Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

“İran’ın müdahale projesiyle sık sık karşılaşıyoruz…” | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

Komorlar Savunma Bakanı Yusuf Muhammed Ali, İran’ın ekonomik krizi ve yoksulluğu istismar etmek, iç işlere müdahalede bulunmak amacıyla ülkenin iç işlerine karıştığını duyurdu. Bölge güvenliğini Hizbullah’ın bozmasından dolayı kınamada bulunan Bakan, ülkesinin Riyad’ın yanında durduğunu vurgulayarak Doha’ya karşı yaptırımlarını ve duruşunu desteklediklerini belirtti.

Bakan, Şark’ul Avsat’a verdiği röportajda Riyad’da bir araya gelen İslam İttifakı’na üye ülkelerin savunma bakanlarıyla yapılan ilk toplantının sonunda Suudi Arabistan’ın terörle mücadeledeki rolü ve çabalarının takdir edildiğini söyledi. Terörle mücadele konusunda dört eksenli sağlam bir zemin oluşturulduğunu belirtti. Terörle mücadele konusunda medyanın rolünün artırılması, radikal düşüncelerle mücadele edilmesi, terörün finansman kaynaklarının çökertilmesi ve muhtemel kaynakların kapatılmasının gerekliliğini vurguladı. Ali, askeri çabaların koordine edilmesi ve terörle mücadelede bütün ülkelerin birliklerinin verimliliğinin artırılmasının da önemine dikkat çekti.

Bakan Ali, iki ülke arasında devam eden işbirliği olduğunu söyledi. Ali, Şark’ul Avsat’a verdiği röportajda Savunma alanında eğitim ve yeterliliği kapsayan askeri anlaşmaların bulunduğunu vurguladı.

– Riyad’da yapılan İslam İttifakı’na üye ülkelerin savunma bakanlarının bir araya geldiği ilk toplantının önemi nedir?

Öncelikle bu vesileyle Suud hükümetine ve liderlerine, en başta da Kral Selman bin Abdülaziz ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman’a teröre karşı ciddiyetle mücadele ettikleri ve bu konuyu önemsedikleri için teşekkürlerimi sunuyorum.
Bu toplantı, yapıldığı zaman ve mekân açısından oldukça önemli. Çünkü dünyanın dört bir yanında terör felaketinin ormandaki yangın misali yayıldığı ve birçok masumun öldürüldüğü bir zamanda gerçekleşti. Toplantı, terör tehdidinin tüm dünyaya yayılma tehlikesinin mercek altına alınması, sadece Arap ve İslam dünyaları için değil tüm dünya ülkelerine bir mesaj göndermesi vesilesiyle olumlu sonuçlar elde edilebileceğini gösterdi.

– Toplantıdan elde edilen olumlu sonuçlar nelerdi? Terörle mücadele açısından nasıl bir zemin oluşturuldu?

Toplantıda terörle mücadele konusunda dört ana hedef belirlendi: İlk olarak terörle fikri açıdan mücadele edilmesi, ikinci olarak radikal düşünceye karşı mücadelede medyanın rolünün artırılması, üçüncü olarak terör örgütlerinin finansman kaynaklarının çökertilmesi ve son olarak da askeri çabaların koordine edilmesi. Bakanlar bu konuda ayrıca Suudi Arabistan’da bir tatbikat merkezinin kurulmasının önemine atıfta bulundular.

– Terörle mücadele konusunda İslam İttifakı’nın ortak çalışmalarının önündeki en büyük zorluklar neler?

İlk zorluk İslam İttifakı güçlerinin ortak çabalarını koordine edebilmek. İkincisi silahlı kuvvetlerin tek bir seviyede olabilmeleri için tatbikatların artırılmasına duyulan ihtiyaç. Son olarak da İslam İttifakı’na üye ülkelerin tek bir potada birleşmesi.

– Hem Suriye hem de Yemen’de çatışma alanlarında teröristler ve milisler var… Bu milisler ittifak için ne ölçüde bir tehdit oluşturuyor ve mevcut tehlikelere karşı nasıl mücadele edilebilir?

DEAŞ, El-Kaide ve Boko Haram gibi bütün terör grupları ve milisler incelendi. Mutlak ölçüde mücadele edilmesi konusunda anlaşıldı.

– Suudi Arabistan’ın Suriye’deki çatışmaları alevlendirdiği ve Yemen’de Husi milisleri desteklediği gerekçesiyle bölgenin güvenliği için tehdit oluşturan İran ve Hizbullah’a karşı açıkça gösterdiği bir tutumu var. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Komorlar, her ne şekilde olursa olsun terörü kınadı. Suudi Arabistan’ın da İran’ın ve Hizbullah’ın çatışma bölgelerindeki faaliyetlerine ve milislere karşı açık duruşunu destekliyoruz.

– Katar krizine ve Suudi Arabistan’ın da aralarında olduğu dört Arap ülkesinin konuya ilişkin tutumlarına nasıl bakıyorsunuz?

Komorlar, Katar krizi konusunda görüşlerini açıkladı ve bu meselede Suudi Arabistan’ın yanında olduğunu belirten ilk ülkelerden biri oldu. Katar ile ilişkilerimizi kopardığımızı açıkça ifade ettik. Arap ve İslam dünyasına güvenlik ve istikrarın yeniden dönmesini umuyoruz. Katar’ı diyalog ve barışçıl yollarla bölgedeki güvenliğe katkı sağlayan ortak çabaları desteklemeye çağırıyoruz.

– Suudi Arabistan’ın Komorlar’da askeri üs kurma gibi bir düşüncesi var mı? İki ülke arasında imzalanan askeri anlaşmaların içeriği ne yönde?

Şu ana kadar bir üs kurma planı dile getirilmedi ancak iki ülke arasında devam eden bir işbirliği var. Savunma alanlarında eğitim ve yeterliliği kapsayan askeri anlaşmalar mevcut.

– İran’ın bölgenizdeki rolünü ve projelerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Biz güvenliği bozmak ve toplumun inançlarını değiştirmek için diğer ülkelerin iç işlerimize müdahalesini kabul etmiyoruz. Hatta bu bağlamda daha önce Komorlar ile İran arasında var olan ilişkilerin bir süre için kesildiğini görüyorsunuz. Biz ekonomik ihtiyacı ve yoksulluğu istismar etmek amacıyla ülkenin iç işlerine müdahale eden İran’ın projelerine karşı mücadele ediyoruz.