Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

HRW’den Filistin yönetimine ve Hamas’a ‘sistematik işkence’ suçlaması | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) yayınladığı yeni raporla Filistin yönetimindeki Batı Şeria’da ve Hamas kontrolündeki Gazze Şeridi’nde paralel gözaltı merkezleri kurularak tarafların kendilerine muhalif görüşteki Filistinlilere işkence ettiği suçlamasında bulundu.

HRW’nin ‘İki yönetim.. Tek yol.. Muhalefet yasak!’ başlığını taşıyan raporunda Filistin Yönetimi ve Hamas’ın aralarındaki ihtilafların artmasıyla karşıt tarafların destekçilerinin hedef alındığı belirtildi.

HRW, gözaltına alınanların daha çok ‘şabeh’ adlı bir işkence yöntemine maruz bırakıldığı öne sürülen 149 sayfalık raporunda bilinmeyen nedenlerle gözaltına alınan 20’den fazla kişiye ait vakayı incelendi. Şabeh adı verilen bu işkence yönteminde gözaltına alınanlar uzun süre yalnız bırakılıyor, uyumalarına izin verilmiyor ve bu durum işkenceye maruz kalan kişiye fiziksel acı veriyor.

Rapora göre yaygın olan bu uygulamalar, ‘işkencenin hem Filistin yönetimi hem de Hamas için adeta bir politika haline gelmiş durumda.

Raporun hazırlanması sürecinde aralarında eski tutuklular, yakınları, avukatları ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin de bulunduğu 147 tanıkla görüşen HRW ayrıca fotoğrafları, tıbbi raporları ve yargı tutanaklarını inceledi. Raporun sonuç bölümünde ‘keyfi’ gözaltılar ile ‘sistematik işkence’ bulgularına ulaşıldığı ve bunun Filistin yönetiminin geçtiğimiz günlerde kabul ettiği en önemli insan hakları sözleşmelerini ihlal ettiği vurgulandı.

HRW, Filistin yönetimine ve Hamas’a destek veren Avrupa Birliği (AB), ABD ve diğer devletlerden keyfi gözaltı ve işkenceye karışan birimlere ve kurumlara yönelik yardımların, yetkililer bu uygulamalardan vazgeçene ve sorumlular hesap verene kadar büyük ölçüde askıya alınması çağrısında bulundu.

HRW Washington Direktör Yardımcısı Tom Porteous konuya dair yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“25 yıl önce yapılan Oslo Anlaşması’nın ardından Filistinli yetkililer, Batı Şeria’daki ve Gazze’deki sınırlı yetkilerini sürdürüyor. Fakat kendi yönetimlerindeki bölgelerde paralel gözaltı merkezleri kurmuşlar. Bu merkezlerde muhaliflerine yönelik işkencelere devam ederken Filistinli yetkililerin insan haklarına saygı duyulması yönündeki çağrılar boşunadır.”

HRW raporunda, Ramallah’taki Filistin yönetimine bağlı istihbarat birimleri ile görüştüklerini ancak İsrail’in HRW yetkililerine Gazze’ye girme izni vermemesi nedeniyle Hamas yetkilileri ile görüşemediklerini belirtti. Raporda ayrıca İsrail’in HRW’nin raporu sunmak üzere düzenlenecek basın toplantısı için Gazze’ye gitme talebini de reddettiği kaydedildi.

Her iki tarafında bu tür ihlallere soruşturma sürecinde olan davalar olduğunu ve sorumluların hesap vereceğinin aktarıldığı raporda ayrıca HRW’nin topladığı delillerin Uluslararası Af Örgütü iddialarının aksini gösterdiğine işaret edildi.
HRW, Filistinli yetkililer tarafından uygulanan sistematik işkencenin Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde (UCM) ‘insanlık suçu’ olarak yargılanabileceğini vurguladı.

Rapora dair açıklamalarda bulunan Filistin Emniyet Teşkilatı Sözcüsü Adnan ed-Damiri, Filistin’in tüm güvenlik kurumlarının kapılarının insan hakları kuruluşlarına her zaman açık olduğunu söyledi. Raporun başlığına ‘siyasi olduğu ve yasal olmadığı’ eleştirisinde bulunan Damiri, HRW’nin yalnızca Hamas’ın muhalifleri ile görüşmeleri sonucunda ulaştığı bilgileri doğru olarak kabul etti. “Geçen mart ayından bu yana İçişleri Bakanlığı tarafından verilen yanıtlarla ilgilenmediler” ifadelerini kullandı.

Damiri, Filistin yönetiminin tüm insan hakları anlaşmalarına sadık kaldığını ve insanlık onuruna aykırı tüm eylemlere karşı çıktığını vurguladı.

Söz konusu raporu, ‘ABD’nin Filistin Yönetimi’ne karşı tutumunu ortaya çıkaran siyasi bir rapor’ olarak nitelendiren Damiri, raporda Filistin yönetimini Hamas ile aynı kefeye koyduğunu ve ihlallere karşı cezai tedbirleri takip etme konularında Filistin güvenlik birimlerinin eğitim, izleme ve takip faaliyetlerinde AB’nin ve tüm dostlarının rolünü unutulduğunu söyledi.

Güvenlik birimlerinin insan hakları örgütlerinin çalışmalarıyla ilgili tüm bilgileri edinme hakkı olduğunu vurgulayan Damiri, “Uyguladığımız genel politika adil bir insan hakları politikasıdır. İhlal, kasıtlı olsun ya da olmasın herkes bundan sorumludur” diye konuştu.

Hamas rapora dair herhangi bir açıklamada bulunmadı.