Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

İsrail, Han el-Ahmer köyüne girişleri kapattı | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

İsrail, Filistin’e yönelik uyguladaığı şiddet, baskı ve işgal politikaları kapsamında eğitim öğretim yılının başlamasından bir gün önce Han el-Ahmer köyüne girişleri kapattı. Bölgede tansiyon yükseliyor.

Filistin yönetimi, bu yıl eğitim öğretim yılının Han el-Ahmer’de erken başlatılması kararı aldı. İsrail, söz konusu kararın ardından bölgede okulların açılmasından bir gün önce Han el-Ahmer’a giriş yapılan bütün kapıları kapattı.

Han el-Ahmer’i kurtarma kampanyasının koordinatörlerinden Abdullah Ebu Rahman, İsrail işgal güçlerinin birkaç gün önce köye giden iki yol üzerine yerleştirdiği kapılara ek olarak köyün girişine de iki demir kapı koyduğunu belirtti. Rahman açıklamasında “İşgalin yeni kapılar yerleştirmesi, Han el-Ahmer köyüne giden bütün girişlerin kapanması anlamına gelir. Halk, sadece dağlardan geçerek bu köye ulaşabilir” dedi.

İsrail’in bu adımı, Filistin otoritesinin Han el-Ahmer’de yeni eğitim yılını başlatmasından bir gün önce geldi.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Filistin Eğitim ve Öğretim Bakanı Sabri Saydam, işgal altındaki Doğu Kudüs’ün kırsal alanındaki Han el-Ahmer’deki tüm okulların erken açılması için hazırlıkların tamamlandığını açıkladı. Bölgenin yeni köy olarak ilan edilmesini de kapsayan söz konusu icraatlerin tamamının İsrail’in Han el-Ahmer’e yönelik zorunlu göç ve yıkım planlarında komplikasyonlar yaratmayı hedeflediğini söyleyen Saydam, tüm Filistinlilere öğrencilerin yeni akademik yıla başlaması için çağrıda bulundu.

Filistin Başbakanı Rami Hamdallah cumartesi günü Han el-Ahmer’i ziyaret ederek idari ve kurumsal organların oluşturulması, sağlık ve güvencelerin sağlanmasını kapsayan projeleri açıkladı.

Kudüs yakınlarındaki Han el-Ahmer’de İsrail tarafından 1953’te Necef Çölü bölgesinden zorla göç ettirilen Filistinli Bedeviler yaşıyor. Kudüs’e yakın Maale Adumim ve Kfar Adumim yerleşim yerlerinin yakınında bulunan El-Han el-Ahmer’de yaklaşık 35 bedevi ailesi çadır ve kulübelerde yaşıyor. Bölgenin sakinleri buraya 1953’te Necef çölünden geldi. İsrail, on yıldan fazla bir süre önce onları sınır dışı etmeye karar verene kadar, hayatın en temel unsurlarından yoksun şartlarda yaşamlarını sürdürüyorlardı.

Bölgedeki bedeviler, 2009 yılından beri önceki yıkım kararlarına yönelik mücadelelerini sürdürüyor. İsrail Yüksek Mahkemesi, halkın önceki yıkım emirlerine yönelik verilen dilekçeleri mayıs ayı sonunda reddetti ve yıkım kararını destekledi. Ayrıca devlete yıkım kararını uygulama zamanı konusunda seçme özgürlüğü verdi. Yaklaşık 200 bedevinin sınır dışı edildiği ve yakınlardaki topluluklardan gelen yüzlerce öğrencinin de yıllar önce köyde inşa edilen okuldan yararlanmalarının engellendiği belirtiliyor.

Han el-Ahmer, İsrail’in Doğu Kudüs’ten Ölü Deniz’e kadar uzanan yaklaşık 12 bin dönümlük arazinin “Filistinlilerden çıkarılmasını öngören” E1 projesi kapsamındaki topraklarda yer alıyor. Tüm güçleriyle Bedevi topluluğun dağıtılması planına karşı çıkmaya çalışan Filistinliler İsrail’in söz konusu yıkımlarla bölgedeki Bedevileri göç ettirerek Doğu Kudüs, El-Ayazariyye ve Ölü Deniz’deki Yahudi yerleşim yerlerini birbirine bağlamaya çalıştığını ifade ediyor.

Bölgedeki insanlarla dayanışma içinde olmak için söz konusu bölgeyi merkez edinen yüzlerce aktivist var.

İsrailli Haaretz Gazetesi dün yayınladığı haberinde Han el-Ahmer’i yıkma planının eski olduğunu ve bedevilerin Kudüs’ün doğusundan çıkarılması önerisinin 40 yıl önce şu anki İsrail Tarım Bakanı Uri Ariel tarafından verildiğini bildirdi.

Gazete, 100 ila 120 dönümlük Filistin bölgesinin Yahudi yerleşim bölgesine dönüştürülmesi ve sahil bölgesinin Ürdün Nehri’ne kadar uzanmasının hedeflendiğini belirtti.

Planın gözden geçirilmesi, Bedevilerin tamamen çıkarılmamasına rağmen projenin büyük oranda uygulandığını ‘Sivil Yönetim’ ve işgalci güçlerin Kfar Adumim yerleşim yerinin yakınlarındaki, Han el-Ahmar köyündeki evlerin yıkımlarını hızlandırdığını kanıtlıyor.

Ariel’in planında çizdiği bölgenin sınırları, Filistin köyleri olan Hizma, Anata, el-İzariyye ve Ebudis’i, batıda Ürdün Vadisi’ne bakan tepeleri, kuzeyde Kulat Vadisi, güneyde Kadrun Vadisi ve Hokenia mağaralarını kapsıyor.

Gazete, “Eski Plan” başlığı altındaki projenin 40 yıl önce Ariel’in önerisini, Siyonizmdeki diğer pek çok aktivistin özelliği olan kişisel ve politik bir tasarım örneği olarak sunmanın cazip olduğunu belirtti. Ariel’in etkin bir şekilde faaliyet gösterdiği hükümetin Filistinlileri açıkça sınırdışı ettiğini belirten gazete, Filistinlilerin sınırdışı edilmesi ya da tahliye edilmesi çözümünün Habayit Hayehudi partisi tarafından bulunan ve İsrail’in yadırgadığı bir çözüm olmadığını ifade ederek Filistinlilere yapılan kitlesel sürgünlerin sadece 1948’de değil, 1967’den itibaren askeri, bürokratik ve gizli yollarla sürdürüldüğüne işaret etti.