Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Filistinliler X-ray cihazları nedeniyle Mescid-i Aksa’ya girmiyor | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

Filistinlilerin, İsrail’in kapılara koyduğu x-ray cihazları yüzünden, Mescid’i Aksa’da namaz kılamamalarının 3. Gününde, Filistin Başbakanı Rami El-Hamdallah, Mescid’i Aksa ve Kutsal mekânların uluslararası korunmaya alınmasını talep etti.

El-Hamdullah, hükümet toplantısı öncesi yaptığı basın açıklamasında, “işgal gücü olarak İsrail hükümeti, Mescid’i Aksa’ya yaptığı saygısızlıktan, Kudüs’ü Yahudileştirmek, Kudüs’ün tarihi statüsünü değiştirmek ve Filistin-Arap kimliğini ortadan kaldırmak için yapılan işgal girişimlerinin hepsinde sorumludur” dedi.

El-Hamdallah, uluslararası toplumu, Arap ve İslam ülkelerini işgalci İsrail hükümetinin Mescid-i Aksa’ya yaptığı düşmanlıkları engellemek için, kendi sorumluluklarını üstlenmeye çağırarak, “halkımızın ve kutsallarımızın uluslararası bir korunmaya alınmasını, işgal güçlerinin bütün ulusal kanun ve anlaşmaları, hatta semavi dinlerini bile ihlal eden bu uygulamalarının durmasını istiyoruz” dedi.

El-Hamdallah işgalci İsrail hükümetinin yaptığı uygulamaların yankıları ve sonuçları konusunda uyardı. Öyle ki İsrail, cuma günü Mescid-i Aksa’yı kapatıp içinde namaz kılınmasını ve minaresinden ezan okunmasını engellemiş, işgal güçleri Mescid’e girerek inceleme yapmış, cami malzemelerini ayaklar altına almış, namaz kılanlara ve İslami Vakıflar’ın personellerine saldırmış ve Mescid-i Aksa’nın kapılarına x-ray cihazları yerleştirmişti.

El-Hamdallah, “biz başında Devlet Başkanı Mahmut Abbas bulunan Filistin yönetimiyle ve Filistin Halkıyla hepimiz Kudüs’te veya herhangi bir yerde, ibadet hürriyetini engelleyen, halkımıza ferdi ve cemai yaptırımlar dayatan, kutsal mekânlara gidilmesini engelleyen ve dini vecibelerin yerine getirilmesi hakkına saygısızlık eden bu tehlikeli uygulamaların yapılmasına karşıyız” diye konuştu

El-Hamdallah açıklamasının devamında, “Bütün dünya şunu bilsin ki, işgalci İsrail’in, Kudüs’ün, İslam’ın ve Hristiyanlığın kutsalları üzerinde herhangi bir kanuni egemenliği yoktur. İşgalci İsrail ne hakkı engelleyebilir ne de batılı yapabilir. Kutsal şehir ve Mescid-i Aksa’ya dayattığı bütün uygulamalar tamamen reddedilmiştir. Bu uygulamalar, işgal planlarının gerçekleştirilmesi; Kudüs’te ve Mescid-i Aksa’da var olan tarihi statüyü değiştirme, Mescid-i Aksan’nın yapısına, konumuna ve dini, ruhi, akidevi ve tarihi kutsallığına dokunma girişimleri çerçevesinde yapılmıştır” dedi.

Filistinliler 3.gün de x-ray cihazlarından geçerek Mescid-i Aksa’ya girmeyi reddetti ve namazlarını Mescid’in kapılarının önünde kıldılar. Filistin halkı, dini merkezlerden gelen x-ray cihazlarını boykot etme ve onları kullanarak Mescid’e girmeme talebine uyarak, namazlarını sokaklarda kılıyor.

İsrail, Umm Al-Fahm kentinden 3 gencin gerçekleştirdiği,2 İsrailli askerin ve bu 3 gencin ölümüyle sonuçlanan silahlı saldırı sonucu İsrail, geçtiğimiz cuma günü Mescid-i Aksa’nın tamamının herkesin gözü önünde kapatmıştı. İsrail, kapalı tuttuğu Mescid’i daha sonra kısmi olarak açtı ve 9 kapıdan açılan iki kapını önüne kontrol için x-ray cihazları koydu. Eski Kudüs yerlilerinin Mescid’e girişine izin veren İsrail, Filistinlilerden girmeye çalışanları ise engelledi. İslami Vakıflar yetkilileri Mescid-i Aksa’ya girmeyi reddettikten bir süre sonra Kudüs yerlileri de Mescid’e girmeyi kabul etmedi. Kudüs Vakıflar Genel Müdürü Azzam el-Hatip, Mescidi Aksa kapılarının önünden konuşarak, “İslami Vakıflar’ın bölgeden sorumlu personelleri İsrail’in aldığını güvenlik tedbirlerini kabul etmedi” dedi. Hatip konuşmasının devamında, “biz asla bu kapılardan girmeyeceğiz, elektronik cihazlar kalkana kadar tavrımız budur” diye konuştu.

