Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Husiler, 21 Eylül darbesini BMGK’da meşrulaştırmaya çalışıyor | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

Sana/Şarku’l Avsat

Husi milisler, Sana’daki Yemenli milletvekillerini, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne (BMGK) “darbeci grup yetkililerinin tanınması, Husilerin ülkenin meşru yöneticisi olarak nitelendirilmesi ve Abdurabbu Mansur el-Hadi’nin devlet başkanı olarak tanınmaması” için çağrı yapmaya zorladı.

Husi milisler, darbeci faaliyetleri için yasal bir güvence sağlamak amacıyla Sana’daki mevcut milletvekillerini istismar etmeye çalıştı. Bu çerçevede vekillere, BMGK’ya geçtiğimiz pazar günü Husi yönetimini ve liderlerini savunan, meşru hükümet ve Devlet Başkanı Hadi’ye saldıran bir mektup gönderme çağrısı yaptı.

Sana’daki mevcut milletvekilleri tarafından gönderilen mektup, Yüksek Siyasi Konseyi Başkanı Mehdi el-Meşhed’i de meşru devlet başkanı olarak tanımladı. Aynı şekilde mektupta, darbecilerin Yüksek Seçim Komisyonu’na 4 kişi atama uygulamasını da haklı bir faaliyet olarak nitelendirdi. Söz konusu atama, meşru yönetim tarafından kınanmış, yönetim ayrıca milislerin ihlallerinin Libya’nın Washington büyükelçiliği ve BM tarafından da kınanmasını talep etmişti.

Aynı şekilde mektupta, onlarca Husi unsurun, milislerin kontrolleri altındaki onlarca seçim merkezinde hayatlarını kaybeden milletvekilleri yerine parlamento üyesi olabilmesi için ek seçimler gerçekleştirmeyi planladığı da belirtildi.

Milletvekilleri tarafından gönderilen mektupta, el-Meşhed başkanlığındaki Yüksek Siyasi Konsey olarak bilinen milis meclisinin, parlamento tarafından onaylanan ve ülkenin işlerini yürütecek meşru otorite olduğu kaydedilirken, meşru hükümetin ve Devlet Başkanı Mansur Hadi’nin etkinliği ise reddedildi.

Diğer taraftan Güvenlik Konseyi ve uluslararası toplumu aldatma girişimi çerçevesinde Sana’daki milletvekilleri tarafından gönderilen mektup, Abdurabbu Mansur el-Hadi’nin görev süresinin sona erdiğini iddia etti. Mektupta ayrıca, Hadi’nin artık herhangi bir meşruiyete sahip olmadığı belirtildi.

Öte yandan 21 Eylül 2014 tarihinde meşruiyete karşı gerçekleştirilen darbe sonrasında Husi milisler, Yemen Temsilciler Meclisi’ni de kapatma kararı vermişti.

Ali Abdullah Salih’in Husiler tarafından geçtiğimiz Aralık ayında öldürülmesinin ardından onlarca milletvekili, özellikle Salih’e ihanet edildikten ve Halk Kongresi Partisi’nin kötüye kullanılmasından sonra İran destekli milislerin otoritesi altında yaşamanın mümkün olmadığını fark ederek, Sana’dan ve kontrol edilen alanlardan ülke dışına çıkmayı başarmıştı.

Husi milisler, aynı zamanda kontrollerindeki bölgelerde geriye kalan vekilleri, mezhepsel yasaları yürürlüğe koymak ve çeşitli gündemlerine hizmet etmek amacıyla sömürmeye çalışıyor.

Bu çerçevede Husilerin, Sana’daki milletvekilleri aracılığıyla BMGK’ya gönderdiği mektupta, Mehdi el-Meşhed’ın iyi bir karaktere sahip olduğu belirtildi. Mektuba göre el-Meşhed, anayasa ve yasalara uygun olarak en üst düzeyde bir sorumlulukla devlet işlerini yerine getiriyor.

Mektupta, el-Meşhed’ın kontrolleri altındaki Yüksek Seçim Komisyonu üyelerini istifa eden veya çalışmayan komisyon üyeleri yerine atama kararı aldığı belirtildi. Aynı şekilde Temsilciler Meclisi’ndeki boş koltukların doldurulması için yapılacak seçimlere katılma çabalarının da engellendiği vurgulandı.

Öte yandan parlamento kaynaklarının Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamaya göre, çoğunluğun, Husilerin baskılarından kaçmak için ülkeyi terk etmesinden sonra Sana’da yeterli sayıda milletvekilinin bulunmaması sebebiyle milisler, ölen vekillerin koltuklarını doldurmak için yapılacak seçimler aracılığıyla onlarca unsurunu meclise sokmak istiyor.

Diğer taraftan Yemen’deki gözlemciler, Husi milislerin, milletvekillerinin rolünün tanınması için çaba sarf ettiğini belirtti.

Aynı şekilde hükümet kaynakları, milletvekillerinin geçtiğimiz günlerde “Seiyun veya Marib şehrindeki Yemen parlamentosunun imarı” ve “mevcut başkan ve Halk Kongresi Partisi lideri Yahya el-Rai’nin yokluğunda parlamentoya yeni bir başkanlık konseyi seçimi” için Riyad’da düzenlenecek bir istişare toplantısı kapsamında temaslarda bulunduğunu belirtti.

Halk Kongresi kaynakları ise milislerin, Sana’daki geriye kalan milletvekilleri üzerinde sıkı bir kontrol uyguladığını, vekilleri meşru yönetime katılmaları halinde mallarına el koyma veya akrabalarını tutuklamakla tehdit ettiğini vurguladı.