Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

İsrail’den geç gelen bir itiraf: 2007’de Suriye’deki nükleer tesisi vurduk | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

İsrail hükümeti ve ordusu, Tel Aviv medyasına 11 yıldır uyguladığı sert sansürü kaldırarak, dün ilk kez İsrail Hava Kuvvetleri’nin, Suriye’nin Deyr-i Zor şehrinde Kuzey Kore’nin kurmuş olduğunu nükleer tesisi vurduğunu itiraf etti. Peki bu itiraf neden yapıldı?

İtiraf içerikli bu büyük haberde, İsrail, İran’ın nükleer teknoloji ve silah geliştirmesine, Suriye’nin füze üretim tesisleri kurmasına izin vermeyeceklerini tekrarlayarak, İran, Suriye veya Lübnan topraklarındaki bu tesisleri yok etme tehdidinde bulundu.

”Düşmanlarımızın nükleer silah sahibi olmalarını engelleyeceğiz”

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu konuyla ilgili Twitter’da mesajlar paylaşarak, 6 Eylül 2007 tarihinde Suriye’ye ait Deyr-i Zor şehri yakınlarındaki el-Kibar tesislerinin İsrail Hava Kuvvetleri tarafından vurulduğunu belirterek, ”Düşmanlarımızın nükleer silah sahibi olmalarını engellemeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Netenyahu Twitter üzerinden yaptığı açıklamaya şöyle devam etti; “İsrail hükümeti, ordusu ve istihbarat servisi Mossad, Suriye’nin nükleer kabiliyet geliştirmesini engelledi. Bunun için her türlü övgüyü hak ediyorlar. İsrail’in politikası o zamanki gibi şimdi de aynı. Düşmanlarımızın kendilerini nükleer silahlarla donatmalarını engellemek.”

Bu itiraf neden yapıldı?

Aslında bu haberle verilen mesaj, son günlerde yaşanan İsrail-İran-Suriye gerginliğiyle bağlantılı değil. İsrail’in bu itiraf kararı, sekiz ay önce İsrail eski Başbakanı Ehud Olmert’in bu itirafı duyurmak için izin istediği zaman alındı.

Olmert, yolsuzluk davası sonucunda aldığı hapis cezasını çekmek üzere cezaevine girdiğinde anılarını yazmaya başlamış, Deyr-i Zor’daki saldırı hakkındaki bölüm de dahil, yazdıkları avukatı tarafından askeri sansüre gönderilmişti. Anıları incelendikten sonra, bu saldırı hariç çoğunun yayınlanması kabul edilmişti.

Netanyahu’nun başında olduğu siyasi liderlik, bu haberin yayınlanmasında İran’ı sürekli uyarıp, tehdit eden tutumunu güçlendirmek için bir fırsat görerek, Deyr-i Zor’da olduğu gibi, şu anki nükleer reaktörün bombalanması ve yok edilmesi tehditlerinin ciddi olduğunu göstermek istedi.

İsrail, saldırıyı 11 sene reddetti

Deyr-i Zor’daki nükleer tesisi ilk ortaya çıkaran Mossad ve İsrail ordusunun askeri istihbarat bölümü olan Aman, İsrail’in bu saldırıyı 11 sene önce üstlenmeyi reddetmesinin nedeninin, Esed rejiminden misilleme gelmesi yönünde bir endişe olduğunu düşünüyor.

Ordu haberin yayınlanmasını engelledi

İsrail, o dönemde, en iyi yolun itiraftan kaçınmak olduğu düşünülerek, bu olayı unutturmaya çalıştı. Ancak bugün, Suriye istese de, iç savaş nedeniyle İsrail’den intikamını alıp misilleme yapabilecek bir konumda değil.

Ancak buna ek olarak, İsrail ordusuyla ilgili başka sebepler de var. İsrail basınının saldırı haberini yayınlaması engelleyen karar ordunun emriydi.

O zamanki İsrail Genelkurmay Başkanı Gabi Eşkanazi, 8 F-15 uçağının Deyr-i Zor bölgesinde bulunan nükleer tesise gizli hava saldırısı düzenleyip üslerine güvenli bir şekilde geri döndüğünde, 14. kattaki ofisinin penceresinden uyumayan şehir Tel Aviv’e bakarak, Suriye’nin füzelerinin tepelerine yağmaması ve şehirde saldırı sirenlerinin çalmaması için Allah’a dua etti. Birkaç saat sonra da, kabineye Suriye tarafından hiçbir cevap gelmeyeceğine dair güvence verdi.

Ordu-Olmert ilişkisi

Eşkanazi önderliğindeki ordunun Başbakan Olmert ile çok iyi bir ilişkisi olduğu gibi, kibirli olarak gördükleri Savunma Bakanı Ehud Barak ile ilişkileri de oldukça kötüydü.

Barak o gün saldırıya karşı çıkmış, ordu komutanlarını acele davranmak ve maceracı olmakla suçlamıştı. Başbakanı ve kabinenin üyelerini beklemeleri yönünde ikna etmeye çalışmıştı. Fakat, saldırının gecikmesi nükleer reaktörün ısınacağı anlamına geliyordu.

Çernobil gibi bir felaket

Generallere, “Sorun nedir? Reaktörü çok sıcak olduğunda yok etsek neyi değiştirir?” dediğinde generaller bu soru karşısında şok oldu. Çünkü, sıcak olan reaktörün tahrip edilmesi, Suriye ve Irak’ta nükleer radyasyonun yayılma riskini arttıracağı gibi, Çernobil’de olduğu gibi felaket bir etkisi olabilirdi. Bu yüzden, Barak’ın bu tutumuyla başka bir şey hedeflediğini düşündüler.

Bir taşla birkaç kuş vurmak

Ordunun, Olmert’in eylemlerini unutmadığı, bu yüzden bir taşla birkaç kuş vurmak için bu saldırı itirafını yapmaya karar verdiğini düşünenler var.

İtiraf haberiyle ilk olarak, İran’a bir tehdit yöneltildi. İkincisi, bu haber Suriye’nin nükleer silahlanma programını engelleyen bir başbakan ve yolsuzluk davasında hapishaneye ilk giren hükümet yetkilisi olan Olmert’e bu kararı almasından ötürü bir ödül niteliğinde oldu.

Üçüncü olarak da, Olmert ve Netanyahu arasındaki farkı ortaya çıkardı. Olmert, İsrail’de büyük bir itibar kazanmasına rağmen, görevden istifa etmesi istendiğinde Netanyahu’nun sandalyesine yapışmasından farklı olarak, siyasi arenadan tamamen çekilerek istifa etti ve ayrıldı.