Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Hala Ekim Savaşı’ndan ders çıkarmayanlar var | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

Yahudi devleti, yaklaşık üç bin askerini kaybetti ve sekiz binden fazla askeri yaralandı. Bin kadar tank ve araç imha oldu ya da atıl duruma düştü. Yüz savaş uçağı imha edildi. Yahudi devleti altı yıl önce vur-kaç savaşında işgal ettiği en büyük toprakları kaybetti. Bu, üstün bir devlet için büyük sayılan Ekim 1973 savaşının kısa bir özetidir.

Savaşlar politik bir faaliyettir. Savaşların hedefi sadece düşmanı yenmek değildir. Ekim savaşının kazanımları Süveyş kanalının iki yakasındaki kavramları değiştirdi. İsrail, güçlü ve gelişmiş bir devlet olup askeri ve yayılmacı bir projeye sahiptir. 1967 yılında savaşı kazandığından beri daima üstünlük duygularıyla yaşıyordu. Bu denklemin unsurlarının çoğu Ekim savaşını değiştirdi. O günden bugüne İsrail projesi, altı gün savaşındaki kazanımlarından geriye kalanları korumak için dizayn edildi. İsrail ve Mısır bu savaştan ders aldılar. Fakat bugüne kadar bu savaştan bir şey öğrenmeyen Araplar var. Bunlar kendilerine Katar, İran, Suriye ve Irak’taki geçmiş rejimlerin kalıntılarında rastladığımız kimselerdir.

1973 savaşı olmasaydı belki de Sina ve Süveyş kanalı geri dönmeyecekti. Söz konusu hezimet olmasaydı belki de İsrail, genişleme macerasından vazgeçmeyecekti. Ekim savaşı, güçler dengesini değiştirerek taraflar arasındaki ilişkilerde büyük bir fark meydana getiren önemli bir semboldür. Bu savaştan sonra iki taraf, garanti altına alınmış zaferlerin olmadığını öğrendi. Ekim savaşı, Yahudi devletiyle ilgili pek çok ön doğruları bertaraf etti. Ancak Ekim harbi aynı zamanda savaşı ve savaşın sonuçlarını yanlış bir şekilde anlayan Mısır’a düşman birçok Arap rejimini uyandırmada başarısız oldu.

Enver Sedat, askeri ve siyasi bakımdan büyük tarihi şahsiyetlerden birisi olarak anılmaya devam ediyor. Bu savaş, onun operasyonlarının sadece bir bölümüdür. Mısır, şevkini ve pek çok tersanesini yok eden Haziran savaşının yenilgisinden sadece altı yıl sonra siyasi ve askeri açıdan zor şartlar altında bu savaşa girdi. Danışmanları Enver Sedat’ı büyük ve gelişmiş silah tersanesine sahip bir devlete karşı maceraya atılmanın tehlikeleri konusunda uyarmaya çalışmış olmalılar.

İki devletin nüfusunu karşılaştırmak yanlış olur. Bu, yorumcuların sıkça tekrarladıkları bir durumdur. İsrail’in nüfusu Kahire şehrinin nüfusundan daha az olmasına rağmen İsrail ordusu sayı bakımından daha büyüktür. İsraillilerin çoğu eğitimli askerler olup savaş için yeterli donanıma sahip kimselerdir. Savaşmaya hazır yedekte bekleyenleri de hesaba kattığımızda yaşlarının 17 ila 49 arasında olduğunu görürüz. Yani bugün sayıları 1,5 milyondan daha fazladır. Bu da İsrail ordusunu o zamanlar yaklaşık yarım milyon olan Mısır ordusundan sayıca daha fazla olduğunu gösteriyor. Buna rağmen İsrailliler savaşı kaybetti.  Daima genişlemeye çalıştıktan sonra ikna olmuş şekilde gerileyerek inanç, üstünlük gururu ve ilk defa güvensizlik hissinden dolayı savaş zafer olarak döndü.

İsrail, 1973 savaşından sonra genişlemek için herhangi bir savaşa girmedi. 1973 savaşı “Büyük İsrail” rüyasının sonuydu. İsrail, daha sonra Lübnan’daki Filistin Kurtuluş Örgütü ve İran Hizbullah’ına karşı kendini savunmak için savaşlara girdi.

Ekim savaşında Mısır, İsrail’e karşı zafer kazandı. Fakat Suriye cephesinde kazanan İsrail’di. Öyle ki Hafız Esed’in imzaladığı ittifakta müzakere yoluyla geri aldığı birçok toprağı işgal etti. Bu ittifak, güçleri ayırmak ve sınırları yeniden düzenlemek için yapılmadı. Tam tersine Şam ve Tel Aviv arasındaki savaşı doğrudan bitirmek için yapıldı. Bununla beraber Baasçılar, Mısır’a karşı yalandan propaganda savaşı başlattılar. Çünkü Mısır Camp David sözleşmesini imzalamıştı.

Sedat, onlardan siyasi açıdan farklı ve gerçekçiydi. Zaferi daha büyük bir proje için geliştirdi. Irak’ta Saddam ve Suriye’de Esed rejiminin tehditleri olmasaydı Filistinli lider Yaser Arafat o zamanlar Camp David müzakerelerine katılacaktı. Mısır’a karşı Suriye, Irak ve Libya rejimlerinin komplosu ve eski Cumhurbaşkanı Cemal Abdünnasır’ın hapsettiği kafesten İslami grupları serbest bırakan kişi olarak Sedat’a suikast yapan söz konusu grupların ihaneti olmasaydı bu savaş, nihai bir barış anlaşması ortaya çıkaracaktı.

Mısır, Ekim savaşında zafer kazandı. Fakat maalesef Araplar, fırsat olarak bu savaşı İsrail’e karşı kaybettiler ve yetim zaferi değerlendiremediler. Bugüne kadar Araplar arasında hezimetlerini ve siyasi tutumlarını örtmek için hala bu savaşın tarihini ve devamında meydana gelen olayları karalamaya çalışan kimseler var.