Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Hariri: Lübnan’ın önceliği güvenlik ve siyasi istikrar olmalı | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

Lübnan Başbakanı Saad Hariri dün Beyrut’ta Ticaret, Sanayi ve Tarım Odası’nda ekonomistler ile bir araya geldi. Hariri yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı:

“Lübnan’ın önceliği güvenlik, siyasi ve ekonomik istikrardır. Bankacılık sektörü Lübnan’ın omurgasını oluşturuyor. Onu tüm gücümüzle korumamız gerekir. Lübnan ekonomisi bağımsız olmalı. Devlet özgür hareket etmelidir. Bu ulusu kalkındırmak için uzun soluklu bir çalışmanın başındayız. Bir sonraki aşamada bize ayak uyduracak ekonomik ve sosyal bir Konsey liderliğinde ülkedeki önceliğimiz kararlılık, güvenlik, siyasi, ekonomik ve sosyal istikrardır.”

Hariri konuşmasında 8 Aralık 2017’de Paris’te yapılan Uluslararası Destek Grubu toplantısında hükümetin istikrar, büyüme ve istihdam olanakları yol haritası hazırladığına dikkat çekti. Haritanın Lübnan ordusunu meşru askeri ve güvenlik kurumlarını desteklemek üzere şubat ayında düzenlenecek olan Roma Konferansı 2’de tamamlanacağına dikkat çeken Hariri programın Lübnan’da ekonomik istikrarı desteklemek üzere nisan ayı başında Fransa’da yapılacak Paris Konferansı’nda sunulacağını kaydetti.

Hariri konuşmasının devamında şunları söyledi:

“Paris Konferansı’na net bir programla ve özel hedeflerle gideceğiz. Lojistik, su, elektrik ve sağlık alanlarında hazırlanan 250’yi aşkın proje de dâhil olmak üzere 16 milyar dolarlık altyapıya sahip önemli bir yatırım programı ile orada olacağız. Buna ek olarak iletişim, halk sağlığı, eğitim ve Lübnan kültür mirasına ilişkin bazı projeler de var. Büyüme oranlarını yüzde 6 ve 7’ye çıkaracağız. Bu projeler sayesinde Lübnanlı gençler için iş istihdamı sağlanmış olacak. Lübnan modern bir altyapıya ihtiyaç duyuyor. Gençlerin istekleri doğrultusunda bunun üzerinde çalışıyoruz. Bu adımlara gerekli sektörel ve yapısal reformlar eşlik etmeli ve böylece önümüzdeki Paris Konferansı’na kadar başarı sağlamalıyız. Ekonomistler olarak söz konusu reformları beklediğinizi biliyorum. Kaos değil güvenlik, istikrar ve çürük olmayan, modern bir altyapı istiyorsunuz. Çalışmanızı kolaylaştıracak ve bunu engellemeyecek kamu kurumlarının olmasını, yatırımınızı ve iş gelişiminizi teşvik eden, haklarınızı koruyan yasal bir çerçeve talep ediyorsunuz. Talepleriniz arasında ayrıca ülkeyi kalkındıracak finansal istikrar da var. Çünkü Lübnan gençleri ve genç kadınları ülkede kalmak ve göç etmenin tek umutları olmamasını istiyor. Bankacılık sektörü Lübnan’ın omurgasıdır. Ancak tüm bunlar bile Cumhurbaşkanlığı başlığında yaşadığımız ciddi krizden ülkenin kurtulmasını sağlamıyor. Bankaların bu aşamada getirdiği çözümleri eleştiren çok fazla kişi var. Fakat bu çözümler olmasaydı, para birimimiz hayatta kalamazdı. Bankacılık sektörünü tüm enerjimizle birlikte muhafaza etmeliyiz. Bazıları kâr edilmesi için sektörü eleştirirse bu kâr etmeye karşı oldukları anlamına mı gelir? Görevlilerin çalışmalarına ve yaşamlarını güvence altına almak isteyenlere karşı mıyız? Herhangi bir işçiye ya da fırında, dükkânda kâr elde eden bir esnafa karşı mıyız? Onların kazandığını görürsek vergilerini artırmalı mıyız? İşte bu mantık ülkeyi yok ediyor.”