Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

İdlib kırsalını bombalayan Rusya, muhalifleri ‘provokasyon’ hazırlığı yapmakla suçladı | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

Rusya Cumartesi günü Suriyeli muhalif ve radikalizm yanlısı grupların, Batının müdahalesine zemin hazırlamak için İdlib yakınlarında provokatif eylemler gerçekleştirmeyi planladıklarına dair bilgilere sahip olduklarını açıkladı. Bununla birlikte Rus savaş uçakları ve Suriye rejimi helikopterleri İdlib’in güney ve doğu bölgelerini bombaladı.

Moskova, İdlib’deki muhalif grupların, sivillere yönelik kimyasal saldırısı planladığını birçok kez dile getirirken, diğer yandan Rusya ve Suriye rejimi bölgedeki en şiddetli hava saldırılarını gerçekleştiriyor.

Rusya Savunma Bakanlığı Sözcüsü İgor Konaşenkov yaptığı açıklamada Türkistan İslam Partisi (TİP), Beyaz Miğferler grubu ve İdlib’in yüzde 60’ını kontrol eden Heyet-i Tahriru’ş Şam (HTŞ) liderlerinin kimyasal saldırı provokasyonuna hazırlanmak için bir araya geldiklerini söyledi. İdlib’deki teröristlere provokasyonunun başlama sinyalini, ‘Suriye devriminin bazı yabancı dostlarından’ özel bir ekibin vereceğini belirten Savunma Bakanlığı Sözcüsü Konaşenkov, 8 Eylül akşamı bu kışkırtıcı senaryoya katılanların hazır olmasının istendiğini kaydetti.

Suriyeli muhaliflerin kontrolü altında bulunan Doğu Guta’daki Duma kentinin 7 Nisan’da sarin gazı ile hedef alınarak kimyasal saldırıya maruz kaldığı ve sağlık görevlilerine göre en az 40 sivilin yaşamını yitirdiği olayın ardından ABD, Fransa ve İngiltere, yine Nisan ayında Suriye rejimi hedeflerine ortak füze saldırıları gerçekleştirmişti.

Rusya, Beyaz Miğferleri suçluyor

Rusya, Suriye rejimini savunurken, kimyasal saldırının Beyaz Miğferler grubu tarafından yürütülen bir oyundan başka bir şey olmadığı konusunda ısrarcı açıklamalarda bulundu.

Esed rejimi, bir çok kez kimyasal silah kullanmakla suçlandı

Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed rejimi, 4 Nisan 2017’de İdlib’de bulunan Han Şeyhun kasabasında 80’den fazla sivilin ölümüne yol açan saldırı da dahil olmak üzere Suriye savaşı sırasında bir çok kez kimyasal silah kullanmakla suçlandı. Bununla birlikte Suriye rejimi geçtiğimiz Ağustos ayından bu yana, İdlib ve çevre bölgeleri yeniden geri alma niyetinde olduğunu söylüyor.

Rusya ve Rejim saldırılarını artırdı

Diğer yandan Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), Şam ve müttefiki Moskova’nın İdlib ve çevresine yönelik tehditlerinin başlamasından bu yana ‘en şiddetli’ hava saldırılarını gerçekleştirdiğini duyurdu.

SOHR’a göre, Rus uçakları en az 3 saat boyunca süren hava saldırılarında İdlib’in güneyi ve güneydoğusundaki ilçe ve köylere 60 kadar bombardıman gerçekleştirdi. Suriye rejimi ise bu saldırılarla eş zamanlı olarak, topçu atışları ve havadan varil bombaları atarak saldırılar düzenledi. Saldırılarda ikisi çocuk en az dört sivil öldürüldü.

SOHR Müdürü Rami Abdurrahman yaptığı açıklamada, saldırıların cihatçı ve muhalif grupların bulundukları noktalarda yoğunlaştığını bildirdi.

SOHR Müdür Abddurrahman, bu baskınları, Rusya ve Suriye’nin bir ay önce en az 53 sivilin hayatını kaybetmesine neden olan Urm el-Kubra kasabası dahil olmak üzere İdlib’i çevreleyen batı Halep kırsalındaki saldırılarının ardından bölgede yaşanan ‘en şiddetli’ saldırılar olarak nitelendirdi.

Tahran’da üçlü zirve

İdlib’teki baskınlar devam ederken, Şam’ın müttefikleri İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile muhaliflerin destekçisi Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Tahran’da bir zirve gerçekleştirdiler.

Üç lider, zirve sırasında İdlib’deki anlaşmazlıkların üstesinden gelmede başarısız olurken, Cumhurbaşkanı Erdoğan Ruhani ve Putin’e ‘kan banyosu’ uyarısında bulunarak, İdlib’de ‘ateşkes ilan edilmesi’ çağrısı yaptı. Bununla birlikte Ruhani ve Putin, İdlib’in kontrolü konusunda yeni bir düzen kurulması gerektiğinin de altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, sivillerin zarar görmemesi için bir çözüm bulunması amacıyla ‘işbirliği’ yapmaya devam etme önerisinde mutabık kaldılar.

İnsani felaket uyarısı

Öte yandan Birleşmiş Milletler (BM) ve insan hakları kuruluşları, İdlib’e yönelik bir operasyon gerçekleşmesi durumunda çatışmanın patlak vermesiyle daha önce benzeri görülmemiş bir insanlık ‘felaketi’ ile karşı karşıya kalınabileceği konusunda uyardılar. Bu durumun İdlib ve çevresindeki 3 milyon insandan 800 bininin göç etmek zorunda kalmasına yol açabileceğine işaret ettiler.

İdlib’in büyük bir bölümü HTŞ tarafından kontrol edilirken, bölgenin geri kalan kısmında diğer cihatçı gruplar bulunuyor. Rejim güçleri ise güneydoğu kırsalında konuşlandırılmış durumda. Bununla birlikte HTŞ ve diğer gruplar, Halep’in batı kırsalı, Hama’nın kuzeyi ve Lazkiye’nin kuzeyinde olmak üzere özellikle sınır bölgelerinde yer alıyorlar.

Sivil göçleri başladı

Diğer yandan yüzlerce sivil operasyon beklentisiyle Perşembe günü bölgeden kaçmaya başladılar. Bunun yanı sıra ilk çatışmanın, günlerdir Suriye rejimi ve Rusya’nın hava saldırılarına maruz kalan güneydoğu kırsalında yaşanması bekleniyor. Öte yandan birkaç aydır hakkında herhangi bir haberin yapılmadığı Rusya’nın kontrolü altındaki Hmeymim Hava Üssü’ne dair haberler Rus basınında yer almaya başlarken, dün İdlib’deki rejim karşıtı gruplara yönelik bir baskın düzenlendiği aktarıldı.