Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Hamaney, İran-FATF anlaşmasına karşı çıktı | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

Londra: Adil es-Salimi

İran’da yolsuzluğun ve terör finansmanının önüne geçebilmek adına mecliste atılan adımlara yönelik görüş farklılığı, Hamaney ile Ruhani’yi karşı karşıya getirdi.

Tahran hükümeti, İran’ın Kara Paranın Aklanmasının Önlenmesine İlişkin Mali Çalışma Grubu’na (FATF) katılımasının ilk adımı olarak İranlı milletvekillerine yasamaya alternatif bir kanun hazırlanması talebinde bulundu. Ancak ülkenin Dini Lideri Ali Hamaney, Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani hükümetinin İran’ın terörizm finansmanının ve kara para aklanmasının önlenmesine dair kanun tasarısını yürürlüğe koyma umutlarını söndürdü.

Hamaney, İran parlamentosundan terörle mücadele ve kara para aklanmasının önlenmesi yönünde kendi yasalarını hazırlamak için çalışmalarını istedi. Hamaney, İran parlamentosunun bu yasaları hazırlama yetkisine sahip olduğunu da sözlerine ekledi.

Hedeflerinin derinliğini bilmedikleri bir anlaşmaya katılmak zorunda olmadıklarını belirten Hamaney, “Sadece bazı olumlu yönleri göz önünde tutularak sonunun nereye varacağını bilmediğimiz ancak sorunlu olduğunu bildiğimiz anlaşmalara katılmak zorunda değiliz” diye konuştu. Meclise getirilen yasa tasarılarının ülkenin çıkarlarına aykırı olmaması gerektiğini vurgulayan Hamaney, “Tabii ki bu gibi anlaşma ya da konvansiyonlar meclisten geçmemelidir” ifadelerini kullandı.

Hamaney’in bu tutumu, ABD yaptırımlarını hafifletmek isteyen İranlı diplomatların girişimi olan İran’ın FATF üyeliği destekçileri ile karşıtları arasındaki tartışmayı da sona erdirdi.

İran’ın Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Sözleşmesi’ne katılımına karşı çıkanlar, bu girişimin Devrim Muhafızları ve onun dışarıdaki kolu Kudüs Güçleri’nin faaliyetlerinin yanı sıra Hizbullah gibi silahlı grupların finanse edilmesinin engellenmesini hedeflediği görüşünde.

Ruhani’den FATF hamlesi

İran hükümeti, uluslararası FATF grubunun haziran sonunda yapılması planlanan toplantısı öncesinde terörizmin finansmanını ve kara para aklamayı önleme yasa tasarısı çıkarmaya çalıştı. FATF grubu, geçen mart ayında Tahran’ı kara listeye eklemeden önce yasayı çıkarması için süre tanımıştı.

Parlamento, iki hafta önce aldığı kararla yasa tasarısının oylanmasını iki ay sonraya ertelemişti. Bu durum, hükümetin İran Dini Lideri’nin tutumunu değiştirmesi yönündeki umudunu pekiştirmişti.

1989 yılında, sanayileşmiş yedi büyük ülke olan Kanada, Fransa, Almanya, Japonya, İtalya, İngiltere ve ABD uluslararası finansal ve bankacılık sisteminin şeffaflığı için prosedürlerin ve politikaların belirlenmesinin yanı sıra terörizm finansmanı ve kara para aklama ile mücadele standartlarını da belirleyen bir kurum kurduklarını duyurdu. Bu kurum daha sonra Kara Paranın Aklanmasının Önlenmesine İlişkin Mali Çalışma Grubu (FATF) olarak adlandırıldı. FATF, 2009 yılından bu yana İran’ı en riskli ülkeler listesinde tutuyor. FATF, he ne kadar nükleer anlaşmanın uygulanmasından dört ay sonra İran ve Kuzey Kore’yi kara listenin en üst sırasına getirse de Tahran’a yönelik yaptırımları askıya aldı.

Hamaney, İran parlamentosunda yaptığı konuşmada, FATF gibi konvansiyonları büyük güçlerin kendi çıkarları için hazırlanan anlaşmalara katılmayı kabul eden ülkeleri, büyük ülkelerin politikalarıyla uyum içinde olanlar veya onlardan korkanlar olarak iki kategoriye ayırdı. Hamaney, İran gibi bağımsız ülkelerin bu gibi anlaşmaları reddetmesi halinde ise ağır saldırılara maruz kaldıklarını belirtti.

Milletvekilleri tehdit edildi

İran parlamentosunda, söz konusu yasa tasarısıya destek veren ve karşı çıkan milletvekilleri arasında iki ay boyunca tartışmalar yaşandı. Bununla birlikte hükümet, Devrim Muhafızları komutanları ve Ulusal Güvenlik Konseyi temsilcilerinin katılımıyla kapalı kapılar arkasında toplantılar gerçekleştirdi. Görüşmelerde tasarının ayrıntılarını ele almak üzere dışişleri bakanı yardımcılarından oluşan bir ekip gönderdi.

Ancak daha sonra kapalı kapılar ardında gerçekleşen toplantıların detaylarının sızması, İran Meclis Başkanı Ali Laricani’nin eleştirilerine sebep oldu. İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri Ali Şemhani de tasarı ve zorlukları ile ilgili ayrı ayrı sunum yaptılar.

Aynı toplantıda İran Meclisi Başkanı Laricani, İran Dini Lideri’nin FATF’a katılma konusundaki görüşünü bildirmedi. “Buna meclisin karar vermesi gerektiğine inanıyor” ifadelerini kullandı.

Diğer yandan Hamaney’in parlamentodaki konuşmasından birkaç gün önce milletvekilleri, parlamentoda söz konusu yasa tasarısı ile ilgili tehdit mesajları aldıklarını duyurdu. İran Cumhurbaşkanı Yardımcısı Hüseyin Ali Emiri de söz konusu tehdit mesajlarının alındığını doğruladı. Bununla birlikte Meclis Başkan Yardımcısı Ali Mutahhari, Meşhed Cuma Namazı İmamı Ayetullah Ahmed Alem el-Hüda’yı tehditlerin arkasındaki isim olmakla suçladı.

Suçlamanın sebebi ise Hüda’nın tasarının kabulüne yönelik oy verecek milletvekillerini ‘hain’ kategorisinde sınıflandırılmasını tavsiye etmesiydi.

Hamaney’in kararı, Ruhani hükümetini eleştirenlerin elini güçlendirdi.

Şimdi, Cumhurbaşkanı Ruhani’nin ABD’nin İran’la olan nükleer anlaşmadan çekilmesinin etkilerini görüşmek üzere İsviçre ve Avusturya’yı ziyaret etmesi bekleniyor. Ruhani bu ziyarette ABD’nin İran’a yönelik yaptırımları konusunda anlaşmanın ve İran ile Avrupa arasındaki ekonomik işbirliğini sürdürmenin yollarını arayacak.