Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

İdlib operasyonu için gözler Tahran zirvesinde | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

Rusya Dışişleri Bakanı Segey Lavrov,“İdlib’de olanlara sonsuza dek tahammül edemeyeceklerini” söyleyerek, Türkiye’nin bir an önce ılımlı muhalifleri teröristlerden ayrıştırması gerektiğini belirtti.

Lavrov, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, İdlib’deki muhalif grupların iki ayı aşkın bir süredir ateşkesi ihlal ederek, rejim mevzilerine saldırılar gerçekleştirdiğini ve “teröristlerin” artık daha kapsamlı silahlı eylemler yaptığını söyledi. “Çok sayıda insansız hava aracı (İHA) ile Hmeymin askeri üssüne saldırı girişiminde bulundular. Şuana kadar 50’den fazla İHA’yı vurduk” şeklinde konuştu.

Lavrov: İdlib’de olanlara sonsuza kadar tahammül edemeyiz

İdlib kentindeki şartlara sonsuza dek sabretmelerinin mümkün olmadığını vurgulayan Lavrov, şöyle konuştu:

“Suriye’de teröristlere yer yok. Suriye ordusu da teröristleri topraklarından atmak için her türlü hakka sahip” diyen Rus Bakan, “Astana süreci katılımcıları olarak, Türk mevkidaşlarımız, Suriye hükümeti ve İranlılarla, karada teröristler ile normal silahlı muhalifleri birbirinden ayırmak ve bu arada sivillere zarar vermemek için aktif şekilde çalışıyoruz.”

Sergey Lavrov’un sözlerinin, 7 Eylül’de (Cuma) Tahran’da, İran, Rusya ve Türkiye liderlerinin bir araya geleceği İdlib konulu üçlü zirvede, ortak bir tavır oluşturmak istediğine işaret ettiği belirtiliyor.

Geçtiğimiz hafta Rusya’nın başkenti Moskova’ya ziyarette bulunan Suriye Dışişleri Bakanı Velid el-Muallim de Tahran’da düzenlenecek zirvenin ana gündeminin, “İdlib’in özgürleştirilmesi” olduğunu söylemişti.

Rus medyası ise Rusya ve rejim tarafından İdlib’e düzenlenecek sınırlı askeri operasyonun, kentin batısındaki Cisr el-Şuğur’dan, güneydeki el-Lattamine beldesine uzanan güvenlik kuşağı oluşturmayı ve uzun menzilli füze saldırılarını engellemeyi amaçladığını iddia etti. Rus RBC gazetesine değerlendirmelerde bulunan askeri uzmanlar, Rusya ve Türkiye’nin İdlib’deki radikal gruplara karşı sınırlı bir operasyon gerçekleştirilmesi konusunda anlaşmaya vardığını öne sürdü. Uzmanlar, söz konusu anlaşmaya göre, İdlib’e yönelik kapsamlı bir askeri operasyon gerçekleştirilmemesi ve rejim güçlerinin kente girmemesi karşılığında, Rus kuvvetlerinin rejim güçleriyle yardımlaşarak radikal grupların boşalttığı bölgelere konuşlanacağını iddia etti.

Pazar günü Şarku’l Avsat’a açıklama yapan Suriyeli kaynaklar, operasyon için rejimin talimatının beklendiğini kaydetti.

Dün Şarku’l Avsat’a bilgi veren kaynaklara göre ise Türkiye ve Rusya arasında İdlib’e ilişkin anlaşmazlıklar, iki tarafın karşılıklı ziyaretleri ve yoğun diyaloglar neticesinde geçmişe nazaran oldukça azaldı.

Bu arada Rus medyası ise Moskova ve Tahran arasındaki uçurum büyüdüğünü öne sürdü. Svobodnoya Pressa adlı web sitesinde yazan bir Rus uzman, Tahran’ın artık Suriye’de Moskova’ya ihtiyaç duymadığını belirtti.

Kommersant’tan BM iddiası

Öte yandan, Birleşmiş Milletler’in (BM), “politik geçiş” gerçekleşmediği sürece Suriye’ye insani yardım götürmeyeceği iddia edildi. Kommersant gazetesinin İngilizce internet sitesinde yayınladığı belgeye göre, BM, Suriye’yi yeniden inşa etme çalışmalarına, Beşşar Esed giderse yardım edecek.

Gazetenin haberine göre, Suriye’nin yeniden imarının Esed’in iktidardan uzaklaştırılmasına bağlı olduğunu içeren bu gizli talimat, BM tarafından Ekim 2017’de yayınladı.

BM Genel Sekreteri’nin Siyasi İşlerden Sorumlu Eski Yardımcısı, ABD’li Diplomat Jeffrey Feltman’ın imzası taşıdığı öne sürülen talimatta, şu ifadeler yer alıyor:

“İnsani eylem planı, BM’nin hayati ve önemli insani faaliyetleri sürdürmesi, sivillerin canlarının korunması ve ihtiyaçlarının giderilmesi için insan doğasına uygun olmalıdır. Aynı zamanda kalkınma ve yeniden imara ilişkin bütün faaliyetler de bu kapsamda yer almalıdır. Suriye’nin yeniden imarı, Suriye sınırlarını aşan bir meseledir ve çeşitli hükümetlerle uzun müzakereler gerektirmektedir.”

Belgede, BM’nin sadece taraflar arasında müzakere edilmiş gerçek ve kapsayıcı bir politik geçiş olduğu sürece yeniden yapılanmaya katkı sağlayacağı vurgulanıyor.

BM ise böyle bir belgenin varlığını reddetti.