Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Filistinli mülteciler, Yermük Mülteci Kampı’nın yıkıntıları arasında evlerini arıyor | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

Esed rejimi ve müttefiklerinin düzenlediği askeri operasyonla Şam’ın güneyindeki Yermük Mülteci Kampı’nı ele geçirmesi ve kampın rejim güçlerinin bombardımanları sonucunda tamamen harabeye dönüşmesi, Filistinli ve Suriyeli mültecilerin eve dönüş hayallerini suya düşürdü.

Evlerinin bulunduğu bölgeleri aradılar

Rejim güçlerinin bayram tatili dolayısıyla çatışmalardan kaçan kamp sakinlerinin akrabalarının kabirlerini ziyaret etmesine izin vermesi üzerine kampa gelen Filistinli ve Suriyeli mülteciler, türbe ziyareti sonrası evlerinin bulunduğu bölgeleri aradı.

El-Selasin Caddesi üzerindeki evini arayan 50 yaşlarındaki bir kadın, yıkıntılar arasında çaresizce evinden geri kalanları bulmaya çalışıyor. Kadın, etraftakilere, “el-Hikme sokağı nerede? Bir insanın kendi mahallesini tanıyamaması mümkün mü? Burada neler oldu?” diye soruyor.

Esed rejimine bağlı kuvvetler, Rus savaş uçakları, İran’a bağlı milis gruplar ve Yermük’teki bazı Filistinli silahlı grupların da desteğiyle mart ayında Yermük Mülteci Kampı’na yönelik askeri operasyonlar düzenlemişti.

Rejim ve müttefiklerinin saldırılarında kampın büyük bölümü tahrip olurken kampta yaşayan sivillerin tamamı tehcir edilmişti.

Yıkım sebebiyle evlerini bulamadılar

Yermük’te Esed rejimi saflarında savaşan Filistinli gruplar her ne kadar kampın sadece kuzey bölümünün yıkıldığını ve geri kalan bölgelerinde yıkım olmadığını iddia etse de bayram nedeniyle verilen izinde kampa giren Filistinli ve Suriyeli mülteciler çatışmalar öncesi oturdukları mahallelerde meydana gelen yıkım nedeniyle evlerini bulamadı.

Kamptaki üç yoldan biri el-Selasin, Filistin ve Yermük caddelerinde meydana gelen yıkımlar nedeniyle caddelerin enkazla kapandığı görülürken yıkımın kampın kuzey bölümünden güneydeki en uç mahallelere kadar uzandığı gözleniyor.

İlk olarak 1957 yılında küçük bir kamp olarak kurulan Yermük Mülteci Kampı, Şam’ın büyümesiyle birlikte başkentin bir parçası haline geldi. Suriye, Lübnan ve Ürdün’deki en büyük Filistin mülteci kampı konumundaki Yermük’ün Suriye savaşından önce nüfusunun 450 bin olduğu tahmin ediliyor. Suriye’nin çeşitli şehirlerinde 6 Filistin mülteci kampı bulunuyor. Filistinli mültecilerin yüzde 36’sı Yermük Mülteci Kampı’nda yaşıyor.

Suriye’de halk ayaklanmasının başladığı dönem civardaki Hacerü’l Esved, Tedamun, el-Assali ve el-Kadem semtlerinin aksine sakin günler geçiren kamptaki devrimci hareketlenme rejimin kışkırtmalarıyla başladı. Rejim, Yermük halkını tehdit için cami minberlerini kullanarak kampın en büyük camisinde hutbe veren imama “Yermük, Hama ve Humus’tan değerli değil. Bunu herkes bilsin” sözlerini söyletti. Kamp sakinlerinin devrim hareketine katılması halinde kampı başlarına yıkmakta tereddüt etmeyeceğini bildirdi.

Filistinli mültecilerin vatanlarına dönüş hakkı açısından sembolik bir değer taşıyan Yermük Mülteci Kampı, her fırsatta Filistin davasına destek verdiğini iddia eden Esed rejimi tarafından 16 Aralık 2012 tarihinde savaş uçaklarıyla bombalandı. Rejim, Yermük’e sığınan Filistinli mültecilerin İsrail tarafından 1948 ve 1967 yıllarında uyguladığı zulmün bir benzeriyle karşı karşıya bıraktı. 2013 yılında 199 Filistinli öldü.

ÖSO grupları, Yermük Mülteci Kampı’na ilk kez 2012 yılının sonunda giriş yaptı. Hacerü’l Esved ve el-Assali semtleri üzerinden kampa giren ÖSO kuvvetleri, aylardır Esed rejiminin zulmüne maruz kalan Suriye halkına destek olmak için hazırlanan kamp içerisindeki Filistinli bir grubun da yardımıyla kampı ele geçirdi. Rejim güçlerinin kampı kuşatma altına almasıyla birlikte bazı Filistinli gruplar da rejim güçleriyle saf tutmaya başladı. Kuşatma nedeniyle 2013 yılında yaşanan açlık 199 Filistinlinin ölümüne neden oldu.

Kuşatma sonrası geçen süre içinde kampta farklı isimlerle ve amaçlarla radikal gruplar oluşurken ÖSO gücünü kaybetti. ÖSO savaşçılarının bir kısmı dağılırken bir kısmı da Nusra ve DEAŞ’a katıldı. Bununla birlikte Hamas’a bağlı olduğu iddia edilen Ebu Ahmet el-Muşir liderliğinde “Beyti Makdis Tugayları” ve İbn-i Teymiye Tugayı gibi radikal eğilimli gruplar kuruldu.

Nusra ve Beyti Makdis Tugayı, kurdukları hakimiyetle 2014 yılı boyunca kampı kontrol altında tuttu. Ancak daha sonra iki grup arasında sonuçsuz kalan çatışmalardan sonra karşılık suikastler yaşandı.

DEAŞ terör örgütü, Nusra ve Beyti Makdis arasında yaşanan çatışmalardan faydalanarak 2015’in nisan ayında Yermük Mülteci Kampı’na saldırdı. 250 kişiden oluşan Beyti Makdis örgütü DEAŞ karşısında tutunamayarak dağıldı. Örgütün 70 üyesi, rejim saflarında savaşan Filistinli gruplara katılırken diğer üyeleri ise muhaliflerin kontrolündeki Babbila ve Yelda gibi civar bölgelere çekildi.

DEAŞ’ın saldırısının ardından Yermük Mülteci Kampı’nın kontrolü DEAŞ ve Nusra arasında paylaştırıldı. Rejime bağlı Filistinli gruplar de kampın kuzeyindeki bölgeleri ele geçirdi.

DEAŞ’ın savaşçı sayısı 180’i aşmayan Nusra’ya karşı çatışmalara girişerek Yermük Mülteci Kampı’nın yüzde 80’ini ele geçirmesi üzerine kamp sakinlerinin büyük bölümü muhaliflerin kontrolündeki Yelda ve Babbila gibi semtlere göç etti.