İsrail’in yaptığı uygulamalar Filistinlilerin çok sinirlenmesine sebep oldu ve pazartesi gecesi Kudüs’te bu uygulamalara karşı çıkılması sonucu belirli çatışmalar yaşandı.

El-Halil’de bir Filistinli genç, bölgedeki diğer İsrailli askerler tarafından öldürülmeden önce arabayla yaptığı saldırı bazı İsrailli askerleri yaraladı.

Filistinliler İsrail’in yaptığı bu uygulamaların sonuçları konusunda uyardı. Öyle ki bu uygulamalar dini bir savaşın fitilini ateşleme olasılığına sahip.

Filistin Kurtuluş Örgütü Yürütme Heyeti üyesi Hanan Aşravi, “İsrail’in aldığı yeni tedbirler sadece statükonun çiğnenmesi değil, aynı zamanda İsrail’in, Kudüs’ü işgal edilmiş bir şehir olarak gören uluslararası kararları, kanunlar ve yasaları ihlal ederek kontrol altına aldığı yerleri tamamen genişletmesi ve dini mukaddesatı ele geçirmesi için yeni bir araçtır.

Yeni gelişmelere göre, özellikle İsrail Güçleri dün Kudüs’teki Mekasıd hastanesini, içindeki yaralıları tutuklamak için kuşattı. Bu girişim, çok gerilime sebep oldu. İsrail askerleri silahlarıyla birlikte hastaneye zorla girerek, Kudüs’te pazartesi gecesi yaşanan çatışmalarda ağır şekilde yaralanan Ebu Tayeh’i tutuklamak için, yoğun bakım odasını kuşattı.

Mekasıd Yönetimi yaptığı açıklamada, işgalci güçlerin hastalara, refakatçilere ve sağlık personeline yaptıkları, içinde Cenevre antlaşmasının da bulunduğu birçok uluslararası antlaşmanın ihlal edildiğini gösteren önemli bir delil olduğunu söyledi. Yönetim yaptığı açıklamada, BM örgütleri ve İnsan Hakları kuruluşlarına seslenerek, hastaneleri yaralıları korumak için, acil bir müdahale yapılması gerektiğini söyledi. Hastane İdaresi, derhal bir müdahale yapılması ve işgalci güçlerinin sebep olduğu hastane koridorlarındaki karışıklığı bitirmek için,
Uluslararası Kızılhaç Komitesi ve Dünya Sağlık Örgütüyle iletişime geçti.

Filistin Sağlık Bakanı Cevad Avvad, derhal işgalci İsrail güçlerinin askerlerini, Mekasıd hastanesinin çevresinden, girişinden ve bölümlerinden çekmesini isteyerek Uluslararası Örgütleri hızlı bir şekilde bu olaya müdahale etmeye çağırdı. Bakan, hastanede işgalci İsrail güçleriyle alakalı hiçbir şey kalmamasını talep etti. Cevad Avvad, Mekasıd hastanesindeki yoğun bakım ünitesini basıp kuşatmaları, sağlık personelinin çalışmasını engellemeleri, hasta ve refakatçilerini korkutmalarından ötürü işgal güçlerini kınadı.

Avvad yaptığı açıklamada, “bu despotça yapılan uygulamalar bütün uluslararası kuruluş ve kanunlarla çelişiyor. Hastaların tedavi edilme hakkını ihlal ediyor. Hastanelerin saygınlığını zedeliyor. Bütün bunlar uluslararası antlaşma ve kanunlara zıt olduğu gibi, güvende olan hastaların hayatını tehlikeye atıyor” dedi. Avvad, Uluslararası Kızılhaç Komitesine ve Dünya Sağlık Örgütü’ne seslenerek acil müdahale yapılması ve bu suça bir an öce son verilmesi gerektiğini, bu barbarca ve tedaviyi bekleyen hastalara saldıracak kadar ileri giden uygulamaların bitirilmesi için çalışılmasını söyledi.