Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

İmran Han’ın büyük bölgesel oyunda bir rolü var mı? | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

İslamabad /Amr Faruk

Pakistan’ın yeni Başbakanı İmran Han ve ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun önümüzdeki ay İslamabad’da gerçekleştirecekleri görüşme öncesinde iki önemli açıklama geldi. Açıklamalar, terörle mücadelede konusunda iki önemli müttefik olan ABD ve Pakistan arasındaki temel gerginliğin de yansıması niteliğindeydi.

İlk açıklama, bir haber kanalına verdiği röportajda uluslararası iflasını açıklamanın eşiğindeki Pakistan’ın kötüleşen ekonomisine yönelik Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) kurtarma paketine şiddetle karşı çıkan ABD Dışişleri Bakanı Pompeo tarafından yapıldı. Pompeo Pakistan’da yatırım fırsatları kollayan Çin’e yüklendiği demecinde “Herhangi bir hata olmaması için IMF’nin ne yaptığını takip edeceğiz. Çinli tahvil sahiplerinin veya Çin’in kendilerini kurtarmak için IMF’nin ve dolayısıyla IMF’nin finansörlerinden ABD’nin dolarlarını kullanması için bir gerekçe yok” ifadelerini kullandı.

Diğer açıklama ise Pakistan’ın yeni Başbakanı İmran Han tarafından Twitter üzerinden yapıldı. İmran Han yazdığı mesajda hâlihazırda Washington’la büyük bir gerilim yaşayan Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a verdiği tam desteği dile getirdi.

Mesajında Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Türk halkına destek veren İmran Han, “Pakistan halkı ve kendi adıma Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Türkiye halkına, karşılaştığı ağır ekonomik zorlukları aşmaları ve başarılı olmaları için dua ettiğimizin bilinmesini isterim. Türkiye, görkemli tarihinde sıkıntıların içinden hep başarıyla çıktı” ifadelerini kullandı.

İmran Han Twitter’dan yayınladığı mesajlarında ABD’nin adının geçmemesine ise özen gösterdi. Ancak süreci takip eden tüm taraflar mesajın arka planında Pakistan’ın ABD’ye karşı Türkiye’ye tam destek verdiği konusunda hemfikir.

Söz konusu iki açıklamaya da yansıyan düşmanlık, Donald Trump’ın başkanlık görevine gelmesiyle başlayan ve halen devam eden Pakistan-ABD ilişkilerindeki mevcut gerilimlerin yansıması niteliğinde. Geçmişte Taliban’a destek veren Pakistan’ın yeni Başbakanı Han, bölgedeki stratejik hedeflerine ulaşmak için mutlak askeri güç kullanan ABD politikalarına karşı güçlü bir şekilde muhalefet etmiş, bu yüzden de Washington’ın dış politika temsilcileri kendisiyle yakınlaşamamıştı.

Yapılan yorumlar Washington’ın yeni Pakistan hükümetine karşı duyduğu nefreti maskelememesinin de şaşırtıcı olmadığı yönünde. Zira bu durum, ABD Dışişleri Bakanı Pompeo’nun IMF tarafından Pakistan’a mali kurtarma planını uygulanmasına yönelik üzüntüsünü dile getirdiğinde de açıkça ortaya serilmişti.

İmran Han etkisi

Bu gizlenmeyen siyasi gerçekliğin bir başka yönü daha var. O da Pakistan’ın yeni başbakanının ve hükümetinin, bölgedeki büyük resim yapbozunun bir parçaya dönüşebileceği gerçeği.

İslamabad merkezli güvenlik ve savunma uzmanları, söz konusu durumun sebeplerinden birinin İmran Han’ın Peştunlu olmasından kaynakladığını iddia ediyor. Pakistan’ın askeri kuruluşu, Pakistan’daki Peştun nüfusu arasında artan huzursuzluğu kontrol altına alabilmek için Peştun asıllı bir başbakana ihtiyaç duyuyordu. Tıpkı iddia edildiği gibi Pakistan ordusunun Peştun’daki silahlı militanların, yani Taliban üyelerinin direnişini kırmayı başardığı gibi. Bu durum ABD’nin Pakistan’ın Taliban’ı barış müzakereleri masasına getirme rolüyle de tamamen uyum sağlıyor.

Yerel düzeyde İmran Han’ın şahsı ve Peştunlular arasındaki büyük popülaritesinin etkisi ile Pakistan’ın askeri çevrelerinin Taliban üzerindeki etkisi önemli stratejik bir durum olarak kabul ediliyor.

