Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

İran’da rejimin çıkarları FATF yasalarının çıkarılmasını engelliyor | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

İran’ın Kara Paranın Aklanmasının Önlenmesine İlişkin Mali Çalışma Grubu’na (FATF) katılması yönündeki tartışmalar sürüyor. FATF’a katılma yönünde adımlar atan hükümet Hamaney’in engeline takılıyor.

İran Düzenin Maslahatını Teşhis Konseyi (DMTK), Kara Paranın Aklanmasının Önlenmesine İlişkin Mali Çalışma Grubu’na (FATF) girmek için İran hükümeti tarafından sunulan yasa tasarısına karşı çıkan devlet organları arasındaki yerini aldı. İran Cumhurbaşkanı Meclis İşlerinden Sorumlu Yardımcısı Hüseyin Ali Emiri dün yaptığı açıklamada İran’ın Çıkarlarını Koruma Konseyi’nin hükümetin FATF’a uyumluluk için sunduğu yasa tasarısına karşı çıkmasını eleştirdi.

Cumhurbaşkanı yardımcısı Emiri, DMTK’nın hükümetin meclise sunduğu değişiklik tasarısına müdahalesini eleştirerek söz konusu tasarının Tahran’ın finansal işbirliklerine dair uluslararası korkuları ve riskleri ortadan kaldıran anlaşmalara katılmasının önündeki kapalı kapıyı açacağını söyledi.

DMTK önceki gün İran’ın Sınıraşan Organize Suçlarla Mücadele Sözleşmesi’ne (Palermo Sözleşmesi) katılımına karşı çıktığı duyurarak bu konudaki tartışmalara dâhil olmuştu. İran’ın anlaşmaya katılmasının savunmanın dış politika ve ekonomik alanlarda ulusal güvenlik politikalarına aykırı olduğunu söyleyen DMTK, İran Anayasayı Koruyucular Konseyi’ne bir mektup gönderdi.

Cumhurbaşkanı yardımcısı Emir, hükümete yakın İran gazetesine verdiği demeçte DMTK’nın terörizm yasaları ile ilgili tartışma hattına girmesinin ‘İran’da ilk kez karşılaşılan bir durum’ olduğunu belirterek “DMTK’nın konuyla ilgili görüşünü belirtmesine gerek yoktu” dedi.

İran Anayasayı Koruyucular Konseyi, geçtiğimiz hafta sonu FATF’ı anayasa’ya aykırı bularak onaylamayacağını duyurmuştu. DMTK, Anayasayı Koruyucular Konseyi’ne gönderdiği mektupta FATF için anayasada yapılması planlanan değişikliklerin İran anayasasına uygun olarak gerçekleştirmekle görevli organın yargı olduğunu ve bunun İran Şura Meclisi’nin görevi olmadığını belirtti. Anayasayı Koruyucular Konseyi, hükümet ve Şura Meclisi arasında yaşanan görüş ayrılıkları konusundaki kuralları yöneten devlet organı konumunda bulunuyor.

Hüseyin Ali Emiri ise DMTK’nın Anayasayı Koruyucular Konseyi’ne tavsiyede bulunamayacağına dikkat çekti.

DMTK ve Anayasayı Koruyucular Konseyi başkanları, İran’ın Dini Lideri Ali Hamaney tarafından seçiliyor. Ayrıca DMTK’nın üst düzey siyasi ve askeri yetkililerden oluşan tüm üyeleri de Ali Hamaney seçiyor. 12 üyeli Anayasayı Koruyucular Konseyi üyelerinin 6’sı Hamaney tarafından doğrudan seçilirken diğer 6 altı üye Hamaney tarafından seçilmiş olan Yargı Erki Başkanı tarafından seçiliyor.

İran siyasi geleneğine göre eğer İran Dini Lideri hükümetin sunduğu tasarıya katılmıyorsa Şura Meclisi’nin yanı sıra Anayasayı Koruyucular Konseyi ve DMTK hükümete baskı yapan en önemli rejim organları olarak ön plana çıkıyor.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre İran’ın FATF’a katılımını eleştirenler bunun gerçekleşmesi halinde Devrim Muhafızları’nın bölgesel faaliyetleri ve Tahran yanlısı silahlı grupların finanse edilmesinin olumsuz etkileneceğini savunuyor.

İran hükümeti ise 2015 yılında imzalanan nükleer anlaşmanın 2016’nın ocak ayı itibariyle yürürlüğe girmesinden bu yana kara para aklama ve terörizmin finansmanının önlenmesi yasalarının olmayışının, İran bankalarının faaliyetlerini, uluslararası finansal sisteme entegrasyonunu ve yabancı yatırımcıların İran’a gelmesini engellediğini söylüyor.

İran aylardır Palermo Sözleşmesi ve FATF’a katılmayı tartışıyor. FATF, geçen mart ayında İran’a gerekli yasaları çıkarması için 4 ay mühlet verdi. Aksi takdirde İran, ekim ayında FATF’ın kara listesine girecek.

Hükümetin mart ayında meclise sunduğu ve İran’ın Palermo Sözleşmesi ile FATF’a katılımını sağlayacak dört yasa tasarısı için geçen ay yapılan oylamada tasarı meclisten geçmeyi başaramadı.

Meclisteki oylama öncesinde hükümet, dışişleri bakanını ve yardımcılarını Meclis Ulusal Güvenlik ve Dış Politikalar Komisyonu’nun ve Devrim Muhafızları komutanları ile Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Şemhani’nin sorularını yanıtlamaları için birkaç kez gönderdi.

İran Dini Lideri Ali Hamaney geçen ay İran’ın Polermo Sözleşmesi ve FATF’a katılmasına karşı çıkan milletvekillerine destek verdi. Birkaç gün önce de İran basınında yer alan haberlerde hükümetin söz konusu tasarılarının meclis gündeminden çıkarıldığı duyuruldu.

İran Cumhurbaşkanlığı Ofisi Başkanı Mahmud Vaizi, meclise gönderdiği mektupta söz konusu tasarıların Ulusal Güvenlik Konseyi’ne bağlı DMTK ile bir ilgisi olmadığını ifade etti. Vaizi, “Burada olgunlaşmamış, acele bir durum olduğuna inanıyorum” dedi. Bununla birlikte Cumhurbaşkanı Ruhani’yi kötüleşen ekonomik koşullar sebebiyle istifaya çağıran reformistleri sert bir dille eleştiren Vaizi bunların ‘meçhul şahıslar’ olduğunu söyledi.

Tesnim Haber Ajansı’na açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanlığı Ofisi Başkanı Vaizi, basının Ruhani’nin istifa etmesini isteyen bu kişileri abarttığını belirterek “Ellerindeki tek iş siyasi aktivist olmak olan bu kişilerin fikirleri topluma empoze edilmemeli” dedi.

Aralarında eski diplomat Hüseyin Musavi’nin ve Ruhani’ye yakın isimlerin de bulunduğu bazı üst düzey yetkililer Ruhani’ye istifa etmesi ve seçimleri erken yapması çağrısında bulunmuşlardı.

İran’da önde gelen reformist siyasetçilerinden Muhammed Rıza Hatemi de hükümetinin Ulaştırma ve Şehircilik Bakanı yaptığı bir açıklamada Cumhurbaşkanı Ruhani’nin bir reformcu olmadığını ancak reformistlerin onun hükümetini desteklediğini söyledi.