Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Kadınların araç kullanması ve Suudi geleceği | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

Dünyadaki büyük medya organlarına bağlı gazetecilerin, Suudi Arabistan sokaklarında araçlarıyla sürüş yapan Suudi kadınları görmek için gelmeleri tuhaf değildir. Bu gelişmenin yakın ve uzak devletlerin dikkatini çekmesi de enteresan değildir. Suudi Arabistan’da meydana gelen gelişmeler, hem Suudi Arabistanlıları hem de dünyayı ilgilendirmektedir. Suudi Arabistan; Arap, İslami ve uluslararası konumundan dolayı önemli bir devlettir. Riyad’ın ekonomik, siyasi ve dini ağırlığı, ülkenin özellikle bu süreçte yaşadığı gelişmeleri takip etmeye sevk ediyor.

Suudi kadınlarla ilgili yeni gelişmeyi, krallığın yaklaşık iki yıldır yaşamakta olduğu tecrübelerden ayırmak mümkün değildir. Bana göre en önemli gelişme, toplumu özellikle de ezici çoğunluğu oluşturan genç nüfusu umutlandırmaktır. Umut olmaksızın zorlukları yenmek, politikaları tercüme edip sağlamlaştırmak mümkün değildir. Bu umut, gelecekte kullanmak için yavaş yavaş enerji stoklamak demektir.

Suudi Arabistan’ı tanıyanlar, bu umudun “Vizyon 2030”un ortaya attığı iddialı programların belkemiğini oluşturduğunu bilir. Bir devletin başına gelebilecek en kötü şey, gençlerin teslim olmaları ve bir şeylerin değişmesinin ya da ilerlemesinin mümkün olmadığını hissetmeleri veyahut da gelecek hakkında konuşmanın estetik işlemler ya da propaganda alanına girdiğini kabul etmeleridir.

Suudi Arabistan’ı tanıyanlar, Suudi gençlerin artık izleme ya da bekleme konumunda olmadıklarını ve yaşamın farklı yönlerine yansıması gereken kapsamlı reform ve modernleşme atölyesine tam olarak katıldıklarını bilir.

Bir halkın başına gelebilecek en tehlikeli şey, halkın umut kapılarının kapalı olduğunu ve güvenliğin, dosyaları olduğu gibi bırakmak gerektiğini, dosyaları açmanın ise bilinmeze götürdüğünü kabul etmesidir. Yine bir halkın başına gelebilecek en tehlikeli şey, halkın geleceğin geçmişten daha iyi olmayacağını düşünmesidir. Bu tür duygulara teslim olmak, devletleri emekliliğe, yaşlılığa ve çağın kaldırımı üzerinde oturmaya sevk eder.

Suudi Arabistan, Ortadoğu’nun geniş bölgesine yayılan ümitsizlik ve hayal kırıklığından farklı bir yönde yol almayı tercih etti. Suud yönetimi, gelecek savaşının şimdi başladığını, beklemenin en iyi seçenek olmadığını, dünyanın geleceğe doğru hızlı bir şekilde yöneldiğini ve bu yolculukta bir koltuk rezerve etmenin ne kadar zor olursa olsun kararlar ve iradeler gerektirdiğini fark etti. Yönetimin, geleceğin geleceğe ait olmak isteyenlere gönderdiği mesajlara dikkatlice kulak verdiği net bir şekilde anlaşıldı. Ayrıca yönetim, insanların beklentilerine, durumlarını iyileştirme ve ülkelerini sağlamlaştırma özlemine aynı ölçüde kulak verdi.

Son iki yılda Suud yönetimi, gelecek konusunu Suudi Arabistanlıların öncelikli kaygısı haline getirmeyi başardı. Gelecek; birey, eğitim, iş olanakları ve onurlu yaşam şartlarıyla ilgilidir. Gelecek, insanların kaderlerinin yalnızca petrol fiyatlarına dayanmadığı ekonomiyi inşa etmek ve aynı zamanda hiç görülmemiş bir şekilde peş peşe bilimsel ve teknolojik devrimlere şahit olan dünyadaki ilerleme atölyesine katılmak demektir. Bu büyüklükteki bir savaşın başarılı olması için yöntemlerin, zihniyetlerin ve adetlerin değişmesi gerekiyor.

Bu kapsamda Suudi Arabistan’ın ulusal dönüşüm programları ve “Vizyon 2030” süreci konusunda tartışmalar ortaya çıktı. Hedefleri gerçekleştirmek için farklı bir yöntemle düşünmek, çalışmak, yatırımcıları ve turistleri çekmek için de gerekli yasaları ve atmosferi sağlamak gerekiyor. Bu durumda metinleri değiştirmek yeterli değildir. Aksine yerleşen alışkanlıkları ve düşünceleri de değiştirmek gerekiyor. Yani tüm toplum, rehabilite edilmeli. Çünkü halkın karşılık vermesi, büyük planları gerçekleştirmenin ilk şartıdır.

Mesele, karşılıklı güvenle başlar. Yönetim, halka güvenir ve onların kaygılarına iyice kulak verir. Halk da çıkarları ve ülkenin geleceği konusunda yönetime güvenir. İşte bu karşılıklı güven kuralına göre iddialı programlar ortaya atıldı. Bu programlar, önceden yaklaşılması zor sorunlara bile karşı koymada tereddüt etmeyen yeni Suudi Arabistan’ın eşkâlini hızlı bir şekilde ortaya çıkarttı.

Vatandaşların bu sürece tüm enerjisiyle birlikte katılmadığı zaman böylesine büyük bir dönüşümün başarılı olması mümkün değildir. Bu geniş katılımı garantilemek için engelleri ortadan kaldırmak gerekiyor. Gelenek ve görenekler, Suudi vatandaşlarının aile ve toplum içerisinde kalkınmaları için doğal bir şekilde hareket etmeleri konusunda onların önüne sert bir sınır çekti. Suudi kadınların bireysel, ailevi ve ulusal geleceği inşa etmek, çalışmak ve üretmek konusunda rollerini tam olarak üstlenmek istediklerine yoğunlaşmak gerekiyordu. Bu çerçevede Kral Selman bin Abdülaziz’in kadınların araç kullanmalarına izin verme kararı, kadını güçlendirme programlarına yönelik atılmış bir adımdı. Kararın yayınlanması ve uygulanması arasındaki periyodik zaman, gerekli yasaları hazırlamak, açıklamak ve kararın güzel bir şekilde uygulanmasını garantilemek için yeterliydi.

Suudi Arabistan sokaklarında araçlarını kullanan kadınlara yönelik tepkileri, Suud yönetiminin başlattığı umuttan ayırmak mümkün değildir. Veliaht’ın iç ve dış dinamizmi, bu umudun pekişmesini sağladı. Suudi Arabistan, geleceğe doğru yönelmek konusunda kesin bir karar aldı. Bu da iddialı programları, dev projeleri ve cesur kararları açıklamaktadır. Çünkü ekonomik başarısızlığın ve savaşların etkisiyle ümitsizliğin kol gezdiği bir bölgede motorları geleceğe doğru çalıştırmak, Suudi Arabistan için yeni bir tecrübedir. Dünyanın krallıktaki gelişmelere eşlik etmesi ve gazetecilerin yeni Suudi Arabistan’ın eşkâlini takip etmek için gelmesi enteresan bir durum değildir. Son iki yıldaki bütün gelişmeler, enerji toplamak ve motorları Suudi Arabistan’ın geleceğini inşa etmek için çalıştırmanın bir parçasıdır. Hem bölgenin hem de dünyanın bu büyüklükte bir deneyimi gözlemlemesi oldukça normaldir.