Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Filistin Merkezi Konseyi, Oslo Anlaşması’nın sonunun geldiğini ilan etti | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

Filistin Kurtuluş Örgütü’nün (FKÖ) en üst karar alma kurulu olan Filistin Merkezi Konseyi, Filistin Öz Yönetimi’nin devlete dönüştürülmesi kararı verdi. Yürütme Komitesi’nden de Öz Yönetim’den devlete geçiş sürecinde yapılacak icraatları başlatmasını istedi. Konsey, İsrail’i tanıma kararını da Filistin devletini tanıyana kadar askıya aldı.

Ramallah’ta Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın çağrısıyla toplanan ve iki gün boyunca yoğun görüşmeler gerçekleştiren Filistin Merkezi Konseyi’nin toplantı sonuç bildirgesini Filistin Ulusal Konseyi Başkanı Selim ez-Zanun okudu. Zanun, Konsey’in öz yönetimden devlet aşmasına geçilmesine ve 4 Haziran 1967 sınırları temelinde bir Filistin devleti egemenliğini tesis edilmeye başlanmasına karar verdiğini belirtti. “Geçiş süreci Oslo, Kahire ve Washington anlaşmaları çerçevesinde icra edilecek” ifadesini kullandı.

Selim ez-Zanun tarafından kamuoyuna duyurulan Konsey’in sonuç bildirgesine göre Yürütme Kurulu’ndan İsrail tarafından Filistin devleti tanınıncaya, Doğu Kudüs’ü ilhak planı iptal edilinceye ve yerleşim birimleri inşası duruncaya dek İsrail’i tanıma konusunu askıya alması istendi. Ayrıca İsrail ile tüm güvenlik koordinasyonunu durdurma ve FKÖ ile İsrail’in 1994’te imzaladığı Paris Ekonomi Anlaşması’nın getirdiği ekonomik bağımlılık ilişkisinden de kurtulma kararı alındı.

Bildirgede, FKÖ ile İsrail arasında 1993’te imzalanan Oslo Barış Anlaşması’nın “daimi barış sağlanıncaya kadar olan geçiş döneminde Filistin yönetiminin kurulmasını” öngören maddesinin geçerliliğinin kalmadığı kaydedildi.

ABD Başkanı Donald Trump’ın Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıma kararının kınandığı bildirgede, “ABD, Kudüs kararıyla, İsrail’le yürütülen barış sürecindeki arabuluculuk vasfını kaybetmiştir. ABD ancak söz konusu kararı iptal ederse barış sürecine dâhil olabilir” ifadelerine yer verildi. Bildirgede, ABD’nin Ortadoğu barış süreciyle ilgili uluslararası kanunlara aykırı fikir ve projelerinin kabul edilmediği ve Arap Barış Planı’na bağlı kalınacağı vurgulandı.

Uluslararası topluma İsrail işgalinin son bulması, Filistin devletinin bağımsızlığını kazanması ve 1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan topraklarda tam egemenlik hakkını kullanması için üzerine düşen sorumluluğu yerine getirme çağrısının yapıldığı bildirgede, geçici çözümlerin ve İsrail devletinin Yahudi kimliğinin tanınmayacağı belirtildi.

Konsey ayrıca İsrail yerleşim birimlerinin boykot edilmesi ve Birleşmiş Milletler (BM) tarafından bu yerleşim birimlerinde faaliyet gösteren şirketlere dair veri tabanının yayımlaması için uluslar arası alanla çalışmaya devam etme kararı aldı.

Filistin Merkezi Konseyi’nin yaptırım gücü

Filistin Merkezi Konseyi’nin 28. dönem toplantısı, ABD Başkanı Donald Trump’ın Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıma ve ABD’nin Tel Aviv Büyükelçiliği’ni Kudüs’e taşıma kararına karşı olağanüstü toplandı. “Kudüs, Filistin’in ebedi başkentidir” temalı toplantıya, konseyin 109 üyesinden 87’si katılım gösterdi.

