Katar’ın, elektronik dezenformasyon alanında öncülüğü bilinmektedir. Hedefindeki ülkelerde sosyal medya hesaplarını, elektronik ordularla birlikte, işe alır, besler ve kışkırtıcı ve yalan dolu bilgileri dağıtmak için çalıştırır. Katar, Arap Baharını yaymakla övünür ama gerçek şu ki, Katar, barışık olmadığı ülkeleri devirmek veya rejimini sarsmak amacıyla müttefiki saydığı radikal İslamcı gruplar ve benzeri siyasal sınıfların menfaatlerinin gerçekleşmesi için Arap Baharını yönlendirir.

Whatsapp, Twitter, Facebook ve diğer platformlar üzerinden insanlara ulaşan bilgilerin büyük kısmı yanlış veya kışkırtıcıdır. Yalanı ve dezenformasyonu yaymayı hedef alan siyasi amaçlı mutfaklarda pişirilerek insanlara sunulur. Bu ve benzeri yalan haberler ifade ve dolaşım haklarına sahip olmayı hak etmemektedir.

Dünyaya özgürlük çağrısının lideri olan Amerika Birleşik Devletleri, kavramlarını değiştirmeye karar verdi; bundan sonra ifade özgürlüğü, dış güçlerin içeriye müdahalesi, etkilemesi veya değiştirmesi anlamına gelmemelidir.