Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

İran iki tehdit arasında | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

İran’da geçen fırtınalı haftanın ardından Hasan Nasrallah, kendisinin ve İran’ın bölgede öncü güç olması için oluşturduğu partisine yönelik Hizbullah) terör örgütlerinin korkusunu dile getirdi. İran’daki protestolardan ABD ve Suudi Arabistan’ı sorumlu tutarak kınadı. Velayet-i Fakih’e direnen İranlıların mesajı, İran halkı için yaşayan Arap milislerin ve diğerlerinin liderlerine ulaştı. Mesaj, Suriye’de her gün ‘Yüce Rehber’ rejiminin yerine ölen ve gömdükleri kişi sayısı günden güne artan takipçilerine de ulaşmış olmalı.

İran protestoları öz be öz İran kaynaklıdır. Ne Suudi Arabistan ne de ABD kaynaklı değildir. Dışarıdan hiç kimsenin müdahalesi yoktur. Bu, rejim düşmanlarına para yardımında bulunarak ve şehirlerine füze fırlatarak bölge ülkelerini tehdit etmeye devam etmesi nedeniyle uluslararası alandan protestoculara destek verilmesinin biteceği anlamına gelmiyor. İran bugün korunaklı bir kale değil, bilakis öfkelileri desteklemek isteyen herkes için açık bir arazidir.

İran’da yaşananlar gerçekten çok büyük. Ayaklanmalar ülke çapında 50 şehre yayıldı. Farisi, Azeri, Kürt, Beluci, Arap Şii, Sünni ve kendi içlerinden din adamaları dahi söz konusu gösterilere katıldılar. Tüm bu grupların yürüyüşe katılması, rejimin artık halk nezdinde geçerliliğinin kalmadığı anlamına geliyor. Bu da İran’ın şu ana kadar sınandığı en tehlikeli durum.

İran, Avrupa, Güney Amerika ve Güneydoğu Asya’yı yayılan gizli hücreleri ile tehdit ederken, halkın direnişi Nasrallah, Irak, Lübnan, Suriye ve Yemen’deki milis liderlerini ve Bahreyn, Kuveyt, Suudi Arabistan, Nijerya, Pakistan ve diğer ülkelerdeki radikal Şii muhalefet liderlerini ürküttü. Velayet-i Fakih rejimi, radikal Şii ideolojisini temsil ediyor. Bu da Sünni DEAŞ örgütünün radikal bir hilafet devleti kurma hırsının ilham kaynağıdır. Ayetullah rejimi, propagandacıları, milisleri, intihar bombacıları, istihbaratı ve gizli hücreleri; eylemlerinin finanse edilmesi için kara para aklama ve uyuşturucu kaçakçılığını yönetiyor.

Uluslararası toplumun el- Kaide ve DEAŞ ile mücadele konusunda birleştiği gibi, dünya ülkelerinin birçoğu İran tehlikesini sadece Ortadoğu’ya yönelik bir tehdit olarak değil, uluslararası bir sorun olarak görüyor. Protestolar önemli bir gelişme. Rejimi zayıflattı ve ülkeyi dışarıdan da bölgesel ve küresel güçler tarafından ablukaya alınmış bir hale geldi. İki taraf da onu ya değişime ya da devrilmeye zorlayacak. İlk görevi dünyanın istikrarını tehdit eden ve İran halkının malını kullanan dışarıdaki terör ağını sona erdirmektir.

Irak Hizbullah’ı, Lübnan Hizbullah’ı, Yemen’deki Hizbullah yandaşları, Afganistan’daki Fatımi Tugayları, Irak’taki en- Nüceba ve Asaiubu’l- Hak hareketleri, Bahyren’in İslami Kurtuluş Cephesi, Suudi Arabistan’daki Hicaz Hizbullah’ı, Nijerya’daki Zekzaki Örgütü (İslami Hareket), Pakistan’daki Muhammed Ordusu, ve diğerleri… Hepsi de Ayetullah rejimi tarafından Devrim Muhafızları aracılığıyla yönetilen korkunç terörist ağlardır.

İran, 2017’nin son perşembesi başlayan protestolardan sonra artık bildiğimiz İran değil. ABD’nin tehditlerinden daha tehlikeli yerel depremlerle karşı karşıya.