Konsey, Filistin’deki en üst yasal organ olarak kabul ediliyor. Filistin Devlet Başkanı’nın çağrısıyla toplanabilen Konsey’in kararları bağlayıcılık taşıyor. Mahmud Abbas başkanlığındaki son toplantıda alınan kararların uygulanmasını FKÖ üstlenirken, Yürütme Komitesi’nin Konsey’in tavsiyelerinin uygulanması için bir yol haritası hazırlaması bekleniyor.

Abbas, daha önce yaptığı açıklamalarda Filistin Öz Yönetimi’nin Filistin devletine dönüştürülmesini vurgulamıştı. Abbas “Bir iktidarın otorite gücü olmadan sürdürülmesi kabul edilemez” demiş ve Filistin Merkezi Konseyi’nin en kısa zamanda toplanması ve FKÖ’nün yeniden çalışır duruma getirilmesi çağrısı yapmıştı.

Son düzenlenen Konsey toplantısında alınan İsrail’in tanınmaması, Oslo sürecinin bitirilmesi, İsrail’e ekonomik bağımlılığın sonlandırılması, geniş kapsamlı bir intifada ilan edilmesi ve Ulusal Barış Anlaşması’nın başarılı olması için Gazze Şeridi’ndeki icraatların artırılması yönündeki kararların “açık bir dille” ilan edilmesini isteyen Filistinli direniş gruplarının bildiriye karşı çıkması bekleniyor.

FKÖ bileşenlerinden Demokratik Cephe ve Halk Cephesi’nin önerisiyle kabul edilen Konsey kararları, toplantıda katılmaya Hamas ve İslami Cihad Hareketi gibi diğer Filistin direniş grupları ile Abbas’ın talepleriyle örtüşmüyor.

Abbas, Konsey toplantısında yaptığı konuşmada ABD Başkanı’nın Kudüs kararını kabul etmediğini ve etmeyeceğini söyledi. Ancak Filistinlilerin yeni bir belirsizliğe sürüklenemeyeceğini vurguladı.

Abbas, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Bizler kendini beğenmiş, maceraperest, kör muhalifler ya da cahiller değiliz. Dünyada neler yaşandığını biliyoruz ve farkındayız. Mevcut gücümüzü abartmayacağız. Ancak kendi kararımızı kendimiz verecek güce sahibiz. Bununla birlikte ötekileştirmeye yönelik olan dünya düzeni içinde kazanımlarımızı terk etmeyerek Allah’tan başka kimseye boyun eğmeyeceğiz. Çünkü biz haklıyız. Akıllı ve akılcı hesaplar yapıyoruz. Adımlarımızı düşünerek atıyoruz, olayları okurken her ihtimali göz önüne alıyoruz. Çünkü halkımızın çıkarlarını gözümüz gibi koruyoruz. Burada tam bir farkındalık içinde, kendimizden emin kararlar aldık. Sorumluluk taşıyan bir siyaset geliştirdik. Bu kararlar bize birçok bedel yükledi. Çünkü biz baskıları ve provokasyonları reddettik.”

Filistin Dışişleri Bakanı Riad Maliki de Filistin Merkezi Konseyi’nin kararlarıyla uyumlu olarak BM’ye en yakın zamanda üyelik başvurusunda bulunacaklarını ilan etti. Maliki, başvuru talebini iki devletli çözüme uyduklarının altını çizmek maksadıyla BM bildirgesinin “Barış için birleşiyoruz” maddesi kapsamında sunacaklarını kaydetti. Dışişleri bakanı, Filistin yönetiminin ABD Başkanı Donald Trump’ın Kudüs kararıyla ilgili olarak Uluslararası Ceza Mahkemesi ve Uluslararası Adalet Mahkemesi nezdinde de gerekli adımları atacağını sözlerine ekledi.