Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Hamas, diyet ödeyerek kan davalarını çözmeye başladı | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

2006-2007 yılında Gazze’de Hamas ve El-Fetih arasında bir çatışma yaşanmıştı. Hamas, bu çatışma dolayısıyla oluşan kan davalarını ortadan kaldırmak için yeni bir çalışma başlatıyor. Bu girişim ile Hamas, gerek siyasi, gerekse şahsi düşmanlıklara son vererek bölgedeki intikam dosyalarının kapatılmasını hedefliyor.
Her iki taraftan 300 kişinin öldüğü çatışma her ne kadar Hamas’ın hakimiyeti ile sonuçlanmış olsa da, gerçek şu ki bu çatışma sonrasında Filistinliler ikiye bölünmüştü. Oğulları öldürülen aileler aşiret kültürü gereği intikam için yemin ettiğinde, örgütler ve siyasi kurumlar da çözüm için sorumluluk üstlenmeye başladılar.

Herhangi bir ihtilafta, arka plandaki acıları yeniden canlandırarak intikam ateşini körükleyen Filistin’deki bu ateş, son yıllarda hiç sönmedi. Neyse ki içinde Semih El-Medhun’un öldürülüp, cesedinin Gazze sokaklarında sürüklenme görüntülerinin de bulunduğu fotoğrafların, El-Fetih tarafından neşredilmesi üzerine, Hamas harekete geçerek, olayı cinayet olarak niteleyip failerine karşı soruşturma başlattı.

Çatışmalardan bu yana on yıl boyunca, aslında taraflar arasında birçok görüşme olmuş ama başarı sağlanamamıştı. Hamas, buna rağmen dosyaları kapatmak ve ihtilafları gidermek amacıyla, gerek eski hükümetin güvenlik güçleriyle, gerek mağdur ailelerle görüşerek, El-Fetih hareketinden öldürülmüş kişilerin aileleri ile anlaşmalar imzaladı.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre, bazı aileler Hamas’ın teklifini kabul ederek anlaşma metnini imzalarken; bazıları da tekliflere ya hiç cevap vermedi, ya da uzlaşmaya kesinlikle yanaşmadı. Teklifi reddedip kısas konusunda ısrarcı olanlar, özellikle El-Fetih hareketinden dışlanmış olan Muhammed Dahlan’ın bu anlaşmalarda taraf olmasına itiraz ediyorlar. Ayrıca Hamas’ın, Filistin yönetimi tarafından safdışı bırakılmaya çalışılması da bir başka sorun.

Kaynaklardan edinilen bilgilere göre, en az 5 aile, operasyona katılan Hamas üyelerini affetme karşılığında vatandaş, örgüt ve aşiret üyelerinden oluşan büyük bir topluluğun önünde sözleşme imzalayarak, diyetlerini almış durumdalar.

Bu arada Hamas, yeni bir hamle daha yaparak Muhammed Dahlan Hareketi ile de Kahire’de anlaşmaya vardı. Ayrıca, kan davaları da dahil olmak üzere bütün ihtilafları çözmek amacıyla, tüm grupları içinde barındıran bir ulusal komitenin teşekkülüne karar verdi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı habere göre Dahlan, mutabakatın tamamlanması ve temel ihtilafların çözülmesine hazırlık amacıyla iki taraftan da öldürülenlerin ailelerine tazminat verileceğini taahhüt etti.

Dahlan hareketinin komutanlarından biri O’nun şu anda Fetih hareketiyle irtibatının olmadığını ve çatışmalarla da bir ilgisinin bulunmadığını söyledi. Bu hareketin komutanlarından Süfyan Ebu Zayıd Facebook hesabından şunları yazdı, “Hareketin merkezi komite ve devrim konseyi üyelerinden hiç birisi olayların yaşandığı sırada Gazze’de değillerdi. Çünkü çatışmadan aylar önce oradan ayrılmışlardı.” Ayrıca yazar, Fetih komutanlarının Dahlan Hareketi ile Hamas arasında Kahire’de imzalanan anlaşmaya karşı durmaları ve duydukları öfkeye anlam veremediğini söyledi.

El-Fetih hareketinin çeşitli ithamlarla kendisini saf dışı etmesinden önce Dahlan, 2006 ve 2007 yılında Filistin hükümetinin Gazze sorumlusuydu. Daha sonra otoritenin himayesinde görülen hatalarla ilgili komisyonda yer aldı ve ardından El-Fetih’in merkezi konsey üyeliğine seçildi.

Seçimleri Hamas’ın kazanması üzerine iki örgüt arasında her iki tarafa da büyük kayıplara sebebiyet veren, uzun silahlı çatışmalar yaşanmıştı. Şarku’l Avsat’ın ulaştığı güvenilir rakamlara göre sivillerle birlikte her iki taraftan ölenlerin sayısı 300’ü bulmakta. Bu kayıpların 160’ı, 2007 yılının 10-15 Haziran’ında gerçekleşen çatışmalarda oldu. El- Fetih bu zaman dilimini ‘DEVRİM’ olarak isimlendirirken; Hamas da ‘ASKERİ KARARLILIK’ olarak isimlendirmişti.

Şarku’l Avsat’ın aktardığı bilgilere göre, başkanlığını Dahlan’ın yaptığı güvenlik servisinin memuru Sakar Anbar, Hamas’ın silahlı kanadı Kassam Tugayları tarafından 2006 yılının sonunda öldürülmesinden sonra, Hamasla barış yapılmıştı. Kassam Tugayları anlaşma karşılığında aileye, 70 bin Ürdün dinarı verirken, aile diyetin tümünü aldığında gelecekteki tüm davalardan vazgeçtiğini ilan etmişti.

Hamas hareketi, Anbar ailesi ile başarılı bir şekilde barış sağlamasının ardından, diğer ailelere de ulaşabildi. Bu konuda toplumsal uzlaşma konseyi temsilcisi olan Hamas hareketi komutanlarından İsmail Rıdvan şunları söyledi, “Hamas toplumsal uzlaşı niyetiyle pek çok ailenin kan davası sorununu çözebildi. Ayrıca hareket genel toplumsal uzlaşmayı sağlamak için diğer konularla ilgilenmeye de son derece isteklidir.” Rıdvan, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, anlaşma konusunda aileler tarafından büyük bir kabul gördüklerini ve bu durumun aslında ulusal barışın sağlanması yolunda Filistin halkının tabiatında olan höşgörü ve müsamahayı gösterdiğini söyledi.
Rıdvan sözlerine şöyle devam etti, “Ailelerin barışın gerçekleştirilmesi için gösterdikleri müsamaha çok güzel bir örnekliktir. Filistin halkının asaletini gösteren bu güzel örneklikten dolayı hem Hamas, hem de bir bütün olarak Filistin gurur duymaktadır. Yakın gelecekte hareket toplumsal uzlaşı pratiğini, bütün vatanı kuşatacak şekilde genişletecektir.”

Siyonist ihtilalin projeleri karşısında Filistinlilerin tek yürek olmasını gerçekleştirecek bir iklimi sağlayacaklarına işaret eden Rıdvan, “Hamas, milli uzlaşı için ihtilaflı dosyaların çözümünde son derece isteklidir” dedi.

Bu sorunun çözümü için gerekli meblağın sorulması üzerine Rıdvan, sayıları 313’e ulaşan ölüm vakası ve yaklaşık çeşitli şekillerde yaralanmış 800 kişinin tazminatlarını ödeyebilmek için 50 milyon dolara ihtiyaçları olduğunu söyledi.