Bu iki önemli etki, ABD’nin Afganistan’daki sorunu askeri yollar dışında çözme çabalarına büyük ölçüde yarar sağlayacak. Ravalpindi ve İslamabad’ın Washington’la ilişkilerine dair algılarında çok az değişiklik olmasına rağmen Pakistan ordusu da uzun bir süre Amerikan askeri işbirliğinden uzak durma niyetinde görünmüyordu.

Ancak bazı veriler, Pakistan’ın Washington’dan tamamen kopmasının dış politika sorunlarından hiçbirini çözemeyeceğine işaret ediyor. Pakistan siyasi çevreleri, geçen yıl Keşmir’de Hindistan ordusuna yönelik düzenlenen saldırıların ardından Pakistan’ı uluslararası alanda izole etmeyi amaçlayan Hindistan’ın düşmanca politikalarının olumsuz sonuçlarının çok azından kurtulabildikleri görüşünde.

Diğer yandan Pakistan ne zaman IMF ya da Dünya Bankası gibi uluslararası kurumlardan mali yardım almaya çalışsa Washington sürekli olarak nakit ihtiyacı olan İslamabad’ın hızlı bir kurtarıcısı oldu.

Bununla birlikte Pakistan’ın Washington’a karşı en büyük şikâyetinin İslamabad için çift yönlü bir senaryo oluşturma hedefiyle Hindistan’a Afganistan’da etkili bir stratejik rol verilmesi kararıyla ilgili gibi görünüyor. Bu, İslamabad’daki siyasi ve askeri liderlerin 2001’de ABD’nin Afganistan’ı işgal etmesinden bu yana kaçındıkları bir durum.

Şarku’l Avsat’a açıklamalarda bulunan askeri çevrelere yakın Pakistanlı bir uzman, ABD Savunma Bakanı’nın Hindistan’a yaptığı ziyaret sırasında Hindistan’ın Afganistan silahlı kuvvetlerinin oluşumunda önemli bir rol üstlenmesi konusunda Yeni Delhi ve Washington arasında anlaşmaya varıldığını belirtti.

İslamabad’daki uzmanlardan bir kısmı ise iki ülke arasındaki bu ilişkinin sonunda sadece ‘sıfır elde edilecek’ bir oyun olmadığı görüşünde. Ancak uzmanlara göre Afganistan, Hindistan ve ABD arasındaki üçlü stratejik ilişkiler, Pakistan’ın hem Washington hem de Kabil ile daha yakın ilişkiler geliştirmesine engel olmamalı.
Pakistan – ABD askeri ilişkileri

Pakistan ordusu geçmişte ABD’nin askeri yardımı olmadan yoluna devam edebileceğine dair bir takım sinyaller verdi. Örneğin, ABD özel kuvvetlerinin Pakistan’ın hava sahasını işgal etmesi sonrasında Pakistan ordusu askeri ve terörle mücadele operasyonlarına yönelik eğitim veren ABD askeri danışmanlarının çoğunu geri gönderdi. ABD özel kuvvetleri Pakistan makamlarından habersiz bir şekilde 2 Mayıs 2011 tarihinde Pakistan’ın Abbottabad şehrinde Usame bin Ladin’in evine baskın düzenleyerek el-Kaide liderini öldürmüştü. Ancak taraflar arasındaki gerginlik uzun sürmedi ve ABD’nin askeri yardım programı kısa süre içinde normale döndü.

Pakistan’daki iktidar kanadının ileri gelenleri ülkedeki güç yapılarını ellerinde tutmak için çeşitli ABD bakanlıkları ve kurumları ile yoğun bir şekilde temas halinde. ABD’li diplomatların Pakistan’daki fiili siyasi sistem organlarını kontrol etmeye başlaması eski Başbakan General Pervez Müşerref döneminde iyiden iyiye kendini gösterdi.

Amerikan ve İngiliz diplomatların Pakistan askeri liderleri ile Londra’da sürgünde olan Pakistan Halk Partisi (PPP) Lideri Benazir Butto’nun Pakistan’a dönüşünü sağlayan gizli siyasi anlaşmada aracı rolünü oynadıkları bir dönemdi. Daha sonra bu gizli anlaşma, Pakistan’ın askeri gücü ve nüfuzu ile Pakistan Dışişleri Bakanlığı’nın himayesi ve denetimindeki Benazir Butto’nun büyük popülaritesi arasında yapılan bir evlilik olarak nitelendirildi.