Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Fransa, ABD’nin İran’a yeni yaptırımlarından rahatsız | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

Kanada’daki G7 zirvesin hakim olan gergin atmosfer devam ediyor. 8 Haziran’da Fransa Cumhurbaşkanı, ABD’li mevkidaşı Donald Trump ile iletişim kurmaya devam etti. Emmanuel Macron geçen Cuma Başkan Trump’la telefon görüşmesi yaptı. Bu görüşmenin öncesinde de İranlı mevkidaşı Hasan Ruhani ile benzer temaslar kurdu. Her iki görüşmede de, İran’ın nükleer meselesiyle, İran’ın Washington, Fransız ve Avrupa çıkarlarıyla ilişkilerini sürdüren, İran krizine çıkış bulmak için uzun vadeli görüşmeler yaptı.

Fransa Ekonomi Bakanı Bruno Le Maire, ABD’nin geçtiğimiz Mayıs ayının başında Tahran’a yeniden yaptırım uygulama kararı vermesinin ardından Fransız şirketlerin ‘çoğunluğunun’ İran’da kalmaya devam edemeyeceğini açıkladı.

Le Maire, BFM TV’ye yaptığı açıklamada, “Bu kurumların orada kalamaya devam etmesi mümkün değil, çünkü İran’da ürettikleri veya aldıkları ürünlerin karşılığını almaları gerekiyor. Orada egemen ve bağımsız Avrupalı bir kurum olmadığı sürece bu mümkün olmayacaktır” şeklinde konuştu.

Fransa Ekonomi Bakanı “Washington’un dünyanın ekonomi polisi rolünü oynamasını istemiyoruz” dedi.

Fransa resmi kaynakları, otomobil sektörüne dahil olan firmalara karşı uygulanan yaptırımların 6 Ağustos’tan önce olumlu sonuçlar alınmasının pek iyimser görmediklerini, 4 Kasım’da enerji yaptırımlarının yürürlüğe gireceğini söyledi.

Aynı kaynaklar, “Washington’un Tahran’a azami yaptırımlar koyma girişimlerine karşı, Nükleer programı nedeniyle, Washington’un, Avrupalı şirketleri, ABD yasaları uyarınca, uyrukları ne olursa olsun, ABD şirketlerini de dahil olmak üzere, herhangi bir şirkete uygulanacak yaptırımlardan muaf tutmasının zor olacağını” belirtti.

Sonuç olarak, bir çok Fransız şirketi İran’dan çıkmaya hazırlanıyor, bu şirketlerden en önemlileri: “BPI ve Citroen.”

Fransa’da, Macron’un Trump ile inşa etmeye çalıştığı “kişisel ve özel ilişkiler” in Paris’e fayda sağlamadığı yönünde artan bir inanç var. Macron, İran ile imzalanan nükleer anlaşmanın veto edilmemesini, 2015 yılının sonunda Paris’te imzalanan iklim anlaşmasının korunmasını, ABD Büyükelçiliği’nin Tel Aviv’den Kudüs’e taşınmamasını istiyordu. Fransa ve Avrupa’nın tehdit olarak gördüğü bu talepler yerine getirilmedi.

Bütün bunlara rağmen Paris, Washington’la anlaşmaya varılmasa da İran’la nükleer anlaşmayı korumak için bir şeyler yapmayı umuyor: Fransa, İngiltere, Almanya, Rusya ve Çin ile birlikte imzalanan anlaşmayı korumak istiyor.

Ruhani, “İran devlet televizyonunda açıklamalarda bulunan Ruhani, “Artık 6 devletle 1 anlaşma yerine 5 devletle 1 anlaşmaya sahibiz” dedi. “Endüstriyel seviyede uranyum zenginleştirme çalışmalarına başlamaya hazır olun” emri verdi. Ruhani “Birkaç hafta bekleyip müttefiklerimizle ve anlaşmanın taraflarıyla görüşeceğiz. Her şey ulusal çıkarlarımıza bağlı” diye konuştu.”

AB, Avrupalı firmaları ABD’nin muhtemel İran yaptırımlarından korumak için 1996 yılından kalma eski bir yasayı yeniden devreye soktu.

Yasa, Avrupalı şirketleri ABD’nin İran anlaşmasından çekilmesi sonrasında devreye girecek yaptırımlara bağımlı olmaktan kurtarıyor. Düzenlemeye göre ABD yaptırımlarının hayata geçirilmesini öngören mahkeme kararları tanınmayacak. Yasa, Avrupalı şirketler açısından ortaya çıkabilecek masraf ve zararların tazminatını da düzenliyor ve teorik olarak ABD yaptırımlarına uyan Avrupalı şirketlerin cezalandırılmasını öngörüyor. Yasanın bu yönüyle nasıl devreye gireceği konusunda ise birçok belirsizlik bulunuyor.