Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

IKBY’ye sığınan Suriyeli mülteciler ülkelerine dönmek istiyor | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nde (IKBY) Suriyeli mültecilerin kaldığı Dar Şukran kampında çatısı metal levhalarla kaplı evinin önünde oturan 60’lı yaşlarındaki Necmeddin, karşı komşusu Süleyman (47) ile ülkelerinde 8’inci yılına giren savaş hakkında konuşuyorlar.

Necmeddin, 2013 yılında Suriye’nin kuzeydoğusundaki Derek şehrini terk ederek IKBY’ye sığınmış. O dönemde Suriye’de savaşan taraflar arasındaki çatışmaların artmasıyla birlikte binlerce Suriyeli Kürt, Suriye tarafındaki Semelka Sınır Kapısı ile Irak tarafındaki Peşhabur Sınır Kapısı arasındaki köprüyü kullanarak Irak tarafına geçmiş. O günleri anımsayan Necmeddin, “Birkaç hafta veya birkaç ay kalırız diye bekliyorduk. Ancak beş yıl geçti ve ülkeme dönmeyi sabırsızlıkla bekliyorum” diyor. Necmeddin eşiyle birlikte burada, kendilerini ne kışın soğuğundan ne de rüzgarın etkisinden koruyabilecek bir barakada kalıyor. Tüm çocuklarının Avrupa’ya gittiğini belirten Necmeddin, “Çaresiziz, gücümüz kalmadı” ifadelerini kullandı.

Dar Şukran kampı, Erbil kentinin 47 kilometre batısında yer alıyor. Kamp, Suriye’den gelen mülteci akınına çözüm kapsamında 2013’ün yazında inşa edildi. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), Dar Şukran Belediyesi’nden kamp için toprak kiraladı. Japonya Barış Rüzgârı Örgütü de, çatıların metal levhadan olması kaydıyla çadır yerine beton evlerin inşa edilmesi için finans sağladı. Örgütün maddi destek sağladığı ve mültecilerin görev aldığı projeler kapsamında kampta kanalizasyon şebekesi açıldı ve yollar yapıldı.

Gri saçları ve çenesinde beyazlamaya yüz tutan sakallarıyla evin önünde oturan Süleyman’ın ise 4 buçuk yaşında Sozdar adında küçük bir kızı var. Kampta dünyaya gelen Sozdar, Suriye hakkında hiçbir şey bilmiyor. Sozdar’ın diğer kız kardeşleri ise henüz küçük yaşlarındayken aileleri ülkesini terk etmek zorunda kalmış. Süleyman, kızlarının arada “Orada bir evimiz mi var… Ona ne zaman döneceğiz?” diye sorduklarını aktarıyor. Ancak Süleyman’ın söylediğine göre kampa son birkaç aydır gıda yardımları kesilmiş durumda. Süleyman bu konuda şunları söylüyor, “Birçok gıda yardımı durduruldu, iş imkânları yok. Kazandığım ne varsa hepsini harcadık.”

Dar Şukran kamp yönetiminin aktardığına göre, 12 kısma ayrılan kampta yaklaşık 2 bin 500 ailenin yaşadığı 2 bin 480 çadır bulunuyor. Yaklaşık 13 bin kişinin olduğu tahmin edilen kampın, IKBY’de Duhok ilindeki Dumiz kampından sonra en büyük ikinci mülteci kampı olduğu belirtiliyor. Ancak kampa giriş çıkışlarda herhangi bir kontrol uygulanmıyor. Mülteci ikamet kartı alanlar kamp dışındaki işlerde çalışma imkânı bulabiliyor.

Kamp sakinlerinden Suriye’nin kuzeydoğusundaki Kamışlı kentinden buraya gelen Fener isimli bir başka göçmen de 2013’ün yazında ailesiyle birlikte ülkesini terk ettiğini söylüyor. Fener, Türkiye’nin YPG’ye yönelik tehditlerinin artmasıyla birlikte ailesinin tekrar Kamışlı’yı terk etmek zorunda kalmaları ihtimaline karşı kampta kalmayı tercih ettiğini belirtiyor. Fener, “Babam, annem ve kız kardeşlerim Kamışlı’da yaşıyor. Bölgeye yönelik olası bir askeri operasyon düzenlenmesi halinde buraya gelecekler. İşte o zaman onları karşılayacağım ve yer bulmak için sıkıntı çekmeyecekler” dedi.

Kampta açtığı bayan terzi ile ailesinin geçimini sağladığını belirten 35 yaşındaki Evin, “Kışın ısınmak, gerekli malzemeleri almak için 460 Irak dinarı (yaklaşık 300 ABD doları) yardım aldık. Bunun dışında her aile aylık 20 dolar yardım alıyor” dedi.

IKBY’de bulunan 250 bin Suriyeli mülteciden 70’i kamplarda yaşamakta. Bu kamlardan dördü Erbil’de, 3’ü Dohuk’ta ve bir tanesi Süleymaniye’de yer alıyor.

Dar Şukran kampında iki anaokulunun yanı sıra ilköğretim, ortaöğretim ve lise olmak üzere 3 okul binası bulunmakta. Okullar, IKBY Eğitim Bakanlığı tarafından belirlenen müfredatı takip ediyorlar. Dersler Sorani Kürtçesi ve Arapça olarak işleniyor.

Kampta okuma yazma bilmeyenlerin oranının yüksek olduğunu söyleyen 28 yaşındaki Delil, “Okullar IKBY hükümeti tarafından belirlenen müfredatı takip ediyor. Bu yüzden öğrencilerin büyük bir bölümü öğrenme noktasında zorluk çekiyor” dedi.

Eğitim seviyesindeki düşüşü gizlemeyen İlköğretim Okulu Müdürü Ahmed Mahmud ise bunun nedenini kadro eksikliğiyle açıklıyor. Mahmud, “Maaşların düşük olması ve buradaki eğitime destek olacak uluslararası örgütler bulunmadığından ötürü tüm eğitim düzeyleri için öğretmen bulamıyoruz” diye konuştu. 12 derslik bulunan okulda bin 200 öğrencinin eğitim gördüğünü belirten Mahmud, “Bugün bile hiçbir sınıfta ısıtıcı yok” diyor.

Kamptaki aileler, 90 metrelik bir alana kurulan prefabrik evlerde kalıyor. Elektrik ve su imkânları son derece kısıtlı. Kampın içerisinde kıraathane, lokanta, terzi, kuaför ve telefon satan dükkânlara rastlamak mümkün.