Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

İran Meclisi’nde krizin kökeni tartışılıyor | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

Dün İran parlamentosunda protestoları görüşmek üzere kapalı kapılar ardında İran İçişleri Bakanı Abdurrıza Rahmani Fazli, İstihbarat Bakanı Seyyid Mahmud Alevi ve Devrim Muhafızları Komutan Yardımcısı Hüseyin Selami’nin katıldığı bir toplantı düzenlendi.

İzec milletvekili raporların yüzeysel ve ikna edici olmadığını söylerken Tahran Belediyesi Şura meclisinden bazı milletvekilleri öğrenciler başta olmak üzere tutuklularla ilgili endişelerini dile getirdiler.

Milletvekillerinden Mahmud Kasım Osmani, üst düzey güvenlik yetkililerin açıklamalarını dinlediklerini söyledi. İçişleri ve İstihbarat Bakanı ve bir milletvekili de olayların gidişatı ile ilgili açıklamalarda bulundular. Yetkililer protestoların bastırılıp ülkede güvenliğin yeniden sağlandığına dair güvence verdiler.

Devrim Muhafızları’ndan çelişkili açıklamalar

Geçtiğimiz hafta olaylarda Devrim Muhafızlarının tutumuyla ilgili çelişkili haberler gelmişti. Devrim Muhafızları komutanı, protestolara müdahalelerinin başta İsfahan olmak üzere üç bölgeyle sınırlı olduğunu açıklamış, tweter hesabından da “2017 fitnesinin sona erdiğini” yazmıştı.

Osmani, Devrim Muhafızları yardımcısının olayların ayrıntılarıyla ilgili bilgi verdiğini oturuma Radyo Televizyon Üst Kurulu Başkanı ile Emniyet Genel Müdürü’nün katıldığını da açıkladı.

“Öğrencilerin bazılarının olay ilgisi yok”

Milletvekillerinden Ferit Musavi, twiter hesabı üzerinden yaptığı açıklamada tutuklanan öğrenciler konusunu takip ettiğini ve bazılarının olaylarla ilgisi olmadığı halde tutuklandığını belirtti.

İran haber siteleri dün parlamentoda milletvekillerin, özellikle tutuklanan öğrencilerle ilgili endişelerini dile getirdiklerini yazdılar. Örneğin, Milletvekili Mahmud Sadiki, 90 öğrenci içinde 10’unun geleceklerinin meçhul olduğunu söyledi.

Reformcuların haber ajansı İLNA’nın aktardığına göre, Ahvaz’ın kuzeyindeki İzec milletvekili Hidayetallah Hadimi ise emniyet yetkililerinin sunduğu yüzeysel raporların milletvekillerini ikna etmediğini vurgulayarak tamamen farklı bir görüş ortaya koydu.

İzec şehrindeki protestolarda iki kişi ölmüştü

İzec şehrindeki gösterilerde emniyet güçlerinin açtığı ateş sonucunda iki kişi ölmüştü. Hadimi, bu şehirde gözaltındakilerinin çoğunun yaşları 16 ile 24 yaşları arasında değişen gençlerden oluştuğunu söyledi. Hadımi, tutukluların aileleriyle geçtiğimiz günlerde sorunlarını çözeceklerine dair konuştuğunu da sözlerine ekledi.

Geçen hafta eylemlerin yapıldığı şehirlerden biri olan llam kentinin milletvekili, İçişleri Bakanı’nın olaylarla ilgili rapor sunduğunu açıkladı. Bu raporlarda eylemlerle ilgili sayısal veriler ortaya kondu. İstihbarat Bakanı Mahmud Alevi’de protestoların nedenleri hakkında bir rapor sundu.

Diğer taraftan İran Meclis Sözcüsü Behruz Nimeti, Telegram’a ulaşım engelinin kaldırılmasıyla ilgili çalışmalar yapıldığını açıkladı. Raporlarda internet yasaklarının işsizliği daha da arttıracağı ifade edildi. Nimeti yaptığı açıklamada Telegram’a yönelik yasağın kaldırılmasında kendilerine verilecek taahhütlerin önemli olduğunu söyledi. Sözcü rejim karşıtı atılan adımların Telegram aracılığıyla gerçekleştirildiğine dikkat çekti.

Başsavcı sosyal medya ağlarını suçladı

Telegram ve Twiter gibi sosyal medya ağlarının İran’da terör ürettiğini vurgulayan Tahran Başsavcısı Abbas Caferi Devlet Abadi şunları kaydetti; “ Telegramı yasakladığımızda terör ateşi söndü. İran’ın Telegram’ı kontrol altında tutmaktan aciz olduğuyla ilgili görüşlerin temeli yoktur. Yetkililer ulusal çıkarların ve güvenliğin tehdit altında olduğunu gördüğünde yasak getirdiler.”

Sosyal medya ağlarıyla insan haklarını bağdaştırmayı küçümseyen Tahran Başsavcısı; “ Bu görüşler temelsizdir. Muhalefetin Telegram yasağına karşı çıkması mantıklı değildir” şeklinde konuştu.

Başsavcı Abadi, düşmanların terör yaratmak için kullandığı interneti kesmenin İran için zorunlu olduğunu ifade etti. Olaylarda ABD’nin parmağı olduğuna işaret eden Abadi, ABD’nin ülkedeki hayat şartlarıyla ilgili zorlukları kullandığını iddia etti. Bu durumun “Ekonomik zorluklarının zirvesinde yaşayan halkın sabrının bir kıvılcıma ihtiyaç duymasıyla ilgili olduğunu” söyledi.

ABD ile ilgili bu suçlama 16 aktivistin hazırladığı bildirinin ardından geldi. Bildiride olayların arkasında dış güçlerin parmağını aramak yerine iç sorunlara odaklanmak gerektiğine dikkat çekiliyor.
Tahran Başsavcısı Abadi internet yasaklarını savunarak gösterilerde ölenlerle ilgili “ Ölümler düşmanın internet eliyle gerçekleştirdiği projelerin bir parçasıdır” dedi.

Konuyla ilgili olarak İran Eğitim ve Öğretim Bakanı Seyyid Muhammed Bethai bakanlığının gözaltındaki öğrencilerin salıverilmesiyle ilgili Emniyet güçleriyle istişarelerde bulunduğunu söyledi.

İLNA Haber Ajansı’nın bildirdiğine göre, Milli Eğitim Bakanlığı yargı ve emniyet organlarıyla imtihan dönemine giren gözaltındaki öğrencilerle ilgili görüştü. Bakan “Protesto gösterileri doğal seyrinden çıktığında bazı öğrencilerin problem yaşadığını” söyledi. Bakanlık tutuklu öğrencilerin son durumlarını öğrenmek için çaba sarf ettiğini ve nihai karar verilmeden hapishaneye göndermeye de niyetli olmadıklarını açıkladı.

Kehrizek endişesi

Bakanın bu görüşleri, Tahran Şehir Meclis üyesi Nahid Hüda Keremi’nin attığı tartışma yaratan twetinin ardından geldi. Keremi yetkililerden içinde öğrencilerin de bulunduğu tutuklu sayısını şeffaf bir şekilde açıklamalarını talep ederken; 2009 protestoları sonrasında gerçekleşen tutuklamalarda Kehrizek hapishanesinde öldürülen göstericilerle ilgili durumun bugünde yaşanacağı endişesini dile getirdi.