Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Hamas heyeti, Tahran’a ziyarette bulundu! | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

Hamas’ın yeni Siyasi Büro Başkan Yardımcısı Salih Aruri, dün Tahran’da İranlı yetkililerle görüştü. Yeni görevine başlamasından bu yana İran’a ilk ziyaretini yapan Aruri, 12 Ekim’de Mısır’ın başkenti Kahire’de, Fetih hareketi ile uzlaşma anlaşması imzalamıştı.

Hamas yayınladığı bir bildiride, Arap ve İslam İlişkileri Yetkilisi İzzet el-Rişk, iki taraf arasındaki ilişkilerden sorumlu Muhammed Nasr, hareketin eski Dış İlişkileri Sorumlusu Usame Hamdan, Hamas’ın Tahran’daki ofis sorumlusu Halid Kaddumi, baş editör Zahir Cebbarin ve Hamas Sözcüsü Sami Ebu Zuhri’nin de yer aldığı heyetin, üst düzey İranlı yetkililerle bir araya geleceğini duyurdu. Bildiride görüşmelerin, birkaç günlük İran ziyareti sırasında gerçekleşeceği belirtildi.

Bildiride ayrıca, heyetin, İranlı yetkililerle Filistin alanındaki son gelişmeleri, özellikle Fetih Hareketi ile uzlaşma dosyası, ikili ilişkiler ve işgalcilerle çatışmalardaki gelişmeleri görüşeceği ifade edildi.

İsminin verilmesini istemeyen bir Hamas yetkilisi, Fransız Haber Ajansı’na (AFP) yaptığı açıklamada, Üst düzey bir heyet, birkaç günlük ziyareti kapsamında bazı İranlı yetkililerle bir araya geleceğini, Hamas ve İran arasındaki ikili ilişkileri güçlendirme ve geliştirme yollarını görüşeceklerini duyurdu. Yetkili ayrıca, İran’ın harekete yönelik mali, siyasi ve silah desteğinin devam ettirilmesi konusunun masaya yatırılacağı belirtildi.

İran, Hamas’ın en büyük destekçisi

Hamas’ın Gazze lideri Yahya Sinvar ise, yaptığı açıklamada İran’ın, Hamas’ın askeri kanadı İzzettin el-Kassam Tugayları’nın silah, mali ve eğitim konusunda en büyük destekçisi olduğunu belirtti.

Ziyaret, İran’la ilişkileri mümkün olan en yüksek seviyeye çıkartmak, İran’ın Hamas ve Suriye rejimi arasındaki ilişkilerini onarma girişimi, Hamas’ın yeni vizyonu neticesinde gerçekleşti. Hamas’ın Suriye gelişmeleri konusundaki tutumu sebebiyle birkaç yıldır bölgede anlaşmazlıklar bulunuyordu.

Öte yandan Aruri ve Yahya Sinvar’ın temsil ettiği askeri kanat, eski Siyasi Büro lideri Halid Meşal’in Tahran ziyaretini reddetmesi yönündeki görüşlerinin aksine, İran yakınlaşmasında rol oynadı.

Şarku’l Avsat’ın kaynaklardan ulaştığı bilgilere göre, Hamas yıllar süren durgunluğun ardından tekrar İran’ın desteğini istiyor. Kaynaklar, ilişkilerin doğru yönde ilerlediğini belirtiyor.

Hamas masrafları kısmak zorunda kalmıştı

Hamas son zamanlarda büyük bir finansal kriz yaşayarak, askeri kanadının masraflarını ve üyelerinin maaşlarını azaltmak zorunda kaldı.

Hamas’ın en güçlü isimlerinden biri olan Aruri, İsrail tarafından Hamas’ın Batı Şeria’da tekrar canlanmasının ve operasyonların arkasında durmakla suçlanıyor. İsrail, İran ve Hamas arasında büyük bir anlaşmaya ulaşacak ziyaretlerini bu suçlamalar konusunda bir delil olarak görüyor. Zira Aruri, daha önce Tahran’a ziyarette bulunarak İran Devrim Muhafızları ile bir araya gelmişti.

Yeni konumuna seçilmeden önce Aruri, geçtiğimiz Ağustos ayında İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani için düzenlenen resmi törene katılmak üzere Tahran’e gelerek, çok sayıda üst düzey yetkiliyle görüşmelerde bulunmuştu. Aruri ayrıca, geçtiğimiz günlerde de Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta Hizbullah’ın daveti üzerine İranlı yetkililerle bir araya gelmişti.

Lübnan Hizbullah’ı ile yakın temas halinde bulunan Aruri, Tahran ve Suriye ile ilişkilerin düzelmesini şiddetle destekliyor. Şimdiler de ise, Hamas merkezini İran’a taşıyacak gibi görünüyor.

Aruri, hareketin askeri kanadının ve özgürlüğüne kavuşan esirlerin güçlü desteğiyle Hamas seçimlerinde başarıya ulaştı. Bu durum, Hamas içindeki değişikliklerin net bir göstergesi olarak sayılıyor. Hamas, Mısır ile ilişkilerini güçlendirmeden önce büyük çaplı değişiklikler gerçekleştirerek, Fetih Hareketi ile uzlaşma sağlamıştı.

Öte yandan kaynaklar, Hamas’ın Suriye ile ilişkileri onarmak konusunda her zamankinden daha açık olduğunu, ancak hassas davrandığı ve acele etmediğini belirtiyor. Hamas yeni siyasi belgesinde, Suriye ve Mısır ile ilişkileri düzeltmede bir engel teşkil ettiği gerekçesiyle Müslüman Kardeşler ile ilgili bazı ifadelerinden vazgeçmişti.