Lütfen yeni siteyi Bekleyiniz: https://aawsat.com/turkish


Ortadoğu haber | Şarkul El-Avsat

Katar gibi sevmek | ŞARKUL AVSAT
Bir Sayfa Seçin

Tek bir taraftan yapılan açıklamaların dışında Katar ile olan anlaşmazlık hakkında artık hiçbir şey duymuyoruz. Sadece Doha yetkililerinin röportajları, açıklamaları ve görüşmeleri ortada… Düşmanları ise İran, Yemen, bölgesel ve küresel ilişkiler kapsamında başka meselelere yöneldiler. Bu da Mısır, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn ile olan anlaşmazlığını uluslararası kamuoyunu meşgul edecek canlı bir mesele haline getirmek isteyen Doha’yı kızdırdı. Fakat egemenlik hakkı, dünyanın her ülkesini dostlarını seçme ve pazarlarını açma konusunda özgür kılıyor. Suudi Arabistan’a ait süt ürünleri şirketi ‘Almarai’ ürünlerinin Doha’ya satılmasını yasakladı. Katar şirketlerinin hisselerinin BAE borsasında işlem görmesi de askıya alındı. Bahreyn hava sahasını Katar’a kapatması da söz konusu ülkeleri ilgilendiren bir konu. ABD, Küba’ya boykot uyguladı. Küba, Florida’ya bir taş atımı uzaklıkta. Aralarındaki mesafe 160 kilometreden daha az. Söz konusu boykot 50 küsur yıldır sürüyor. Bu ülkeler, koşullar farklı olsa da Katar’a ABD’nin Küba’ya yaptığı gibi davrandıklarında neden sorun oldu? Çünkü Katar, yoksul olan Küba’nın aksine Hindistan nüfusunu rahatlıkla besleyebilecek dev bir gelire sahip.

Medyanın ilgisini artırmak için Katar, ülkesinin işgal edilmesi, Emir’in değiştirilmesi ve yerine alternatif birinin getirilmesi niyeti olduğuna dair hikâyeyi defalarca tekrarladı. Suçlamalar, Katar heyetinin ziyaret ettiği, destek ve dayanak verdiği tüm ülkeleri memnun etti. İranlı yetkililer tarafından yapılan resmi bir açıklamada Katar’ın yakın zamanda kendilerinin işgal edilmesine engel olduğunu iddia etti! Katarlılar aynı hikâyeyi gidip Türkiye’ye de anlattı. Türkler, Doha’nın işgal edilmesine engel olacaklarını açıkladılar. Katar Savunma Bakanı Washington’da ABD olmasaydı Suudi Arabistan ve BAE güçlerinin ülkesine gireceğini söyledi. “Amerikalılar, Katar’a karşı askeri hazırlıklar yapıldığını işittiklerini söylediler” dedi. Elbette bu konudaki ilk açıklamanın Saygıdeğer Kuveyt Emiri’ne ait olduğunu unutmamak gerekir. Kendisi, geçen eylül ayının başında Washington’da yaptığı konuşmada “Askeri müdahaleyi durdurmayı başardık” demişti. Katarlıların krize dâhil etmek ve sözde kahramanlıklarını göstermek için ziyarette bulundukları her ülkeye göre uyarlanan fakat özünde aynı olan hikâyeyi anlattıkları açık. Ortada Katar’ı işgal etmeye yönelik ne bir niyet ne de bir girişim var. Doha yönetimine duyulan saygı veya edepten dolayı değil. Bu ülkeler işgal ve güç kullanarak değişim yapmanın taşıdığı tehlikeleri bilirler. Saddam, Kuveyt’i işgal edeli çok olmadı. Katar bölgedeki en büyük ABD üssüne sahip. Kim böyle tehlikeli bir maceraya girebilir ki? Katar her meseleyi büyütmeyi alışkanlık haline getirdi.
20 yıl boyunca Katar’ı herhangi bir iç ve dış tehdide karşı destekleyen ülkelere yönelik yürütülen düşmanlığın ve çabaların sonuçlarından korkan Katarlı yetkililerin rahatsız etmek için söylentiler yayıyor olması olasıdır. Bu Suudi Arabistan ve BAE’nin Doha’yı disipline etmek için işgal etmeyi düşündüğünü göstermez. Onlar için boykot edilmesi kâfidir. Ona sırt çevirip yaşamlarına onsuz da devam ederler. Doha’daki yetkililer, dikkat çekmeye çalışan çocuklar gibi boykota ve görmezden gelinmeye katlanamıyor. Fakat buna alışmak zorundalar.

Son olarak, parasını boşa harcayan, büyük güçleri uzlaştırmak üzere araya girmeleri için ikna etmeye çalışan Katar yönetimine ‘zorla güzellik olmayacağını’ anlaması gerektiğini söyleyebiliriz.