Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

İsrail’den ‘şiddetli darbelerin’ ardından Gazze’de durulma sözü | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

Gazze şeridine sakinlik, 1 İsrailli asker ve 3’ü Hamas’a bağlı savaşçılardan olmak üzere 4 Filistinlinin öldürüldüğü gergin bir günün ardından, dün geri döndü. Bu, 2014 yılındaki savaşın bitmesinden bu yana Gazze Şeridi’ne yönelik en kapsamlı İsrail saldırısı oldu.

İsrail ve Hamas, son gerginliğin öncesindeki duruma dönüleceğini belirtti. Hamas Sözcüsü Fevzi Berhum, “Mısır ve BM’nin çabaları sayesinde işgal güçleri ve Filistinli gruplar arasındaki önceki sükûnet durumuna geri dönülmüştür” ifadelerini kullandı.

BM Elçisi Nickolay Mladenov ve başka diplomatların yanı sıra Mısır yoğun çabalar gösterdi. Kahire, Şerit savaşın eşiğine gelmişken ateşkesin sağlanması için İsrail, Hamas ve Filistinli gruplarla saatler süren hummalı görüşmeler gerçekleştirdi.

Sükunet, Cumartesi sabahından itibaren sağlandı. Bu, Mısır’ın aracı olduğu bir hafta içinde ikinci ve iki ay içinde üçüncü ateşkes.

Gazze’de olduğu gibi Şerit’in etrafındaki İsrail şehirlerinde de hayat çok hızlı bir şekilde normaline döndü.

İsrail ordusu, Gazze civarındaki İsrail semtlerinde günlük hayatın normale döndüğünü açıkladı ve şu ifadeleri kullandı: “Güney Askeri Komutanlığı’nın durum değerlendirmesinden sonra Gazze civarındaki semtlerde sivil yaşam alanlarında rutine dönülmeye karar verildi”.

Geçtiğimiz Cumartesi günkü ateşkese karşılık önde gelen İsrailli bir yetkili, yangın uçurtmaları ve patlayıcı balonlara işaret ederek Hamas’ın, kendisinin ‘ateşli şiddet ve sınırlara yönelik terör’ olarak isimlendirdiği şeyi durdurma sözü verdiğini doğrulayarak ‘Mısır’ın kefil/garantör olduğunun’ altını çizdi.

Alman Haber Ajansı DPA İsrailli yetkiliden şu sözleri aktardı: “Hamas, Cuma akşamı oldukça sert darbeler aldı. Bu da onu ateşkes talep etmeye itti”.

Hareket, yanıcı uçurtmaları ortadan kaldırma meselesinin peşine düşmedi ancak Hareket’in sözcüsü Hazim Kasım, “İsrail, düşmanca tutumuna geri dönerse direniş, nasıl karşılık vereceğini bilir” sözleri ile tehdit yöneltti.

Hamas, bu son gerilimden önce, bu yanıcı uçurtma ve balonların Gazze Şeridi’nden yakındaki İsrailli semtlere yönelmesinin önüne geçmekle ilgileniyordu. Hedef ise Şerit’i olası bir savaştan ve daha sıkı İsrail önlemlerinden uzak tutmaktı. Ancak İsrailli bir talebe bir cevap ve sınır yakınlarındaki göstericilerin isteğine tepki gibi olacağı için bunu aşamalı olarak uygulama düşüncesindeydi. İsrail’in değerlendirmelerine göre bu yanıcı uçurtmalar, 4 ay zarfında 28 bin dönümün yanmasına sebep oldu.

İsrail, bir nevi ceza olarak Gazze’ye yönelik kuşatmayı sıkılaştırma kararı aldı ve ticari mallar için Kerem Ebu Salim geçidini kapatıp balıkçıların alanlarını daralttı. Daha sonra da yanıcı uçurtmaların herhangi bir ateşkes anlaşmasının kapsamında yer alması gerektiğini belirtti. Dün, günün geç vakitlerine kadar yanıcı uçurtma uçurulduğuna dair herhangi bir işaret görülmedi. Kayıtlara yalnızca Gazze’de Filistinlilerin geri çekilmeden önce sınır duvarlarına tırmanmasının ardından bir İsrail tankının Hamas’a ait bir hedefe ateş açması olayı geçti.

Askerî bir sözcü, İsrail ordusunun Gazze şehrinin doğu sınırlarında Hamas hareketine ait bir noktaya dört güdümlü bomba ateşlediğini dile getirerek şu ifadeyi kullandı: “Bir tank, birkaç şüphelinin Şerit’in kuzeyinden İsrail sınırlarına tırmanması daha sonra Gazze Şeridi’ne geri dönmesine bir karşılık olarak Hamas’a ait askerî bir noktayı hedefledi”.

Bu, sükunetin sağlanmasından sonraki ilk olay. Olaylar, Cuma günü, silahlı Filistinlilerin Gazze Şeridi’nde bir İsrail askerini öldürmesinden sonra patlak verdi. İsrail ordusu bu öldürme eylemine karşılık Şerit’e karşı geniş çaplı bir saldırı başlattı ve aralarında 3 Hamas savaşçısının olduğu 4 Filistinlinin ölmesine ve buna ek olarak Gazze sakinlerinden en az 120 kişinin de yaralanmasına sebep oldu. Ordu sözcüsü bunun, 2014 yılında İsrail ve Hamas arasındaki savaştan bu yana Gazze’de öldürülen ilk İsrail askeri olduğunu dile getirdi. İsrail ordusu ise uçakları ile tanklarının Hamas’a ait 68 hedefe saldırdığını ve ‘temel kurumları ile altyapıya’ zarar verdiğini doğruladı.

