Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Her şeyin yolu, yordamı, geleneği ve teknolojisi var | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

Tabii ki, her şeyin her malzemenin kullanımının yolu yordamı vardır.

Dibekte kahve dövmenin örfü, adeti vardır.

Dibek bedevi çadırının neresine konmalı?

Kahve dibekte ne zaman dövülür?

Hangi ritimde dövülür? Vs vs.

Ayakkabı bile bir mesele…

Nereye konulur?

Ne zaman çıkarılır, ne zaman giyilir?

Hangi şartlarda kavgalarda silah halini alır ve kullanılır?

Kim kafasına ayakkabıyla vurulmayı hak eder?

Kafasına ayakkabıyı indirirken ne denilir?

Pişman olursak adama ne demeli?

Her şeyin usulü, adabı ve gelenek göreneği vardır.

Tüm bu usul, gelenek ve görenek yüzyıllarca ayakkabı, terlik ve küfürleşme sonucu gelişti, billurlaştı ve son halini aldı.

Yeni yüzyıl birden üzerimize geldi, gün be gün yeni şeyler ortaya koydu, geliştirdi, ama biz bu yeni yüzyılın gereklerine karşı bir şey geliştiremedik, ona göre gelenek ortaya koyamadık, zamanımız olmadı.

Televizyonu örnek olarak alalım.

TV’yi sadece bie hitap eden programlar varken açıp seyretmeliyiz. Ama biri bizi ziyarete geldiğinde TV’yi kapatarak konuğumuza konuşma fırsatı vermeliyiz. Ama bu gerçekte gerçekleşen şey değil. TV’yi eve girer girmez açarız ve sürekli çalışır durumda bırakırız.

Londra’da Arap ailelerini ziyaret ettiğimde çok çekiyorum. Ziyaret ettiğim aile babaları televizyonu, radyoyu ve hatta teyp çaları aynı anda çalıştırırlar.

Önüme otururlar ve sağ ellerinde TV kumandası, sol elinde radyo kumandasıyla, orkestra yönetmeni edasıyla, birinin sesini kısarken diğerinin sesini yükseltir.

Aynı esnada da benimle muhabbet ederek onu bunu sorar, ağızımı açıp bir şey söyleyecek olduğumda da radyonun sesini sesimi bastıracak kadar yükseltir.

Bu bir kadirşinaslık değildir.

Hem bana, hem radyodaki konuşmacılara bir hakarettir.

Bundandır ki bazı edebiyatçılar bu hakaretamiz duruma düşmemek için TV ve radyo kanallarına çıkmama prensibini benimsemişlerdir.

Radyo veya TV’yi açmak misafire hakarettir.

İngilizler İskoçyalılar hakkında dalga geçerken, şaka yollu: ‘Bir İngiliz’i evinde ziyaret edersen sana şarap şişesi açar, İskoçyalıyı evinde ziyaret edersen sana televizyonunu açar’ der.

Bu sadece bir hakaret değil, kalp ve sinirleri laçka eden bir musibet.

Bir arkadaşımın söylediğine göre, bir bilim adamı, ortadoğu kökenliler için ceplere sığacak kadar bir cihaz üretmiş ve misafirliğe gittiğin kişi, senden izin almaksızın, televizyonunu açarsa cihazı çalıştırman yeterli olur ve anında TV cihazı çalışmaz olurmuş.

Ev sahibi bir süre TV‘yi çalıştırmaya çalışsa da sonunda pes ederek, Allah’ın emri ve kadiriymiş gibi, kaderine boyun eğerek sizi dinlemeye koyulur. Önemli olan, misafirliğe gittiğin ev sahibinin elindeki cihazdan haberi olmaması. Ama unutma, müsaade isteyip kalktığında bir kere daha cihaza bas ki, eskisi gibi çalışsın ve ev sahibinin ‘ fesubhanallah’ desin!

Arap dünyasına özel olarak üretilen bu cihaz için bilime teşekkür borçluyuz. Ama maalesef, bu cihaz yaygınlık kazanmadı ve TV ve radyo cihazlarının velvelesi insanların sesini bastırıyor ve arkadaşlar arası konuşmayı ve faydalı fikir teatisinin önüne geçiyor.