Bunu takip eden bir açıklamada ordu sözcüsü, ‘Hamas terör örgütüne bağlı terörist hedeflerin’ vurulduğunu açıkladı ve şu ifadeleri dile getirdi: “Saldırıların sonunda Hareket’e bağlı Kassam Tugayları Komutanlığı’nın 3 karargâhı tam anlamıyla yıkılmakla birlikte Zeytun Tugay Komutanlığı, Han Yunus Tugay Komutanlığı ve Bureyc Tugay Komutanlığı karargâhları da zarara uğratıldı. Karargâhların içerisinde 60 bina ve bir altyapının yanı sıra potansiyel bir somut terör komuta ve hâkimiyeti de devre dışı bırakıldı. Bu saldırılar, hedeflenen tugaylarda Hamas’a bağlı çeşitli yapılara, lojistiğe, eğitim kurumlarına, askerî altyapı ve hava savunmasına, silahlara ve komuta merkezlerine somut bir darbe vurdu. Hedeflenen noktalar arasında silah üretim fabrika ve tesisleri, terörist tünel ağı geçidi, altyapı üretim tesisleri, pilotsuz uçakların yer aldığı bir depo, askerî operasyon odaları, eğitim kompleksleri, haber alma birimleri ve daha başka yerler de yer alıyordu”.

Ordunun açıklamasına göre, “Bu saldırılar, hava, istihbarat ve operasyon kabiliyetlerini ve gerektiği zaman adımların artırabileceğini yansıtıyor”.

Ordu, Gazze’de olup bitenlerden Hamas hareketini sorumlu tuttu ve “Bu faaliyetlerin sonuçlarına katlanacak” ifadelerini kullandı.

İsrail, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun başkanlığında toplanan ve Ordu/Savunma Bakanı Avigdor Liberman, Genelkurmay Başkanı Gadi Eizenkot ve Genel Güvenlik Servisi Şabak’ın Müdürü Nadav Argaman’ın katılımıyla gerçekleşen acil güvenlik toplantısından sonra geniş çaplı bir askerî operasyon duyurusu yapmak üzereydi. Daha sonra İsrail Savunma Bakanı Avigdor Liberman, BM Elçisi Nickolay Mladenov ile bir görüşme yaparak ona şunları söyledi: “Hamas hareketi, kasıtlı olarak mevcut durumu bozmaya doğru gidiyor. Kararlı bir şekilde buna karşılık vereceğiz ve bu saatten itibaren tüm sorumluluk, Hamas yönetiminde olacak. Füze ateşlenmesi devam ettiği takdirde sonuç, düşündüklerinden daha ağır olacak. Yıkımın ve insan hayatının tüm sorumluluğu, Hamas’ın omuzlarındadır. Bizi askerî bir saldırıya mecbur ederse daha önceki Gazze savaşından daha geniş çaplı ve uzun bir askerî operasyon başlatırız”.

Ancak Mısır’ın ve Mladenov’un baskıları, durumun daha da kötüleşmesinin önüne geçti. İsrailli bir yetkili, “Bu topraklar üzerindeki faaliyetler, hedefi belirleyecek ve ateşkes bozulursa Hamas, ağır bir bedel ödeyecek” dedi. İsrailli yetkiliye göre “Hamas, sert bir darbe aldı ve bu durum onu, Mısır’ı aracı koyarak ateşkes istemeye mecbur etti”. Hareket, işgal güçleri koruduğu sürece sükûneti koruma sözü verdi.

İsrail ordusu sözcüsü, Gazze Şeridi’ndeki Hamas hareketinin komutanı Yahya Sinvar’ın hedeften muaf olmadığını söyledi. İsrail ordusu adına konuşan Avichay Adraee, attığı bir tweetinde Sinvar’ın daha önce İsrail hapishanelerinde tutulmuş olmasına işaret ederek şu ifadelere yer verdi: ‘İsrail ile az tecrübe yaşamamış bir insan olarak Yahya Sinvar’. Adraee, Filistin yönetimini muhatap alarak sözlerine şöyle devam etti: “Bu ipin bir dizi ahmakça adımlar sebebiyle bir gün kopacağını bilmen gerekirdi. Durumlarını iyileştirmek yerine Gazze sakinlerini tehlikeye sokmayı ve onlara zarar eriştirmeyi tercih ettin. Krizi seçtin”. Adraee, sözlerini açık bir tehditle sürdürdü: “Önemli olan, teröre bulaşmış herhangi bir insanın kurtulamayacağını unutmamandır”.

ABD Başkanı Trump’ın Özel Ortadoğu Elçisi Jason Greenblatt, İsraillilerin hayatını yıkmaya çalıştığını söyleyerek Hamas hareketine saldırdı. Greenblatt, Twitter’da şunları yazdı: “İsrail, dur-durak bilmeden kuzey sınırlarında Suriyeli sığınmacılara yardım etmeye çabalarken Hamas, İsraillilerin hayatını yıkmaya çalışıyor. Genç bir İsrailli asker, Hamas’ın eliyle ölüme uğurlandı. Bu gencin ailesi için dua ediyoruz.”

Bu, Greenblatt’ın kendisini İsrail’in suçlarının üzerini örtmekle suçlayan Hamas’a yönelik ilk saldırısı değil.